şükela:  tümü | bugün
  • allah belasını versin bu sözlüğün. kutsal bilgi kaynağının kökü kurudu biliyoruz da artık o kökten zehir çıkmaya başlamış. şu başlıkta 5 sayfa entry var, 10 entry yi geçmiyor bilgi içeren yazılar. telefona bok atanlar, telefon satanlar.. ne olacak bu durum, kimse görmüyor mu, bu kadar mı körleşti yönetim. bilgi yok kardeşim, azıcık bilgi kırıntısı içerse susacağım. söyleyecek başka sözüm yok, çaresiz olan biteni izleyeceğim, nasıl bu ülkede çaresizlik içinde olanları izliyorsam sözlükte de durum aynı.
    not: normalde bu başlığa yazmamam gerekiyor ama yapacak başka birşey kalmadı. birilerine ulaşırsa hemen silerim. başkaları nasıl olsa silmeyecek, sklemeyecek..
  • içinden kulaklık kutusu çıkmayan telefon.kartona sarmış tim reyiz.bari gazeteye sarıp vereydiniz amın düdükleri.fakirlediler iyice zaar.
  • iphone 7 ve plus modellerinde home tuşu olarak mekanik bir buton olmadığı için kapalı iken basılması imkansız olan telefondur. parmak izi okuyucunun altında basınca duyarlı bir sensör bulunur ve siz tuşa basıyor gibi bastırınca titreşim devreye girerek tuşa basma hissi uyandırır. aynısı 2015 başı ve sonrası macbook pro modellerinin trackpad mekanizmasında da mevcuttur.

    (bkz: taptic engine)
  • vodafone demin mesaj atmış "yılın o vakti geldi, akıl almaz fiyatlarla iphone 7 plus mağazalarımızda" diye. hakkaten akıl almaz lan 4000 lira telefona vermek için ya gerizekalı olmak, ya da hayatta bir tane bile hobin olmaması gerekiyor.

    amk telefonun ederi amerika'da 2500 lira civarı. ki bir de tl alım gücünü düşününce, türkiye'de vestel marka telefonu 800 liraya almak gibi bir şey amerikalıya iphone 7 plus almak. telefon gerçekten çok güzel ama neresinden bakarsan bak 4000 lira ya gerçekten akıl, mantık almıyor.

    en son benim evcilin bir arkadaşı eski telefonu öldüğünde iphone 6 almak yerine gitti aynı paraya evine full hd 3d projektör aldı artan parayla da mobilya falan aldı aşlkfaşlsdjk.

    aynı paraya avrupa tatili yap hayat deneyimin artsın. git 2 yıl spor yap damarlarını aç, kitap al, vespa al amk, enstrüman al bir yıllık ders parasını öde. anlamıyorum aq nasıl bir ülkede telefonları böyle akıl almaz, 20li yaşların başında başka yere akıllıca harcasan karakterini değiştirebileceğin paralara satabiliyorlar ama işte alan var ki sadece benim aklım almıyor demek bu işi.
  • öncelikle, herkes şarjla alakalı bir şeyler yazmış bende kendi kullanım deneyimimi yazarak konuya giriş yapayım: şubat ayından beri kullandığım, son ios güncellemesinden önce yoğun kullanımda şarjının 1,5 gün, sonrasında ise 1 gün gittiğini gözlemlediğim telefondur.

    ve şu meşhur ios-android kıyaslaması hakkında da belirtmem gerekir ki; daha önce bir çok markanın telefonunu kullanmış biri olarak artık android ile ios arasında öyle eskisi kadar bariz bir farkın olmadığını söyleyebilirim. evet ios hala android'in önünde ama son çıkan androidler de gayet iyi ve stabil bir kullanım deneyimi sunmaya başladılar. bunu söylüyorum ki buraları okuyanlar biraz sonra söyleyeceklerim yüzünden benim umutsuz bir apple fanboyu olmadığımı görsünler.

    peki ios ile android arasında artık öyle aman aman bir fark olmadığını söyleyen biri niye gidip apple alsın?

    işte şimdi geldik asıl meseleye...

    daha önce sony ve samsung telefon kullanmış biri olarak şunu çok net söylebilirim ki onların sunduğu teknik destek kalitesi ile apple'ın sunduğu teknik desteğin kalitesi arasında dünyalar kadar fark var. apple, istanbul-amerika uçağında serin, serin esen klima eşliğinde elinde portakal suyu ile first class uçmaksa diğerleri kavurucu bir yaz gününde ter kokuları eşliğinde balık istifi şeklinde söğütlüçeşme-beylikdüzü arasında metrobüs yolculuğu yapmaktır!

    hadi zamanında samsung yine beni çok bekletmemişti, 20 gün içinde sorunumu çözmüştü (gerçi hiçbir zaman işi telefon satmak olan bir markanın, bütün iletişimin artık tek bir alete indirgendiği bir dünya da müşterisini, 2-3 günden fazla telefonsuz bırakmasını anlamıyorum ya neyse) ama sony beni resmen süründürdü dersem yeridir. beni yaklaşık olarak tam 6 ay telefonsuz bıraktılar. müşteri hizmetleri ile onlarca konuşma ve mailleşme sonrasında bünyem de oluşturdukları sinir katsayısı da cabası! 6 ay sonunda ücret iadesi aldığımda ise yüzümde oluşan mutluluk, sanki büyük bir haksızlığı verdiği hukuk mücadelesiyle önleyen avukatınkiyle aynıydı dersem yeridir.

    bu ülkede telefonu satmaya geldi mi, mangalda kül bırakmayanların sıra sattıkları ürüne teknik destek hizmetini vermeye geldiğinde bir anda ağzında sigarayla kerhane kapısında adres tarif eden adam moduna dönüşerek müşterisine "sen çok yanlış gelmişsin kardeş" muamelesi yapmalarından artık çok sıkılmış bir tüketici olarak, bu anlayışta olan firmaların artık bir an önce azalarak bitmesini istiyorum. tüketici kanunun etrafından dolaşa, dolaşa müşteriyi yıldırma politikası güden ve bu yolla müşterinin hakkı olduğu hizmeti ona vermekten imtina eden markaların bu vizyonsuz anlayışları yüzünden ben gidip iphone aldım. bugün iyi ki de almışım diyorum. mesela geçenlerde iphone 7 plus'ın üst kısmında bulunan kulaklık hoparlöründen aşırı derecede dinleyeni rahatsız eden miktarda patlak ve bozuk ses geliyordu, böyle olunca bende hemen internete girip randevu aldım şansıma hemen yarına boş randevu saati vardı. ertesi gün zorlu avm de ki apple center'a götürdüm telefonu. baktılar, kontrol ettiler sorunu anında tespit ettiler. yani kvk nın çokça yaptığı gibi "test edildi sorun gözükmedi yazılım yüklendi" uyanıklığını yapmadılar. bir iki saat içinde telefonun ekranı da dahil olmak üzere üst kısmındaki hoparlörü de değiştirip teslim ettiler. aynı sorunu bir daha yapması durumunda ise telefonu yenisiyle değiştireceklerini de söylemeyi ihmal etmediler. bundan önce bir ton bahane öne sürülerek müşteriyi başından atmaya çalışan firmalarla çokça haşır neşir olmuş biri olarak bu işlerin bu kadar kolay halledebilirliği karşısında ufaktan dumur olmadım değil. madem bu iş böyle yapılabiliyor diğerleri neden bizi süründüyorlar? apple pahalı ama samsung artık çok mu ucuz? lg bile 3500 tl den telefon satıyor bugün ama aynı oranda teknik destek verebiliyor mu? hayır. sonuç olarak ne, arızaya rastlanmadı sadece yazılım yüklendi uyanıklığı, ne de kaç gün süreceği belli olmayan belirsiz tamir süresi saçmalıkları gibi şeylerin hiçbirini yaşamadan çıktım paşa paşa evime geldim.

    ezcümle diğerlerinin sunduğu (daha doğrusu sunamadığı) dandik teknik servis hizmetinden çok çeken bir tüketici olarak en sonunda gidip iphone aldım ve kafam rahat etti. hayır sırf bunların veremedikleri teknik destek hizmeti yüzünden apple her geçen gün biraz daha fazla müşteri kazanıyor. daha farkında değiller ama kendi markalarının ürettiği ürünlere sahip çıkmayarak apple'ı zirveye çıkarıyorlar. yakında sinek avlamaya başladıklarında bunu daha iyi anlarlar.
  • kamera sistemi apple tarafından 300 küsür milyon dolar verilerek alınmış prime sense teknolojisini barındırır. bu moda portrait moduna geçerek ulaşabilirsiniz.

    peki ne yapar bu teknoloji. derinlik sensörleri ve kızılötesi sistem ile insan figürünün derinliğini çıkarır ve bunu arka plandan ayrıştırır. 20 küsür senedir gelişimi devam eden imaj prosesing teknikleri ile bu dataları ve pek tabi rgb datalarını birleştirerek size yüksek netlik derinliği algısı oluşturan portre fotoğrafları yaratır.

    sadece bu efekti naturel vermek için oluşturulmuş bir yatırım ve ar-ge katkısı var. tabii aynı teknolojiyi bir ileri telefonlarda apple'ın tümleşik ar uygulamaları için kullanacağını tahmin etmek zor olmasa gerek.

    bir not: optik biliminde ve gelişmiş kamera lensleri ile bu efekt zaten naturel olarak verilebilmektedir. önemli olan melis'in "beni net çek ama arkası buğulu olsun" isteğini 7 mm bir kalınlığa sığdırabilmektir.
  • semt semt dolaşıp sonunda esenler'de şansına aldığım telefon. şanzelize cafe'de yere düşürdüğümde duyduğum ses sonucu umarım dj dıss atıyordur ve bu onun sesidir diye dua etmeme sebep olmuştur.
  • girilen entry sayısından anladığımız üzere, 4 milyarlık fiyatından sebeple, ilgi görmeyen telefon.

    arkadaşlar, gelin itiraf edelim, bi telefon 4 milyar etmez aq. edemez.