şükela:  tümü | bugün
  • uefa resmi sitesine göre kayserispor'un 2006'da kazandığı kupa.
  • çok açık konuşuyorum; kim ki bu kupaya katılan takımla dalga geçer, keh keh siz de inter totoya gidin artık diye çemkirir, mal dır, dombilicidir. kim ki de bu kupaya sırf dalga geçerler deyu takımım katılmasın der, o da malın önde gidenidir(var böyle bir şey, bir dönem şikayet de etmişiz (bkz: #7486894)). türkiye de hiçbir kulüp takımı avrupa da bu kupaya katılmaktan imtina etmeyen valencia kadar isim yapmış değil. hiçbiri borussia dortmund da kadar isim yapmamıştır. hiçbiri newcastle united kadar da zengin değildir. yine hiçbiri olympique de marseille gibi şampiyonlar ligi şampiyonu da olmamıştır. hiçbiri juventus gibi 30 a yakın serie a şampiyonluğu da yaşamamıştır. ama bizim götü kalkık kulüp yöneticileri ve de götü kalkık kulüp taraftarları bu kupaya katılmayı zul olarak görür. bir diğer takımın katılmasını alay konusu olarak görür. aferin.
  • 2008 yılında ifşa edilip aramızdan sessiz sedasız ayrılacak olan organizasyon. kimilerine göre çekilmez yaz işkencesi, kimilerine göre ligdeki güzel futbola teselli ikramiyesi, kimilerine göre büyük umutlar dev hayaller gibi çeşitli anlamlara gelen intertoto kupası düzenlendiği ilk yıldan beri büyük abisi uefa kupasına nice başarılı, devleri teker teker dize getiren takımlar sunmuştur ama yine de yaranamamıştır. 1995'te intertotodan arkasından bir kova suyla yola çıkan, hızını alamayıp taa uefa finaline ayak basan zidanelı, lizarazulu, dugarryli girondins de bordeaux mu dersiniz, 2003 ve 2004 te duble yapıp kupa tarihine adını altın harflerle yazdıran villarreal cf nin uefada yarı final kapılarına dayanması mı dersiniz, hayata anlam katan pek çok unsur içermiştir bu yaz aşkımız.

    türk halkı ile de bir türlü arasındaki buzları eritememiştir intertoto kupası. aslında her şey çok hızlı başlamıştı 95 yazında. temsilcimiz musisili baliçli efsanevi bursaspor o zamanki statüyle oynadığı grubu lider bitirdikten sonra yunan ofi yi denize dökmüş, finalde alman karlsruher e penaltılarla boyun eğmiştir. o sene bu kupaya katılan takım sayısının 60, kazanan takım sayısının 3 olduğu düşünüldüğünde bursaspora yurdum kahvelerinden yükselen helal olsun nidalarının yersiz olmadığı anlaşılacaktır. bu gazla bir sonraki yıl katılan antalyaspor, kocaelispor ve gaziantepspor grup duvarını aşmayı başaramayıp yurda döndüler. ancak takvimler 1997yi gösterdiğinde cem uzanlı istanbulspor grubunu lider tamamladıktan sonra olympique lyonnaisu* istanbulda 2-1 mağlup edecek ancak deplasmanda 2-0 yenilmekten kurtulamayacak , bunun hesabı 6 yıl sonra denizlispordan sorulacaktır. bu aynı zamanda grup statüsünün uygulandığı son yıl olma özelliği taşıyordu. aynı yıl samsunsporun gruptan çıkamadığını da ekleyelim.

    bunun üzerine ordusunu toplayan samsunspor uefa parolasıyla çıktığı yolda kendisini durdurmak isteyen danimarkalı lyngby, ingiliz crystal palace gibi takımları bozguna uğratıyor ancak yine bir alman werder bremen işleri bozuyordu. aynı yıl altayda değişmeyen hazin son, daha sonra kocaelisporun, trabzonsporun hedefe ulaşamamaları bu işlerin bizlere göre olmadığı gerçeğini ortaya koyuyordu. yazın ne yaparsan yap türk futbolcusu kendini vermiyordu bu işe. hangi türk takımının temmuz ayında sistemini kurmuş, kadrosu hazır olmasını bekleyebiliriz ki? yazı geçtim kışın bile iki başkan beş hoca 35 oyuncu değiş tokuş yapan kulüplerimiz, göçebe yaşam tarzını benimsemiş seyyah futbolcularımız , iyi bir transfer yapıp sezonu sağ salim geçirme telaşında neden sakatlanma riskine girsinlerdi? gazetenin "haber turu" sütununun son başlığında yer alacak "samsun doludizgin" tarzı haberler buna değer miydi? üstelik avrupaya yapılacak uçak masrafları başkanın gömleğinden bir düğme daha açtırırken.

    artık "intertoto" sadece büyük rakip takım taraftarlarının sohbet arasında birbirlerini kızdırmak için kullandıkları küçümseme ifade eden bir tabir şeklini almıştı. nasıl olsa artık zirvedeydik milenyumun ilk yıllarında. 2001 de denzilispor ve çaykur rizespor rakiplerine adeta turu hediye ettikten sonra üç yıl boyunca bir daha kimse bu turnuvada oynamaya yanaşmadı, bizler de yazları galatasarayın amatör rottenmanı 18-0 yendiği, fenerbahçenin lorantın köyünün takımıyla dalga geçtiği maçları izleyerek geçirdik sıcak günleri. 2005te ise belediyeden aldığı destekle içi umut dolan ankaraspor, slovakyanın dubnica takımına ankarada 0-4 yenilerek neye uğradığını şaşırıyordu. futbolcuları kampa yetişmemişti. olsundu.

    2006 olduğunda ise uefa turnuvaya cila çekti ve neredeyse her katılana bir kupa promosyonunu başlatarak şampiyon sayısını 11 e çıkardı. artık iki tur ötesi uefaydı, yani tünelin sonundaki ışık görünmüştü. kayserispordu temsilcimiz ve ikinci turda macar matav sopronu , finalde yunan larissa yı rahat şekilde eleyerek yıllardır süregelen intertoto serüvenimizde mutlu sona ulaşıyordu. uefada karşısına çıkan güçlü az alkmaarkarşısında şansı çok azdı ama turun kapısından döndü sarı kırmızılılar. bir sonraki sene gururumuz trabzonsporolacaktı ancak adı sanı duyulmamış, trabzon karşısında neredeyse bir hiç olarak nitelendirilen, 10 kere oynasa 9 unu kazananın karadeniz fırtınası olacağı söylenen rumen otelul galatihaddini aşıp trabzonspora turkcell super ligdebaşarılar diliyordu.

    uefa bu çin işkencesine bir son vermek için 2008den sonra intertotonun tarihe karışacağını açıkladı. ancak bu 2008 intertotoya belki de tarihimizin en güçlü kadrosuyla katılacağımız gerçeğini değiştirmiyor. gönüllerin şampiyonu sivasspor ikinci turdan itiabaren müdahil olacağı organizasyonda karadağ ligi 4. sü ofk grbaljile henüz belli olmayan bosna hersek ligi üçüncüsünün gülen tarafıyla karşı karşıya gelecek ve final turunda portekizin büyük sayılabilecek takımlarından iki yanı dağ taş olan ilginç stadlı sporting braganın rakibi olmak için ter dökecek. braga belki güçlü bir takım ama deportivo la coruna, napoli, aston villa gibi takımların olduğu bir turda seribaşı olarak portekiz takımını seçmek bir şanstır ve gönüllerin şampiyonu sivasspor layık olduğu yer olan uefa kupasında oynayarak intertotoya mutlu bir şekilde el sallayan ekibimiz olacaktır.
  • saçma sapan bir organizasyon.
  • futbolda geri kalmi$ ulke takimlarinin, ornegin bu sezon icin valencia, deportivo, newcastle, dortmund, sigma (bu takimi bir yerden hatirliyorum ama nerden), wolfsburg, goteborg v.s katilmakta beis gormedikleri, turkiye gibi, dunya 3.olmu$, uefa ve super kupa sahibi takimlar cikaran geli$mi$ bir ulkenin burun kivirdigi, angarya gordugu, uefa' nin duzenledigi bir pre-uefa kupasi organizasyonu.
    bu turnuvayi atlatan 3 takim uefa kupasinda yoluna devam ediyor. devam ediyor da n'oluyor? sanki uefa kupasi kazanabiliyor zavallilar, hem kazansalar n'olcak. biz de zaten var o kupadan. yok avrupa kupasi mac kulturu ediniyorlarmi$, sezon oncesi ciddi hazirlik maclari statusune de girebilirmi$ falan filan. hepsi faso fiso. zavalli geri kalmi$ avrupa ulkeleri. siz oynayin bakalim sezon oncesi hazirlik donemlerinizde bir almanya, hollanda amator takimlariyla da orda gorelim boyunuzun olcusunu. atabiliyor musunuz onlara 5er 10ar... oynayabiliyor musunuz bir yayla cup finali. yok, neymi$ intertoto... spor-toto gibi bir $eyi de cagri$tirmiyor degil hani...
  • intertoto kupası 1961 yılında, yazın maç yapmayan kulüplere bir gelir sağlamak amacıyla başlatılmış. yani maksat spor-toto oynanmaya devam etsin. 1995 yılında uefa işe el atıyor ve kupayı yeniliyor ve bir uefa kupası oluyor.
    bu kupa ilk başladığı yıllarda çok rağbet görmüştü. ama sonraları şampiyonu belli olmayan bir turnuva olduğu için gözden düştü. hatta o zamanlar bizim spor-toto idaresi de türk takımlarının katılması ve türkiye'de de spor totonun 12 ay oynanması için girişimlerde bulunmuştu. ama isteğin fazla olması ve türkiye'nin genelde orta avrupa takımlarının katılımı ile oynanan ülkelere uzak olması nedeni ile türk takımları kabul edilmediler. aynen balkan kupasının giderek ölmesi gibi o da ölmeye doğru giderken efp'nin (european football pool) uefa
    ile anlaşması ile turnuvada giderek canlanmaya başladı. ilk yıllarda bazı
    ülkeler gene de turnuvaya ciddi olarak bakmıyorlardı. örneğin ingiltere.
    tottenham hotspur turnuvaya seribaşı olmalarına karşılık genç takımlarını yolladılar.
    ama bunun için de bundan sonraki ucl veya uefa kupasına katılmalarındaki ilk haklarını kullanmamaları cezasını aldılar. ingiliz takımları arasında aston villa dışında lige yeni çıkan takımların
    rağbet ettiği bir turnuva. turnuvaya ülkeler sıralamasında ilk 12 takımdan ikişer takım çağırılır. ingilizlerin bu turnuvayı beğenmemelerine karşılık (not: ingiltere federasyonu avrupa şampiyon kulüpler turnuvasının geleceğini hiç parlak görmediği için ilk yıl ismen davetli olan chelsea takımına ingiliz ligi fikstürünü bozmamak için izin vermemişlerdi ve bir polonya takımı chelsea yerine turnuvaya alınmıştı.) almanya ve fransa bu turnuvaya her yıl fazla istekte bulunurlar. turnuvaya katılmayan ülkelerin boşlukları da gene uefa ülkeler sıralamasının başından başlayarak doldurulur. bu durumda almanya ve fransa genelde üç takımla katılırlar. hatta geçen yıl fransa'dan paris sg, troyes, bastia ve rennes olmak üzere 4 takım katılmıştı.
  • yavaş yavaş üniversiteliler bilmez kupası olmaya başlamıştır. bu kupayı kazanan bir dönem avrupanın 3. dereceli kupasında oynardı. sonradan kupa galipleri kalktı uefa kupası kupa 2 oldu neyse.

    2006-2008 arası kupada 2 tur geçtin mi uefa avrupa ligi ön elemesine kalıyordun. bu kupadan uefa'ya katılmayı başarabilen tek takımımız kayserispor'dur.

    keşke hala devam etse.
  • mevsimin yaz oldugunu hissetiren guzel turnuvaydi. ben severdim.

    adi sani duyulmamis takimlar, futbolcular, uzak diyarlarin degisik takimlari oynardi. yaz aksami karpuz esliginde sifresiz kanalda gunesin batmadigi iskandinav ulkelerinde oynayan anadolu takimlarini izlerdik.

    fenerbahce'de katilacakti bu turnuvaya 2000 senesinde. mustafa denizli yeni gelmisti takimin basina. sezonu erken acmayalim diye gitmeyelim falan demisti. bu da boyle bir anidir.
  • sergenli, aykutlu, hamzalı, salenkolu, zdravkovlu istanbulsporun oynadığı kupa.
  • benim için sadece ercüment-mususi-baliç kupasıdır. eskiden futbol ne güzeldi ya..