şükela:  tümü | bugün
  • büyük bir kitlenin ütopik ve korkutucu bulduğu, ilişkileri salt fiziksele indirgeyip sınırlandırdığı eylem. kendimi hiçbir zaman bu güruhun içinde bulamadım. ve duruma rasyonel baktığımızda donelerin aksini ispatladığı da ortada.

    interneti oluşturan bizleriz. biz ne isek, karşımızdaki de o. sosyal hayat ile hiçbir farkı yok durumun. tam tersine, karşıdakini kavramak isteyenler için sosyal hayattan elde edilemeyecek çok fazla imkana sahip. bir insan kendisini proje olarak, olduğundan tamamen farklı bir yapı halinde lanse etmiyorsa (ki bunu anlamak da gayet mümkün); birini tanımanın en mantıklı yolu hatta. çünkü tüm geçmişi, beğenileri, fikirleri, takip ettikleri, hayalleri, sıradanlığı, izledikleri, dinledikleri vs. yaptığı her şey, tüm ayak izi önümüzde serili.

    fiziksel tanışmanın, iletişimin tek avantajı karşındaki kişiyi kanlı canlı görebilmek, gözlemleyebilmek, belki çıkarım belki ön yargılarda bulunmak. iletişimin sanal ortam üzerinden sürdürülmesinden bahsetmiyorum, sanallıktan nefret ederim. insan ilişkilerine bu kapıyı kapatmaktan bahsediyorum. kadın ya da erkek, hayatında birilerini bekleyenler, çevresini genişletmek isteyenler buna sadece fiziksel yollardan ulaşabileceğini düşünmek ya da sadece buna şartlanmak hem sınırlandırıcı hem hayalcilik.

    işimizi, kıyafetimizi, eğitimimizi, kitabımızı, öğretimimizi, akla gelen her türlü ihtiyacımızı karşıladığımız ve bunu ortak bir çaba sonucu gerçekleştirdiğimiz platforma; sadece ilişkiler hususunda sınırlandırıcı yaklaşmayı anlamlandıramıyorum.

    risk faktörü gerçek hayatta ne ise o. birine telefonunuzu, fotoğrafınızı paylaştığınızda karşılacağınız riskler neler mesela? nasıl ihtimaller canlanıyor zihinlerinizde? ya da bu risklerle, fiziksel ilişkilerde karşılaşmayacağınızı garantileyen nedir? iş arkadaşınızın gizli gizli fotoğrafınızı çekip deep web'de paylaşmadığını nereden biliyorsunuz örneğin? ya da bu riskleri oluşturabileceğini düşündüğünüz kişilerin tutarlılıkları hakkında, bıraktıkları ayak izi aracılığıyla bir fikre sahip olamıyor musunuz? bu soruları hem anlamak, hem sesli düşünmek, hem de düşündürmek için yöneltiyorum.

    kullandığımız telefonlar, uygulamalar, programlar, bilgisayarlar her türlü bilgimize en ince ayrıntısına kadar sahipken, karşımızdakine direk diken üstünde yaklaşmak bana anlamsız geliyor. misal kargocu, yemek siparişi getiren kurye, internet alışverişi yaptığımız e-ticaret sorumlusu, ev adresimiz, telefon numaramız dahil her bilgiye sahipler. bu yaklaşımdan hareketle çok daha büyük tehditler değil mi? türkiye'de yaşayıp dünya turuna çıkanlara tehlikeli diye engel olmak gibi bir durum. erkek halimle reel hayatta 3 kere tacize uğradım. fiziksel ilişkilerin sağlığını varın siz düşünün.

    kişilerin anonimlik arzusu olabilir. bunu anlıyorum. gerçek hayattaki güçlü profillerinin aksine sanal ortamda tüm zayıflıklarını dile getirmek isteyebilirler. kendi adıma bunu tercih edenlerden değilim ve doğru bulmuyorum. düşündüğüm, söylediğim, davranışlarım, yaptığım her şeyin arkasında ben varım ve bütünüm. olumsuzlar da, olumlular da bana ait. bunları paylaşmayı ya da sadece tek yanımı gösterip kabul görmeyi de saçma buluyorum.

    edit:

    durumu sadece kadın erkek ilişkilerine indirgemediğimi belirtmek isterim.
  • gereksiz değildir o kadar da yobaz değilim fakat sonucu itibariyle gereksizdir.
    özetle bir gereksizlik hakimdir.
    hep dedim demeye de devam edeceğim.

    internette başlayan bir şey şanslı iseniz telefonda şanssızsanız tek bir sms mesajı ile biter.
    netekim bitecektir de.
    bana bitmedi evlendim ben diyen varsa gelsin kendisinden el alacağım.

    (bkz: el almak)
  • günümüzde gayet normal hale gelmiş bir eylemdir. gerçek hayatta yollarının kesişmeyeceği insanlar internet sayesinde bir şekilde tanışabiliyor.