şükela:  tümü | bugün
  • sanirim su anda hacettepe felsefede..
  • 1998'de bostonda yapılan 20.dünya felsefe kongresinde uluslararası felsefe kuruluşları federasyonu başkanlığına seçilen , en büyük rüyası olan 21.yüzyılın ilk felsefe kongresini türkiye istanbulda gerçekleştirme düşüncesini başaran, goethe madalyası dahil pek çok uluslararası ödül kazanan, aynı zamanda türkiye felsefe kurumu başkanı olan büyük ve saygıdeğer akademisyen, duayen...
  • sabrin siniri olmadiginin belgesi olan insan.
  • çıka çıka bir tane çıkıyor işte. nadir, tek ve eşşiz bir filozof o. öğrencisi olabilme şansını yakalayamadığım için üzgünüm. gençlere taş çıkartan bir yaradılış. daha nice yıllar aramızda olması dileğiyle..
  • sınavlarında ısrarla immanuel kant hakkında soru soran eğlenceli ve zeki öğretmen.
  • bilge karasu tanıştırdığında, aşık olmuştum -1987- ve bilge hocanın yanına gittiğim her kezinde uzunca bir süreyi odasında geçirirdim. artık çok yaşlandı. hiç bir zaman aynı yerlerden bakmadığımız halde saygısını benden- benim ona olandan daha çoğunu gösterek, ben genç (çocuk!) âsiye- esirgemeden dinlerdi. şimdi onu, (bkz: "filozoflukları kendinden menkul zibidiler")'e bırakmadan kant ve hume çevirilerini tamamlatmış olması her zaman savunma sebebim.
  • kitap çaldığına asla inanmadığım, hele hele kendisi gibi olmayana asla not vermemezlik etmeyen (ama o kişi kendi goruslerini bilgisel olarak temellendiremiyorsa baskadır durum, cunku felsefe cogu insanın sandığı gibi kişinin kendi kafasındakileri kusması değildir), türkiyedeki akademik camiaya yüze yakın ulusal ve uluslararası yayınıyla örnek oluşturan, kitapları tekrar tekrar okunabilen(yapıtlarına ne sextus empiricus'un merdiveni muamelesi yapılabilir ne de bunlar hume'un ateşine atılabilir), bir filozof olmasının yanısıra sanatçı duyarlılığına da sahip olan tanıdığım en şahsiyetli insanlardandır.
  • 1996 çocuklar için felsefe yarışmasına jürilik yapmıştır. birinciliği kazanan çocuğun konusu: "dilimin sınırları dünyamın sınırları demektir" (bkz: ludwig wittgenstein) idi. çocuğun anlattığı ise thor adlı çizgi romandan bir diyalogtu. bu diyaloğun sonunda tanrılar tanrısı, thor'a: "tanrıların da bilemeyeceği şeyler vardır" diyordu. tanrıların aralarında geçen konuşmanın da dille lisanla bir ilgisi yoktu. thor'un herhangi bir macerasındaki diyalogdu. yarışma sonunda çocuk bu kompozisyonu sesli olarak okuduğunda jüri üyelerinin yüzüne yayılan o sıcak gülümsemeleri görmeliydiniz. neye, niye, nasıl diye sormamalıydınız.

    böyle de şahane bir insandı. hayır tamam beni birinci yapma ama öyle bir birinci seç ki ben de onun gibi olmaya çalışayım ileride büyük adam olayım di mi? ondan sonra sen o nesilden hayır bekle, gidip marksist diyalektik okumasını, kant'ı, hegel'i özümsemesini bekle.

    bu onun için küçük benim için ise büyük bir adımdı. unutmadan yazayım şu adreste (bkz: http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=2813) biyografisi de vardır.
  • koridorlarda etrafında bir hale ile dolaşırdı kendisi. derslerine yetişemedim, üzüldüm.