şükela:  tümü | bugün
  • internete zaten mahallenin sütçüsü koyuyor makaleleri.
  • palmiye ağacı, ağaç türlerinden en çok kullanım alanı olan ve en değerli ağaçlardan biridir. gerek yetiştirilmesi ve bakımı olarak zor olan ve bir o kadar da iklimsel nedenlerden dolayı dar alanlarda yetiştirilen palmiye ağaçları bir o kadar da ender ve değerli ağaçlardır. palmiye ağaçları 4000 i aşkın ve 220 çeşit kadar ağaç türleri vardır. zengin çeşitlerinden dolayı palmiye ağaçların bir o kadar da kullanım alanı vardır. palmiye ağaçlarının diğer ağaçlardan ayıran bir diğer husus ise ağacın yapısal olarak diğer ağaç türlerine benzememesidir. palmiye ağaçları gövde ve yapraklardan ibarettir. hiçbir yerinde dal yoktur. bir gövde üzerinde yapraklarla örtülü bir ağaçtır. bundan dolayı çoğu ülkelerde sadece süs ağacı olarak yetiştirilmektedir. ve ekonomiye olan katkısı ise hiç tartışılmaz derecede, yetiştirilen ülkelerde önemli bir paya sahiptir. palmiye ağaçları, boy olarak ise 30 metreye kadar yükselmektedir. uzunca bir gövde etrafı yapraklarla çevrili bir ağaçtır. palmiye ağaçlarının dünya genelinde öneminin bir diğer örneği ise haiti ve guam ülkelerinin bayraklarında simge olarak yer edinmiş ve güney karolina ve florida gibi amerika eyaletlerinde de bayrakların ana simgesi olmuştur. bunların yanında tarihsel değerinin ölçütü olarakta mısır'daki pramitlerde palmiye başlıklı sütunlar mevcuttur.

    palmiye ağacının yetişrildiği bölgeler ve yetiştirilmesi için gerekli iklim yapısı;

    palmiye ağaçları, genel olarak akdeniz iklimi ve tripokal bölgelerde yetiştirilmektedir. palmiye ağaçlarının yetiştirildiği bölgeleri kısaca sıralayacak olursak; yaygın olarak asya kıtası'nda; çinde ve az da olsa türkiye de, afrika bölgesi ve özellikle kuzey afrika ülkeleri olan; mısır fas cezayir gibi ülkelerde geçim kaynağı olarak hurma pamilyesi yetiştirilmektedir. ve son olarakta büyük okyanus adaları olan tahiti, fiji ve guam adalarında yaygın olarak yetiştirilmektedir.
  • internette her yazılanın doğru olduğuna inanan beynin beyanı. tabii ki her akademisyen de doğruyu söylemiyordur ama en azından uzmanlaştığı alanda eğitim alıp kendini geliştiriyor, araştırıyor falan. hani hiçbir arama motorunun süzmeden sunduğu bilgileri o birazcık ayıklayıp önünüze seriyor. sataşmayın akademisyenlere!
  • internette her şey olabilir ama senin neye ihtiyacın olduğunu akademisyen bilir.

    edit: şuna bile mesajla küfür yazan çomarlar mevcut.. r.i.p ekşi.
  • robot çağında robotlarla yetinmeyip çocuk dünyaya getiren ebeveynlerin yetiştirip saldığı birine saçma gelen..
  • internette bebek büyütme uygulaması da var; böyle bir bebek seçiyorsun önce, sonra her gün besliyorsun, günler sonra bir bakmışsın büyümüş filan, yaklaşık altı ayda yetmiş yaşına kadar getirebiliyorsun, sonra da uygulamadan sıkılıp çöpe atıyorsun. en güzel yanı da beslediğin bebek ne kadar büyüse de bir yerlere bir şeyler yazıp saçmalamıyor. işte internette varken böyle bir uygulama ne diye doğurursun böylelerini ey ebeveyn?
  • (bkz: akademisyenliği öğretmenliğin üniversite versiyonu sanmak)
    (bkz: araştırma yapıp makale yayınlayan arama motoru)
  • zaten bilim bittiğinden artık yeni birşey de yazılamayacağından akademisyenlere ihtiyacın olmadığına dair müthiş tespit. arkadaşın adil kullanım kotasını düşürün lütfen.
  • bu başlığı açan ve destekleyenler bilgiyi üreten kesimin ağırlıklı olarak akademisyenler olduğunu, su an su yazıları yazmalarına vesile olan apple gibi en baba şirketlerin dahi harvard profesörlerinin danışmanlığı sayesinde bu noktalara geldiğini bilmiyorlar sanırım. sanayi devriminin bile arkasında rönesans aydınlanması ve o dönem ortaya konan eserler var yahu. o vakit kimse resim yapmasın şiir yazmasın film çekmesin artık. ne de olsa internet bunlarla dolu. o denli saçma bir iddia. hani serdar ortaç'in hepi topu 7 nota var, daha kaç tane beste yapılabilir ki demesi gibi. ama bu lafı serdar ortaç değil de dandik dundik birkaç sözlük yazarı savunduğu için fazla üstlerine gitmiyoruz. şimdilik bu kadarı yeterli.