şükela:  tümü | bugün soru sor
  • diğer insanlar üzerinde bırakılan izlenim, öngörü... "güzel intiba bırak ki sevilesin, rantın olsun" muabbeti öğütlenir.
  • bir kayıt türü.
  • akkusativ eki aldığında yine de "bağ" görünümü vermeyecek olan intibak veya intibah ile karıştırılmasından mıdır, yabancı kökenli kelimelere türkçe akkusativ eklerinin ne şekilde ekleneceğine ilişkin yaygın cehaletten midir bilinmez, sonuna aldığı -ı ekini, birçok kişinin, düpedüz -ı yerine, "-ğı" olarak eklemesi, hatta utanmasalar neredeyse hijyenik kadın bağı diyecekleri, bilenler ve doğrusunu kullanabilenlerce ise "ne bağı ne bağı?" sorusuna yol açması kaçınılmaz olan garabet potansiyeli, bilmeyenin elindeki tehlikeli silah.
  • kavacık 'ta yeni açılmış bir kebabçı. tam acarlar iş merkezi 'nin karşısı.
  • mevzu, cami, mevki gibi kelimeler gibi bu kelime de aslen arapçaya has ayın ünsüzüyle bittiği için ünlüyle başlayan ek aldığında araya kaynaşma harfi girmez, girmeyebilir en azından.
  • beşiktaş şubesine uğranmaması gereken kebapçı. bir dürüm aldım, yavan ve kuru. hiç bir lezzeti olmayan iğrenç bir şeydi. salata bölümündeki salatalar resmen ölmüş, sanki 1 haftalık gibiydiler. koşarak uzaklaşın.
  • kartal şubesinde 100 gr tombik döner ve ayrana -2 kişilik- 30 lira alan lokanta. ayrıca salata müessemizden diyerek salata da ikram etmeleri hoştu lakin o hesabın üstüne buzlu su ikram etselerdi ilk intibaları gözümde daha yüksek olacaktı.
  • bir insanın istemeden hayatını ve çevresini değiştirebilecek kadar etkiler.

    mesela at hırsızı kılıklı tipindeyseniz, saf olsanız bile kimse oynamaya kalkmaz. veya tam tersi, temiz yüzlüyseniz her ne kadar yetkin ve bilgili olsanız da kimsenin saygı duyası gelmez. tıpkı sesi ince olan erkeklerin ciddiye hiçbir zaman alınmaması gibi.

    intibalar kaderinizi oluşturur ve ne yazık ki ne bunu değiştirecek ne de getirdiği hayatı reddecek şansa sahipsinizdir.
  • kavacık şubesi için benim de iki çift lafım var. ben bu yere hayatımda vermediğim kadar kredi verdim, 4 kez bu kez servisi düzgün olur belki diyerek. zira gerçekten döneri, kebabı güzel, o da etinden olsa gerek. kazık bile olsa arada gidilir kontenjanından gitmeyi arzu ettiğim bir yerdi.
    gelgelelim bir yerin servisi bu kadar mı istikrarlı kötü olabilir?! ya yanlış sipariş getirilir, ya suratsız garsonlar yiyin de gidin gibi sipariş alır, ya 45 dakika 3 lahmacun için bekletilir, ya da hesap için beklersin gelmez, kasaya gidersin kasadaki adam bir türlü hesabı çıkaramaz. yani bir öğle yemeği yiyeceğim diye ancak bu kadar kastırılabilir. o yüzden son iki senedir -hiç- gitmiyorum, fobi oldu bende artık.
  • kartal şubesine bir daha gitmeyeceğime dair kendi kendime sözverdiğim dönerci,iskenderci.