şükela:  tümü | bugün
  • eşcinsellik yok...
    netflix bey ne yapıyorsunuz...
    bir yapımda türk karakteri başka millete benzetilmeden ve kötü gösterilmeden aktarılmış...
    uçağın kargosunda deve bekledim ama gösterilmedi.
    italyan bebe " türk ve polonyalı, ikisininde tarihte askeri zaferi yok" dedi ya la...
    *bilet parası yolla muhabbeti yabancılarda da varmış. ben sadece bize mahsus saniyordum, çok şaşırdım doğrusu.
  • temel fıkrası gibi dizi. bir türk, bir fransız, bir ingiliz, bir italyan ve bir rus bir gün uçağa binmişler diye başlıyor.

    bu arada (bkz: theodore bagwell) kılıklı italyana ayar oldum.
  • 2. sınıf dizi.

    hani şu abidik gubidik tv kanallarinda oynatilan filmler gibi.

    diziyi izlettiren tek etmen akışının iyi olması.
  • bana con air'ı hatırlattı. aslında çok güzel bir konuymuş ama mantık hataları ile yazık edilmiş. hataları görmezden gelirseniz akıp giden bir dizi.

    --- spoiler ---

    ayaz karakteriyle bir türk görmek, ölen yaşlı adamı gömmeden önce yıkaması, çocuğa olan merhameti, dizinin esas karakterlerinden biri olması falan derken merak ettirip sırf mehmet kurtuluş için izliyorsunuz.

    "bunlar nato'da da böyleler. sanki nato'nun sahibiymiş gibi davranıyorlar. oysa katılmalarına izin verdiğimiz için minnettar olmalılar." bu göndermelerden hiç hoşlanmadım. buradan ağız dolusu "hadi ordan götüm!" diyorum
    --- spoiler ---

    karantina günlerinde gideri var. acayip şekilde kendini izlettiriyor. 11 ülkeden insan neden? diye de sormadan edemiyor insan. ırkçılık feci.

    ulan dizi falan ama yine türk erkeğinin, rus kadını zaafını görüyoruz.

    neyse izlendi ve bitti işte. birlikte izlediğimiz ilk dizi olarak buraya bırakalım anımızı*
  • 2.sezonu bok gibi olacak, bekleyin ve görün ...
  • bu diziye 9/10 veriyorum bir gecede izledim ve rahatca diyebilirim ki izledigim en iyi dizilerden biriydi. bir puani da mantik hatalarindan dolayi kirdim.

    bu diziyi begenmeyen de gitsin survivor izlesin amk
  • sosyal dizayn içeren netflix dizisi.
    --- spoiler ---
    türk-rus-leh(polonyalı) doğu bloğu oldu.
    afrika kökenli müslüman, türk için 'gerçek müslüman bile değil' diyor.
    italyan polonyalı ve türke tarihte 'askeri başarısı olmayan 2 millet' diyor.
    --- spoiler ---
    netflix in pazar alanı ülkeler için çok uluslu karakterlerin olduğu benzer dizilerin ilki olacaktır. eurovision daki 12 puanı kim kime veriyor heyecanı gibi.

    la casa de papel de türk karakter beklerken bunda çıktı ve öyle tırışkadan yazılmış değil, harbi türk. hatta bi emirdağ havası aldım.
    gurbetçilerin tümü akpye oy veren, avrupa asalağı eblehlerden oluşmuyor. dizideki gibi feleğin çemberinden geçmiş, her yere girip çıkmış yine de vatanım diyen iş bitirici, marifetli tipler de var.

    batıların doğudan gelenlere (polonya, rusya, türkiye, vb.) nasıl tepeden baktıkları da belli oluyor.
  • --- spoiler ---

    binbasidan silahi araklamayi basaran karakter "recule ! recule lan!" diye bagirinca bir sasirmistim. sonra adamin turk oldugu ortaya cikti. *
    --- spoiler ---
  • dizide ulkemizi janti abimiz ayaz temsil etmektedir. janti abimiz haksizliga karsi koyar, cesurdur, ezilenlerin dostudur. iyi giyinir, 5 dil konusur, zor zamanlarda soguk kanlilikla karar alir. janti abimiz
  • her karakterin ülkesinin yakın tarihi ile ilgili bir role büründüğü dizi. tabi tüm bu rollerin bir polonyalı entelektüelin gözünden yazıldığını da belirtelim. dizideki belçikalıları bir yana bırakıp diğer öne çıkan karakterleri ele alırsak:

    - osman / arap: klasik uyuşuk arap olarak yansıtılmış. ayrıca uçağa benzin doldurması dünyaya sağladığı "petrol"e bir gönderme olarak değerlendirilebilir. dünya savaşında türkleri arkalarından vurmalarının bir gereği olarak dizide de ayaz'ı ispiyonlayarak derdest edilmesini sağladı.

    - terenzio / italyan binbaşı: klasik bir italyan askeri. üzerinde üniforma var ancak subaylıktan bihaber. ek olarak ırkçı, yabancı düşmanı ve mankafa. tam olarak dünya savaşlarındaki italyan profiliyle bire bir uyumlu. elinde ya yanlış kullandığı ya da kaptırıp durduğu devasa bir silah var. nato'nun kalbinde türk'ü harcıyor. ya da harcadığını sanıyor. ancak sonuç olarak kendinin harcandığı yola taşları dizmekten öteye geçemiyor.

    - zara / rus anne: anaç, fedakar ve aynı zaman sert rus kadınını canlandırıyor. rus kadınları çocuklarını ne pahasına olursa olsun korur, bizdeki imajının aksine ihanete uğramadığı veya kötü davranılmadığı sürece son derece sadıktır. aynı zamanda evladı için böbreğini verecek kadar da gözü karadır. türk erkeğine yine sanıldığının aksine bir zaafı olmasa da genel olarak maço, alfa ve güçlü karakterlere zaafı vardır. genel rus kadının daha başka boyutları da tabi ki var, ancak yazar burada sadece bu üç boyuta odaklanmayı seçmiş.

    - rik / belçikalı "güvenlikçi": milliyetinden ziyade klasik kaybeden/loser pozisyonunda. ancak bu sözü genç arkadaşların günümüzde kullandığı anlamda kullanmadığımı belirtmek isterim. bunun gibi insanların hayatında çoğu zaman başka bir seçenek olmuyor, imkansızlık, yokluk ve yükümlülüklerin altında ezilen bir karakter görünümünde. bu sebeple başta güçlü gördüğü italyan komutana yanlıyor ancak zamanla vicdanının sesini dinleyerek hiç sevmediği ayaz'la yakınlaşıyor.

    - jakub / polska teknisyen: klasik polonyalı. dürüst, çalışkan, dil bilmeyen, teknik işinin aksine başka bir şeye pek karışmayan bir profil. liderlik veya alfalık özelliği yok. işini yapıyor ve çekiliyor. durumuna göre kilit duruma göre silik olabiliyor. kaderi genelde ülkesinin de olduğu gibi büyükbaşların elinde.

    - ayaz / türk karakter: aldığı onca darbeye ve ihanete rağmen ayakta kalan güçlü ve survivor bir karakter. mükemmel mi yansıtılmış? hayır. ancak karşılaştırma yapmak için başka türk karakterlere bakarsak polonyalı yazara bir teşekkür borçluyuz sanırım. tam bir alfa, tuttuğunu koparan, "arap" ve "deve" denince tepki gösteren, nato karargahında italyanla kavga eden, bitti denirken "biz bitti demeden bitmez" diyen bir karakter ayaz. ama yanı zamanda karanlık tarafları da var. keraneci, kaçakçı ve kuvvetle muhtemel başka suçlara da bulaşmış, hapse girmiş görmüş geçirmiş birisi. işler sarpa sardığında kontrolü ele almakta çekinmiyor ve yine kendine uygun gördüğü (anaçi güzel, beyaz tenli vb) rus kadına yürümekten geri durmuyor.

    sonuç olarak, evrensel bir şu ülke iyidir bu ülke kötüdür görüşü yoktur. bu sebeple polonyalı bir yazarın kaleminden çıkan türk "ayaz" karakteri bu kadar sağlam ve iyi görünmekteyken italyan binbaşı ve ingiliz askerler itin götüne sokulmuştur. ve genel olarak yazarın deneyim ve yaşı itibarıyla askerlere karşı bir tutum olduğunu söylemek de yanlış olmaz.

    bunun yanı sıra karakterler de yazarın milliyetine göre farklılık gösterebilirdi. örneğin aynı kitabı bir yunan yazsa türk eleman tecavüzcü, bir ermeni yazsa katil, alman yazsa dönerci, ben yazsam bu sefer binbaşı türk olurdu.