şükela:  tümü | bugün
  • en buyuk zararı gelen kabarık telefon faturaları olsa gerek.en azından benim icin öyle.*
  • sırt agrısı derim baska bir sey demem.
  • serap hanım kızımız ve benzerleri için;
    (bkz: liseli serap ve bangbus ekibinin maceralari)
  • toplanan abidik gubidik bilgilerle muayene esnasında doktora ayar veren insanların oluşması.
  • aynı evde yaşayan sevgililer kendilerini farklı odalarda msn vasıtası ile haberleşirken bulabilirler, başta eğlenceli gelse hatta "slm asl pls ehi ehi" gibi espriler havada uçuşsa da gene de sinir bozucu bir durumdur, zarardır, yazıktır, yapmayındır..
    şöyle bir örnek vereyim :
    me : abi nabıyoruz biz allh internetin belasını versin
    ieika : neden?
    ieika : haa bağlantı yavaş di mi? şeyden olabilir yaa bıdı bıdı..
    me : yaa onu demiyorum ben, mal gibi yazışıyoz aynı evde..
    ieika : haaa..o zaman gelim de öpim ben seni?
    me : yok yaa boşver, sevgimi ben burdan şeyyapim (l) *
  • kimse demese de, tam olarak nasıl bir etkisi olduğunu çözemesem de, internet başındayken beynimin en ufak bir işlemi bile yapmaktan kaçınıp adeta duman altında bulanık bir ortamda kalmış gibi uyuşmuş, hipnoz olmuşçasına tembelleşmiş bir şekilde olmasından bildiğim bir şey. bunun dışında, internetin en popüler sitelerinin de (facebook vb.) zararlarının ayrı ayrı bilinmesinin de eklendiği ama zorunluluk olduğundan yanımdan eksik edemediğim, yanımda olunca da ayarını tutturamadığım bir şeydir internet benim için.

    --- spoiler ---

    fazla internet beyne zarar

    internette uzun süre vakit geçirmek beyin sağlığı açısından tehlikeler barındırıyor.

    istanbul - internette saatlerce vakit geçirdikten sonra ağır bir yükün altından kalkmış gibi mi hissediyorsunuz? günümüz nesli neredeyse günde 8 saatini internette gezinerek geçiriyor ve bunun sonucu yorgun bir beyin oluyor.

    internette geçirilen zaman sadece bir kullanıcı deneyimini barındırmıyor. örneğin internette alışveriş deneyimi de tekil bir şekilde gerçekleşmiyor. kullanıcılar çoğu zaman internetteyken önlerinde dört ayrı sekme açık halde email’ler arasında dolaşırken, tweet atarken ya da word’de yazı yazarken bir yandan da alışveriş yapıyor.

    çok işi bir arada yapmak yaratici düşünceyi öldürüyor
    forensicpsychology.net tarafından yapılan bir araştırmaya göre bu şekilde yapılan çoklu işler stres seviyesini artırıyor ve yaratıcı düşünmeyi azaltıyor.

    online ortamda aynı anda birçok iş yapmak beynimizi ve zihnî durumumuzu olumlu olarak etkilemiyor. ağır internet kullanıcılar depresyona girmeye 2.5 kat daha meyilli… üstüne üstlük internet bağımlılığının, beyindeki beyaz maddeyi yani hafıza ve duyulara ait yeteneklerin işlemesini sağlayan transmiterleri azaltması da beyin için hayli olumsuz bir durum.

    --- spoiler ---

    http://www.ntvmsnbc.com/id/25340225/
  • dünyanın dijital çağa geçmesinden önce yazılı medya ve edebiyatta söz söyleyebilmek, ciddiye alınabilmek ve devamında da sözel bir değer üretebilmek için dilde ve anlayışta bir yetkinlik gerekir, en azından kişinin meramını anlatacak derecede dil bilgisi ve mantık kurgusuna sahip olması beklenirdi.
    internet teknolojisi ile başlayıp sosyal medya ile yaygınlık kazanan her türden düşüncenin herkese ulaşması ile bu yetkinlik arayışı veya beklentisi tamamen ortadan kalktı ve tabiri caizse bir fikirler ve ön yargılar anarşisi doğdu. elbette her zaman olduğu gibi bütün insanları barış ve mutluluk içinde bir arada tutma ve yaşatmayı öneren sesler daha az dinlenir oldu ve adı üstünde populist görüşler kendine daha fazla hareket alanı bularak güç kazandı.
    bir kez daha uzlaşmacılar yerine çatışmacılar, birlikçiler yerine ayrılıkçılar özgürlükçüler yerine yasakçılar öne çıktı.
    internetin zararlarından biri budur.
    iyimser bakışla dünyadaki insanların içlerindeki tüm nefreti bir şekilde dışarı dökmelerinden de iyi bir sonuç doğabileceği, eninde sonunda tüm bu karmaşadan birlikte barış içinde yaşamanın en iyi çözüm olacağı sonucuna ulaşılabileceği öngörülebilir ancak bunun böyle olacağının bir garantisi yoktur.

    çözüm; dijital alanda nefret dili kullanımı üzerinde araştırma ve çalışmalar yaparak kamusal alanda yapılacak tartışmalardan sonra mümkün olan en geniş toplumsal uzlaşı ile özgürlükleri kıstlamadan nefret diline yaptırımlar getirecek yasal düzenlemeleri bir an evvel yapmaktır. aksi durumda tek bir cümleden ya da kelimeden doğan toplumsal çatışmalar yaşanabilir.