şükela:  tümü | bugün
  • iphone amerika'da 6885 liraya, ülkemizde ise 11.999 liraya satılıyor! gerçekten çok fantastik bir durum. kaynak twit

    kişi başına düşen milli geliri ülkemizden 7 kat fazla olan insanlar bu ürünü bizden 5 bin lira ucuza alıyor !

    yahu nasıl acımasız bir vergi politikamız var bizim. apple kazanmıyor o kadar.
  • o konuda ben de hükümetimize çok kızgınım.
  • birde araba fiyatlarına bak türkiye satış fiyatına abd de 3 tane range rover alıyorsun :)

    edit: 2020 model range rover sport abd fiyatı $80,277. (548.536 tl) link
    türkiye satış fiyatı 1.845.000 tl. link

    aynı araçtan abd de 3 tane alıyorsunuz cebinize de 200 bin tl para kalıyor :)

    abd de asgari ücretle çalışan birisi 3 senede maaşıyla range rover alabiliyor.
    türkiye de asgari ücretle çalışan birisi 70 senede bile bu arabayı alamıyor!
  • sen bir de buna bak.
    oturur ağlarsın
    el oğlu nelere biniyor...

    ağlama garantili görsel

    bu arada bu aracın türkiye’deki yıllık mtv (motorlu taşıtlar vergisi) vergisi 25.000 tl civarı?:)))
    ağlamaya devam?

    edit:ekleme
  • vergi nedir?
    nasıl alınır?
    daha çok nasıl alınır?
    çaktırarak nasıl alını?
    çaktırmadan nasıl alınır?
    verginin vergisi nasıl alınır?
    vergi seve seve nasıl alınır?
  • z jenerasyonunun çözeceğini umut ettiğim sıkıntıdır. ekmek fiyatı değil elektronik fiyatı önemli olacak artık.
  • aşağıdaki hesaplamanın farkında olmayan insanın beyanı

    türkiye'deki iphone maliyeti=(üretici satış fiyatı+satıcı karı)x1.10x1.50x1.18

    amerika'daki iphone maliyeti(üretici satış fiyatı+satıcı karı)xkdv(eyalete göre değişmekle bazılarında yoktur)

    1.10=trt payı
    1.50=ötv
    1.18=kdv

    bu tabloya göre hesaplama yaptığınızda apple'ın yerine göre türkiye'deki kar marjını amerika'dakinden aşağıda tuttuğunu ve türkiye'nin vergiyle birlikte üreticinin karının kat kat fazla kazandığını da anlayabilirsiniz.
  • bi bitmediniz!

    sevgili gençler bu tarz araba ve cep telefonu alım gücü odaklı kıyaslamalarınızda nedense sürekli amerika gibi almanya gibi dünyanın bir ve iki numaralarıyla kıyas yapma huyundan vazgeçmediniz. uzun uzun yazmayacağım. bu ülkeler zengin ülkeler biz ise orta halli bir ülkeyiz. mesela çok enteresandır fakir ülkeler de var bu dünyada! hani diyorsunuz ya burada bir öğretmen şu kadar maaşıyla şunu alırken almanya’da vs. diye. işte o bahsettiğim fakir ülkelerde bir öğretmenin alacağı en iyi şey bisiklet olabiliyor.

    demem o ki kıyaslama yaptığınız abd’de millet 20’li 30’lu yıllarda beyaz eşya kullanırken bizim memlekete bunlar 50 sene sonra geldi. diyelim ki buzdolabını bir şekilde aldın geldin, onu kullanacağın usulüne uygun elektrik şebekesinin tüm illere yayılması 80’li yılları buldu.

    son 400 seneyi sanayileşerek, dünyayı sömürerek geçiren ülkelerle bir zahmet o kadar farkımız da olsun. sen ahmet haşim’in anlattığı gibi 100 sene önce tezek yapıp yakmak için hayvan zibili peşinde koşarken adamlar seri üretim otomobil üretiyorlardı. senin deden köyde gaz yağı yolu gözlerken alman’ın dedesi, amerikalı’nın dedesi çiftlikte, köşkte yaşıyordu. bu memleketin garibanlığı, yoksulluğu yeni mevzu değil. öyle değil diyorsanız bunu bir de tel dolap kullanan büyüklerinize sorun.

    not: aslında bu kıyaslamaları iyiden iyiye düşünüp yapsanız iyi olur, bu kıyaslamaları yaparak farkında olmadan akp’yi başarılı bulduğunuzu itiraf ediyorsunuz.

    ilginç değil mi? açıklayayım. babalarınıza sorarsanız 80’li, 90’lı yıllarda milletin yurt dışından neler getirdiğini öğrenip şaşırırsınız. (öncesine girmeyelim orası hepten kötü) şu an her sezon yenisini alıp kolayca çöpe attığınız spor ayakkabıları getiriyordu abd’den millet. para verip alamıyordun çünkü yoktu. arkadaş almancılar çikolatayla, kahveyle hava atıyorlardı. ve kimse bu durumu yadırgamıyordu. neden? çünkü herkes bizim klasmanımızın ne olduğunu da biliyordu avrupa’nın, abd’nin klasmanının ne olduğunu da.

    yani demem o ki siz bugün kendinizi bir alman bir abd vatandaşıyla ekonomik açıdan kıyaslayabiliyorsanız, o bunu alıyor ben niye alamıyorum diyorsanız sizin düştüğünüz durum için üzgünüm ama bu akp’nin başarılı olduğunun itirafıdır. (bunu ben demiyorum, böyle kıyaslamalar yaparak siz diyorsunuz haberiniz yok)

    özet: hala anlamayan varsa komşusunun babası yeni otomobil alınca “biz niye almıyoruz” diyen zırlak bir ergendir. sonuçta o da “bir birim baba” seninki de “bir birim baba” değil mi paşam? yalnız o zengin baba, seninki orta direk!
  • amerika vatandaşları maaşlarını türk lirası cinsinden aldıkları için çok kayda değer bir tespit.
  • nasıl sikiliyoruz konulu porno filmin konusudur.
    bir amerikalı bizden en az 3 kat fazla kazanıyor. yani aslında 2 katına değil 5 katına satın alabiliyoruz.
    işte ömrümüzü böyle sömürüyorlar.
    işte bu yüzden ömrümüz çalışmakla geçiyor.