şükela:  tümü | bugün
  • beklenirken tam tersine artması. bu konu hakkındaki görüşlerinizi merak ediyorum.
  • bir önerme fakat cahillik tercihtir, kader değildir.
  • ya da internet yayıldıkça daha fazla kitle açığa çıktı ve cahilliğin ne boyutlarda olduğu mu görüldü?
  • cahillik baki, teknoloji bile azaltamadı şu mereti. değişen hiç bir şey yok. yalana inanma, yalan söyleme ortadoğunun genlerine işlemiş, teknoloji napsın.
  • internet yaygınlaştıkça yalanların ve cahilliğin yayılma hızını arttırmıştır.
  • interneti daha çok çift el ile kullanmaya başladığımızda mümkün olabilecek önerme.
  • yanlıştır bir önermedir ve bu yanlışlık "enformasyon" ile "bilgi" arasındaki farktan kaynaklanır.

    internetteki malumat, bunları yorumlayıp anlamlandıracak bir altyapı olmadığı sürece sadece kafa karıştırır. hatta, aşırı enformasyon girişi nedeniyle genellikle yanlış sonuçlara gitmemize yol açar.

    bunu, alfabeyi bilmeyen birisinin önüne 1 tane alfabeyi öğreten kitap yerine, alfabeyi öğretmeyen 1000 tane roman koymaya benzetebiliriz. internetteki güncel olaylarla ilgili yorumlara bakacaksak, önce temel bir tarih ve sosyoloji bilmeliyiz. eğer, mesela internette şiir okuyacaksak, önce gidip bir şiir kitabı alıp okumakta fayda var.

    bu biraz ters bir düşünce gibi gelebilir, ama doğrudur. örneğin, internette bir sürü sahte can yücel şiiri var. sahte olduğunu biliyorum, çünkü öncesinde can yücel şiirlerini okudum ve hepsini ezbere bilmesem de en azından üslubunu biliyorum. halbuki internetteki sahte bir şiiri google'a yazsanız en az 1 milyon sayfada "can yücel" şiiri diye çıkıyor. bunun sahte olduğunu internete bakarak ispat etmeye imkan yok.

    benzer bir durumu, herhangi bir araştırma yapmak isteyenler de her gün yaşıyor. yapmak istediğiniz araştırmayı google'a yazdığınızda belki milyonlarca link çıkıyor. birincisi, bu linklere tek tek girip hangisi doğru hangisi yanlış bilgi veriyor diye anlamaya imkan yok. ikincisi, birisinin söylediğini diğeri yanlışlıyor. üçüncüsü, genellikle bu bilgilerde herhangi güvenilir bir kaynağa atıf olmadığından, doğrulama imkanı olmuyor.

    dolayısı ile, kitaplarda vs olduğunun aksine, internette hangi kaynağın güvenilir olduğunu, atıf yaparak söylediklerini ispatlayan çok az yer var. bu yüzden de çoğu kimse doğru mu yanlış mı demeden bir şeylere kapılıp gidiyor. hatta çoğu zaman, "madem 3 milyon kişi paylaşıp link vermiş, öyleyse doğrudur" inancı yerleşiyor.

    halbuki kitap okuduğunuzda karşınızda bir yazar vardır ve bu yazar bütün kariyeri ile birlikte bu yazdıkları için hesap verme mecburiyeti hisseder. ayrıca, yapılan eleştiri ve değerlendirmeler neticesinde kimin, mesela, tarih konusunda yetkin kiminse saçmaladığı az çok bilinir. ayrıca, kitaplara konan dipnotlardan da her zaman için yazarın söylediklerini sınama imkanı mevcuttur.

    ha, demiyorum ki internette böyle güvenilir yerler hiç yoktur, ya da olamaz. ama şu an için bu tür kaynaklar oldukça sınırlıdır.