şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: demografik yapı) dan bi haber yazar sorusu.
  • suriye'de rusya ve iran faktörü devreye girince bütün hesaplar altüst oldu. direnen aslında suriye değil. iran ve rusya açık açık asker ve silah desteği yapıyor. rusya üsler oluşturup açık açık savaşıyor.
  • bildiğim kadarıyla ırak'ta ordu içi siyasi durum direnmeyi engelledi. ayrıntısını bilmediğim için bilgi kirliliği yaratmak istemem.
  • bir kaynakta okudugum kadariyla durum soyleydi:

    amerika irak uzerinde yillar evvel turkiye'de oynanana benzer bir oyun oynadi. ırak ordusunu ele gecirdi ve lider olarak fetullah gulen gibi bir adam koydu. bizim ulkemizde de planlanan buydu aslinda, yani feto orduyu ele gecirirken vakti geldiginde buna benzer bir planin hayata gecmesini planliyordu.

    peki neydi bu plan, soyle ki; amerika irak'a girdigi zaman bu din tuccari lider irak ordusunu baskiladi ve amerikan ordusuna karsi savasilmamasi konusunda fetva verdi. ırak ordusu parcalandi ve savasamadi.

    yanlis mi dogru mu bilmem ama eger dogruysa etkili bir sebep olabilir diye dusunuyorum.
  • petrol yerine sıcak suları seven ruslardan kaynaklanir.
  • putin iktidara ilk geldiğinde, çeçenistan ve diğer iç meselelere odaklanmıştı. uzun vadeli düşündüğü için, ırakta bir maceraya girecek kadar aptal değildi. suriye'de ise, böyle bir inisiyatif alacak duruma geldi. libya'da kaddafi'yi desteklemedi ama, iç savaşın taraflarından birisinin arkasında duruyor.
  • birinci körfez savaşından sonra yaklaşık 10 yıl uygulanan ambargodur. temel gıda maddelerinden ilaca kadar bir dizi metanın ıraka satılması yasaklanmış bu yolla halk sefalete mahkum edilmiştir. suriye böyle bir ambargo yemedi.
  • cok cahil misiniz ne? libya ve irak hukumetleri direkt dis gucler tarafindan hedef alindi, bombalandi. emevi camisinde namaz kilmak isteyenler disinda aciktan suriye'ye tehdit olusturan kim oldu?

    edit: imla, ulupar'a teşekkürler.
  • bunun tek bir sebebi olmadığı için öyle kolay bir cevap verilmesi mümkün değil ama unutulmaması gerekir ki müttefik bulma konusunda kimse kaddafi ve saddam gibi diplomatik saygınlığı olmayan birilerine yardımcı olamazdı. saddam meselesi yine soğuk savaşın sonrasında olduğundan ve rusya'nın kendi meseleleri ile uğraştığından orantısız bir güç olarak amerika için kolay bitti. ırak-iran savaşının etkisi ile de iran'ın da bu konuda yardımcı olmayacağı da belliydi hatta ırak'ın parçalanması sonrasında şii güçlerinin daha da güçlenmesi ile kazananlardan birisi de iran olmuştu. niye saddam'a destek olsunlar ki?

    kaddafi ise tam farklı bir olay, rusya-iran etkinlik sahasında değil ve kimse kusura bakmasın da kaddafi'nin tek müttefiği olmak isteyen garip insan erbakan'dı onun da çadırda bol bol aşağılandığı zamanları birçok gencimiz hatırlamıyordur bile.

    esad ise tüm dünyada kitle imha silahları kullanıyor diye eleştirildiğinde bile asla diğer liderler gibi açıklama yapmamış eğitimli bir insan görünümünde kaldı. soğukkanlı bir biçimde, bazı ödünler vererek kendine müttefikler buldu ve onlar ile anlaşmalarında gerekli şartları sonuna kadar yerine getirdi.

    bu suriye meselesinde türkiye ile beraber en başarısız politika uygulayan ülke abd olmuş olabilir. yıllar sonra belki bu konuda uluslarası dış politika derslerinde güzel makaleler oluşturulacak ve bizler de umarım tüm durumu orada daha detaylı göreceğiz.