şükela:  tümü | bugün
  • dünyanın en zevkli ve kolay işlerinden biri olsa gerek. tabii yıllarca bu işi yapanlar sıkılmıştır artık ama çocukluğu internet kafe'lerde geçenlerin içinde kalmış bir uktedir bu meslek.

    ortaokuldan beri internet kafe'lere takılırım.* internet kafe sahibinin deri koltuğunun insanı cezbeden bi karizması, ağırlığı vardı gözümde. hele ki yönetici bilgisayarı! silme program dolu masaüstü, akınsoft'lar, tinasoft easycafe'ler hayallerimi süslerdi. bir gün net kafe iktidarını devirip, playlist'i kendi zevkime göre düzenleme planım vardı. evdeki bilgisayarlara akınsoft kurup kardeşlerimin bilgisayarlarını kontrol ettim bu aşkla.

    insanın hayallerinin ne zaman gerçek olacağı belli olmuyor. hiç beklenmeyen bir anda, bu hayalime yarım saatliğine de olsa ulaştım. yazıcıdan çıkartacağım sayfaları seçmemi bekleyemeyen kafe'ci ufak bi işini bahane ederek çıktı gitti ve koltuğunu da bana devretti. o gün 23 nisan da değildi halbüsü. önceleri bocaladım. tükana girip boş masa isteyenlere aynı boşlukta gözlerle bakıp "biz ne bilelim abi, görmedik ki biz sizi" dedim. onlarsa bana "sen yetkili bi abiye benziyon" bakışlarıyla bakmaya devam ediyorlardı. kimisi benim "ne işim var lan burada adamı tunç" tavırlarıma rağmen boş masalara geçti. birkaç dakikadan sonra çekingenliğimi attım. o deri koltuğa biiir güzel yaslandım. gelen müşterileri boş masalara yönlendirdim, hesap açıp kapadım, adisyon aldım.
    sonra adam geldi, bendeki bu profesyonel tavırlar onun da dikkatini çekmişe benziyordu. ne yazık ki, part-time iş teklif etmedi. açaydı kollarını, cv'ni bırak diyeydi. onun yerine "10 sayfa çıktı 2,5 lira yapıyo" dedi. gerçek hayatla yüzleştim böylece.

    zaman zaman "abisi, o bilgisayar arızalı, seni masa 5'e alalım!" nidalarım gelir aklıma, gülümserim. ne de çabuk benimsemiştim işi...

    (bkz: herkes bir gün 15 dakikalığına net kafe'ci olacak)
  • çevremdeki internet kafelerden ve internet kafecilerden gördüğüm kadarıyla bir sinir harbidir, zira bir anaokulu öğretmeninden daha fazla ipini koparmış çocukla uğraşmak zorundasınızdır.
  • - iyi günler
    - iyi günler
    - 13 numarayı ayırın birazdan geleceğim
    - ...
  • bir dönem bilgisayar teknolojileri öğretmenliği yapmaktan farkı olmayan eylemdir. saat başı ücretlendirme tarifeli özel bir üniversiteyi andırmaktaydı. mekan sahibinin rektör ve mekanı işleten personelin öğretim görevlisi gibi çalıştığı bir kurumdu. ama günümüzde sınıf atlayıp her eve girince yerini eşe dosta, çoluk çocuğa bırakmıştır.

    - bakar mısınız.
    - j tuşunu bulamıyorum nerede acaba?
    - hönk nasıl yani?
    - bildiğin j harfi bulamıyorum.
    - a dan sağa dön h'nin sağında k'nın solunda kalıyor.
    - teşekkür ederim buldum.
  • + beyler dust kuruyorum
    - arkadaşlar biraz daha sessiz.

    yukarıdaki hikayede - olmaktır.
  • hayallerimdeki meslek tanımı olan vasat eylem. headshotların havada uçuştuğu, metin taşlarının amansızca kırıldığı, en zevkli otuzbirin çekildiği sıcacık, samimi ortamlardır internet cafeler. özlüyor insan iyiyi, güzeli...
  • oyun odaklı olarak yapılırsa eskisi gibi para kazandıracak olan ticari girişim.

    bilhassa gençler arasında grup halinde oynanan online ve interaktif oyunlar çok yaygın ve giderek daha da yaygınlaşıyor.

    eğer bu gelişmiş oyunları kaldıracak düzeyde pc, özel koltuklar, ses sistemi falan temin ederseniz ciddi meblağlar kazanabilirsiniz bu işten.

    tabii bir de yiyecek, içecek konseptini iyi ayarlamanız gerekir.