şükela:  tümü | bugün
  • debe editi : farklı bir yazı (bkz: #100356318)

    (bkz: #100265631) ilk yazı beğenildiği için mesaj kutumu yeşillendiren yazarlar oldu. "devamı gelecektir umarım" diyenler oldu. öncelikle teşekkür ederim. kafamda bir şey yokken "iran'la ilgili devam yazısı olarak ne yazabilirim acaba?" diye düşündüm. herhalde en büyük şey devrim öncesi ve sonrası iran kıyaslaması olabilirdi.

    biraz google'layıp fotoğraflarla bu geceyi şenlendireyim diyeceğim ama şenlenecek bir şey de yok. insanların hayatları kararmış(hem mecazen, hem gerçek anlamda.) vaziyette. tabi iran halkının insanı bunun farkında mı? onu da onlar düşünsün.

    - kadınların devrim sonrası çarşaf/başörtüsü takma zorunluluğu(tesettür kanunu) getiriliyor.

    resim 1, reddit'e bunu yazan kişi kadının annesi olduğunu devrimden önce ve sonra nasıl değiştiğini söylüyor. annesinin o zamanlarda renkli baş örtüsü takması bile yasakmış. bu renkli eşarp yüzünden ceza alanlar olmuş. günümüzde renkli takan kadınlar var. ayrıca devrim sonrası 100.000 kadın protesto etmek için yürüyüş yapmışlar. 1, 2, 3, 4, 5, 6

    islam fanatikleri yürüyüş yapan kadınlara taş atıyor.

    - şu an iran-abd savaşı konuşurken 1970'lerde iran'la abd çok iyi dostlardı. hatta iran'a giden son başkan jimmy carter'dır. 1, 2, 3.

    - ingilizlerle de iyi dostlardı. pehlevi ailesi londra'ya churchill'ı görmeye gidiyor.

    - kadınların hakları ellerinden alındı. 1977 yılında tahran üniversite'sinde okuyan kadınlar. bu kadınlar devrimden önce yüksek öğrenim görebiliyorlardı. muhafazakar aileler bile çocuklarını şehir dışına gönderme lüksüne sahiptiler. 1976 yılında tahran'da çekilmiş bir alışveriş fotoğrafı. o bok atılan batı'nın ayakkabılarını kadınlar alışveriş yapsak mı etsek mi diye bakınıyorlar. 1976 yılında tahran'da piknik yapan kadınlar. piknik yapmada herhalde türkiye ile yarışırlar. aradaki fark o gün birlikte oturabilen kadın ve erkekler şimdi birlikte oturamıyorlar. kadınlar ayrı bir yerde erkekler ayrı bir yerde. 1977 yılında tahran'da hanımefendiler bir kuaför salonunda. şu an fotoğraftaki gibi bir kuaför salonunda erkek göremezsiniz. kadınlarda kuaför salonundan çıktıklarında başlarını kapatmak zorundalar. 1971 yılında şah pehlevi'nin çevresindeki korumalar. o gün 2500 yıllık iran monarşisinin kutlama yıl dönümü. işte monarşiyi sevmeyen bir kadın şaha yaklaşabiliyor. 1976 yılında tahran'da yürüyen bir kadın. hanımefendinin zarafeti yeter. bu kadını o gün yolda durduramaz, önünü kesemezdiniz. şimdiki iranda ise kadınlar ise dizlerini kapatan bir eşarf üzerine kot giyiyorlar. bu 44 yıl önceki iran'daki bir kadın. devrim gerçekleştiği 8 mart 1979 dünya kadınlar gününde iran kadınları sokağa dökülüp protesto ediyor. ve devrim gerçekleşiyor. 1986 yılında tahran'da gelinlik bakan kişiler burada görüldüğü gibi gelinliklerin hepsi batı tarzı. iran geleneklerinde gelinliği evin içinde giy nasıl giyersen giy önemli değil. ama bu kıyafetlerle sokağa çıkamazsınız. yıl 2005 çekilmiş bir fotoğraf. bugün tahran'a giden bir kadın kafasını kapatmak zorunda. gene 2005 yılında hazar denizinde denize giren kadınlar. denize girerken bile kapanacak. 2006 yılında tahran'da çekilmiş başka bir fotoğraf. çocukta olsa kafası bir şekilde kapanacak. biraz büyüyünce tabi ki o çocukta eşarf giyecek. dışarıdan maç izleyen kadınlar. devrimden önce tabi ki de kadınların spor müsabakalarına, stadyumlara gitmesi serbestti. devrimden sonra kadınlara spor müsabakalarını yasakladılar.

    - 1963 yılındandan devrimin olduğu 1979 yılına kadar yani 16 sene sürgünde olan humeyni devrim olduktan sonra ülkesine dönüp insanları kutsuyor. imamlarla olan telefon konuşmaları kasetlere kaydedilip kaydedilen o kasetlerinde camilerde dinletilmesiyle halkın beynine girmiştir. teknik olarak hiçbir şey yapmadan 16 sene sonra ülkenin tepesine konmuş kişi. size bir yerden tanıdık geliyor mu?

    - 1971 yılında tahran üniversite bahçesinde çekilmiş bir fotoğraf. kadınların hepsi o zamanın modası neyse onu giyiyorlar. mini etekli, modern, zarif kadınlar var. amerikan başkanı eisenhower tahran'a gelmiş ve 3 km boyunca yollara pers kilimleri yerleştirilmiş. 1960'larda lokal salonlarda rock'n roll müzikle kadınlı erkekli dans ediliyor. 1970'lerde tahran üniversitesinde bir grup öğrencinin fotoğrafı. kefal saç kesimlerine dikkat. ispanyol paça modası 1970'lerde iranda. bohemian 70s album kapağı. miss iran 1967. 1960 yıllarında tahran üniversitesi tıp öğrencileri. 1972 yılında çekilmiş modanın elbiseleri. 1971 yılında çekilmiş sekizgen havuzda insanlar eğleniyor. gül toplayan kadınlar. kızlı erkekli piknikler. 60 yıllarda kamera tabi ki bir lüks. kamera gören kadınlar fotoğraf çekilirken gülümsüyorlar. bir yaz aşkı. iyi giyimli bir çift.

    - gene devrim yürüyüşü sırasında bir fotoğrafçı tarafından çekilmiş bir fotoğraf. fotoğraftaki kişinin ismi zarrin mohyeddin. bu fotoğrafta 28 yaşında. fotoğrafkın çekildiğinden dahi haberi yok. yıllar sonra oğlu fotoğrafçının fotoğraf albümü kitabını görüp karıştırırken buluyor. o kadının 1978 senesinde çekilmiş bir resmi. tesettür kanunu istemeyen kadınların ve o fotoğrafın komple hali. o kadın oğlunu ve kızını alarak kanada toronto'ya göç ediyor. pasaporttaki fotoğrafı. o oğlan çocuğu fotoğrafı çeken fotoğrafçıya ulaşıyor annesiyle beraber 40 yıl sonra yeniden fotoğraf çektirtiyor.

    - medeni kanun iran'da erkeğe endekslidir. hamile kadının işten çıkartılmasının cezası yoktur. öyle tazminat falanda yoktur. annelik izni, doğal olarak işten çıktığında alınacak maaş gibi şeyler yoktur kadın için. kanun kadının aile çıkarlarına aykırı davranmaması için kocaya güç verir. kadınla bir erkek aynı profesyonellikte bir iş bulamaz ve çalışamaz. pasaport başvurusu yapamaz, nerede yaşayacağına karar veremez, seyahat edemez ve evin reisi olamaz.

    edit : bir fotoğraf düzeltildi.
  • edit : volume 2 : (bkz: #100314083), farklı bir yazı : (bkz: #100356318)

    - tarihler 1921 yılını gösterirken 1.dünya savaşı bitmiş. orta doğuda etkin bir güç yoktu. o zamanın birleşik krallık'ının desteğiyle rıza han iran'da askeri darbe yaptı. 1925'te krallığını ilan ettirdi. pehlevi hanedanı resmen başlamış oldu. kraliyet ülkeye ingilizler tarafından getirilmişti, güç krala verilmişti. toprak sahibi olup yönetmektense kukla devleti yönetmek daha avantajlıydı. rıza han şah rıza pehlevi olmuştu. 1925-41 arasında ülkeyi tek başına yönetti. 1941'de sovyetler birliği ve ingilizlerin iran'ı işgal etmesiyle rıza pehlevi devrildi yerine oğlu muhammed rıza pehlevi tahta geçti.

    - 1941 yılında ülkenin en önemli gelir kaynağı petrol ingilizlerin elindeydi. ingilizler 20. yüzyılın başlarında petrol çıkarma haklarını gerçek değerlerinin çok azına satın almış ve ülkenin en büyük gelir kaynağını kendileri elde ediyorlardı. doğal olarak ülkede ingilizler vatandaşları da bulunuyor ve petrol çıkarma tesislerinde çalışıyorlardı. o zamanın iran vatandaşı açlık ve sefaletten kırılırken ingiliz vatandaşı lüks bir hayat sürüyordu. iran'da iki devlet var gibiydi yani. birisi ingiliz vatandaşları birisi iran vatandaşları. 1951 yılında seçimle başbakan olan muhammed musaddık'ın amacı ülkenin gelir yatağı olan petrolü ingilizlerin elinden alıp kamulaştırmaktı. tabi bu ulusalcı söylemler o 1950'lerde sovyetler birliği'ni çağrıştırmasıyla ingilizlerin ve amerikalıların gözleri iran'a çevrildi ve amaçları : musaddık'ı acilen görevden alınması gerekliliği. 1953'te cia iran'a bir darbe yapıyor ve kral muhammed rıza pehlevi'ye tam yetki veriyor. musaddık ise ölene kadar kalan günlerini ev hapsinde ailesiyle birlikte geçiriyor. tarihler 1953'ü gösteriyor artık ülkenin tek söz sahibi şah pehlevi.

    - 1963 yılında kapsamlı modernizasyon programı veya beyaz devrim olarak anılan programda sosyal reformlar ve arazi paylaştırılması konuları vardı. kadınlara oy verme hakkı bu programla geldi. tabi batı dediğimiz avrupa ülkeleri ve amerika birleşik devletleri gibi ülkelere özenen şah oradaki düşünce/hakları kendi ülkesine kendi rejimine uygun şekilde getirmek istiyordu. toprak reformu ülkede feodal düzende işlerken birden kapitalist işleyen bir düzene evrildi. doğal olarak bu durumu toprak ağaları sevmedi. bu reformlar arazi sahipleri ve din adamlarının gücünü azalttı. bir din adamı burada diğerlerinden sıyrılıyor : ayetullah humeyni. kendisi toprak reformu ile ülkedeki yabancıların çıkarlarını arttırdığını ve şii geleneklerini yok ettiğini söylüyor. beyaz devrimdeki beyazın sadece beyaz saraydan geldiğini söylüyor. kendisi kadınlara oy hakkı verilmesini de istemeyen bir kişi. humeyni hareketi ve 1979 devriminin tetikleyicisi bu beyaz devrim ile başladı. amerika'ya bölgesel haklarda verildi. halk kralın vatansever bir kral olmadığını düşünüyordu. haklılardı da. 40 senedir bir kukla monarşiyle yönetildiklerini fark etmişlerdi ama ellerinden bir şey gelmiyordu. amerika ve ingiltere için her şey yolunda gidiyordu.

    - humeyni protestolar, vaazlar veriyordu. halkı kendi çevresinde topluyordu. iranlılara göre kutsal olan şehir kum'da kralın emriyle tutuklandı. tutuklanması bütün ülkede yankı yaptı. protestolar, gösteriler derken şah din adamlarını arkasına alıp reformlarına devam edebilmesi için humeyni'yi hapisten çıkartıp sürgüne gönderdi. sürgündeki yıllarda reformdan verim elde edilebilmiş ve ülke eski haline göre refaha kavuşmuştu. 1963-73 arası ekonomi yerinde, enflasyon düşük, herkes eğitime ulaşabiliyordu. gelir paylaşımı hala daha iyi olmamakla birlikte eskisine nazaran çok daha iyiydi. ülkedeki sol muhalefet partisi'ni temizlemeye kafayı takan şah ülkeyi karış karış gezip bunlara sovyetler birliği'nin, komünizm ve sosyalizm dalgasını durdurmak için konuşmalar yaptı. abd ve ingiltere istemediği için propagandalarına devam etti.

    - pehlevi ve cia organizasyonuyla 1957 yılında savak adlı bir gizli servis kuruluyor. tahmin edebileceğiniz gibi bu polis gücünün amacı ülkedeki sol muhalefeti yok etmek, eylemcileri tutuklamak. şah hükümdarlığı süresince 1000 kadar politik muhalif idam edilmiş, 4500 civarı kişi tutuklanmış. mısır'daki devrime giden süreçte de her vatandaş oranın polis gücüne üye olup birbirini ispiyonluyordu. iran'da da bu şekilde herkes birbirini ispiyonluyor. tabi ispiyonlamak belki türkiye için yüz kızartıcı, arkadaşlık bozucu bir şey olarak gözükse de iran gibi ülkelerde bu ölüm ve yaşam arası bir çizgi.

    - pehlevi'nin ekonomik amacı o dönem yükselişte olan japonya'ya benzer bir ülke olmaktı. hatta asya ile avrupa arasında dünyanın lider ekonomisi olmak istiyordu. imkanda teknik olarak var, elinde petrol var. bu ekonomik yükselmeyle politik huzursuzluğu yok edebileceğini düşünmüştü. sırf dünya devi olmak için 1974 yılında altyapı hizmetleri ve ordu için 16 milyar $ harcadı. tabi bu masrafın birde ödeme kısmı var. opec'te insiyatif kullanarak petrol fiyatlarının arttırılması konusuna vurgu yapmıştır. tabi petrol fiyatının artması amerika'nın hoşuna gitmedi. görevi bitmekte olan richard nixon yönetimindeki amerika'nın iran'la arkadaşlıkları bozuldu. bu tutumuyla şah 1974'te petrole %14 zam yapıyor. tabi kraliyet kasasına para konunca, ülkenin refahı artınca insanda kibir ve egoda artıyor. bir zamanlar babasınının monarşisini devirip tahta kendisini oturtanlara kafa tutmak büyük cesaret. bu kazanılan parayı şah komple reform paketine aktarınca bir gecede yüksek enflasyon krizi başladı. refah günleri bitmiş, şah kendi ayağına sıkmıştı. aldığı radikal karar yüzünden iyi giden ekonomiyi mahvetmiş, halktan politika da bir darbe daha yemişti.

    - gücün zirvesinde olduğu 1974 yılının akabinde hızını alamayıp 1975 yılında tek partili döneme girildi. amacı kendi ideolojilerini halka dayatmaktı. mesela 1976 yılında takvimi değiştirdi. tabi arkasında din adamlarının olduğunu düşünen şah hesap hatası yapıyor. aynı hesap hatasını amerika 80'lerde bin ladin gibi grupların sovyetler birliğine karşı olduğunu düşünerek yaptı. şah din adamlarını 60-70'lerde komünizm ve sosyalizmle savaşmaları için güçlendirdi. ırak'ta sürgünde olan humeyni'nin gücü her geçen gün artıyordu. iran'da muhalefet konuşamazken sürgündeki humeyni rahatça atıp tutabiliyordu. ekonomik buhranında verdiği etkiyle şaha karşı protestolar başladı. reform programında giderlerin gelirleri geçmesiyle iran ekonomisi çöktü. orta sınıfı almanlarla ve japonlarla denk bir hayat vadederken işsizlik oranı yükseldi ve yüksek enflasyon baş gösterdi.

    - kaset devrimi diye bir olay var mesela. sürgündeki humeyni'nin söylediklerini iran'da telefonla konuşurken kayıt edip ertesi gün camilerde dinleten din adamları vardı. din adamları aracılığıyla orada olamasa da bir ruhani lider iran'daki bütün halka erişebiliyordu. halk ekonomik krizin etkisiyle humeyni'yi monarşinin tek alternatifi olarak görüp protestolara başladı. kaset devrimi işe yaramış, devrim hareketi başlamıştı. diğer din adamları şahın yanında fedakarlık yapmaya hazır olmalarına rağmen humeyni kendilerini toplayıp böyle bir şey olmayacağını, cumhuriyet istediklerini söyledi. islam cumhuriyeti adı konmuştu bile. şah bu protestolara karşı humeyni'nin itibarını zedelemek için bir yazı yazıyor ve gazetelere manşetten veriyor. humeyni'ye iranlı olmadığı, hint kökenli olduğu, ingiliz ajanı ve şehvet düşkünü bir insan olduğundan bahsediyor. daha önce karşı çıktığı ulusal düşüncelerin aksine bu sefer kendisi ulusalcı imajı takınıyor ve düşman olarak göstermeye çalışıyor. fakat halk bunu yemiyor. kum şehrindeki protestoların fitilini ateşliyor.

    - belirtmek gerek iran'da o zamanın halkında 3 çeşit düşünce var. din adamlarının yanında olan grup, şah'ın yanında olan grup ve bunların dışında monarşi'de istemeyen, islam devleti de istemeyen sadece özgürlük, cumhuriyet, laik devlet isteyen grup. bu son grup din adamlarının yanında protestolara katılıyor ya da din adamları bunları kandırıyor dersek daha doğru olur.

    - ölümlü olaylar ve protestolar hız kesmiyor. ta ki 1978'te abadan şehrinde sinema salonunda yangın çıkıyor, 400 kişi yanarak ölüyor. bunu hükümetin yaptığını söylüyorlar ki din adamları yapıyor. bir süre sonra kara cuma diye adlandırılan olay meydana geliyor. meydanda 88 kişi ölüyor, binlerce yaralı. bütün politik gruplar humeyni'nin adını telaffuz ediyor. şah'ın krallık rejimi her geçen gün eriyor. başa çıkamayacağını anlayınca ırak'taki başbakan saddam hüseyin'e humeyni'yi uzaklaştırmasını istiyor. bunun üzerine humeyni ve ekibi fransa paris'teki küçük bir kasabaya iltica ediyorlar. tabi sürgün edilmesi ortamdaki gerilimi azaltmıyor, arttırıyor.

    - solcular dediğimiz grup ise o gün bu islam hareketine bir şey demiyorlar. bu din adamı ortamı hazırlamaya devam etsin, önemli olan monarşinin devrilmesi diye düşünüyorlar. gün geldiğinde din adamlarını da saf dışı edip özgür ve laik bir cumhuriyet kuracaklarını düşündükleri için onlarda protestolara olumlu bakıyorlar. zaten kimse o devirde bir imamın çıkıp ülkeyi yöneteceğini düşünmüyordu. amerika bile tarihte bir devrimle islam devleti kurulduğunu görmemişti. doğal olarak kimse devrimin islamla olacağını inanmıyordu. humeyni ve yanındaki imam grubu ne hukuk, ne ekonomiden anladığı için sorun olarak görülmüyordu. kim derdi ki hapisteki din adamlarının hepsinin gün geldiğinde ülkenin yönetim kısmını oluşturacağını : haşimi rafsancani, hüseyin ali muntazeri, muhammed rıza mehdevi kani...

    - 1978 yılında şah bir şey yapamayacağını anlayınca ülkeden kaçtı. 2500 yıldır iran topraklarında süren monarşi devri kapandı. humeyni ve ekibi paristen sürgünde süren 16 yıldan sonra iran'a geri döndü. gazeteciler humeyni'ye iran'a döndüğü için ne hissetiğini sordular. humeyni'nin cevabı : hiçbir şey.

    - aralık 1978 ile iran islam devleti kuruluşu aralık 1979'a kadarki sürede devrim iran'da hissedildi. öyle ki özgürlüğün sınırı yoktu. mesela insanlar karl marx okuyabiliyordu. yabancı kitaplar çevrilebiliyor ve insanlara kiloyla satılıyordu. sansürlü yazarların yazılarını okuyabiliyorlardı. herkes halinden memnundu.

    - humeyni'nin gelmesiyle devir değişmişti. zamanında eli kolu bağlı şah ne dese onu yapmak zorunda olan humeyni artık gücü eline almıştı. ilk iş şah devriminin muhafızlarıydı. cezasız kalmadı. hepsini hapse atılıp öldürüldü. humeyni'nin emriyle sadık halhali'ye islam mahkemelerinin kurmasını söyledi. sadık efendinin lakabı sallandıran yargıç. sadık halhali'nin yargıçlığıyla birlikte eski devlet görevlileri ve savak ajanlarına idam cezaları geldi. mesela bu fotoğraftaki ölen kişiler iran'ın 4 generali. fotoğraf çekilmeden önceki gece gizli mahkemede idam edildiler. ulusalcılar dediğimiz özgür ve laik cumhuriyet isteyen grup tabi bu devrim olayını benimseyemedi. onlar açık mahkemelerle yargılanmalarını böyle herkesin gümbürtüye idam cezalarına çarpıtılmasını istemiyordu. bu idam cezalarına çarptırılanların alayını kurşuna dizip öldürüyorlar. öldükten sonra o kurşunlu hallerinin fotoğraflarını çekip ertesi günkü gazeteye manşetle basıyorlardı. halk eline gazeteyi alıp dün gece kim yargılanmış/idam edilmiş kurşunlanmış görüyordu.

    1
    2
    3
    4
    5

    - monarşide ekonomik bunalımda olan halk, özgür ve laik bir cumhuriyet isterken ülkeyi amerika'nın kuklası bir kraldan bir imamın kurduğu islam devletine tercih etmiş oldular. devrimle iyi olabilecekken kendilerini daha da kötü bir duruma sokan ülke.
  • savaş falan çıkmadan bir görelim gezelim diyerek 1 aylığına gittiğim gezim hakkında yazıyorum.

    öncelikle tüm önyargılarınızdan kurtulum derim eğer gitmek istiyorsanız. demek istediğim irana gideceğimi söylediğim arkadaşlarımın tepkisi gibi

    -iran mı?!! tehlikeli değil mi yaa deli misin?!

    değilim arkadaş, kaldı ki öyle sosyal medyada gördükleriniz de öyle o kadar da gerçeği yansıtmıyor.

    öncelikle

    --evet başınızı kapıyorsunuz. ölüm değil yani abartmayın. ama çoğu kadın öyle sıkı sıkıya bağlamıyor, eşarpları yarıya kadar indiriyorlar. daha çok iranın tiki kızları yapıyor tabi bunu.
    --ben erkek arkadaşımla gittim, siz de rahatlıkla gidebilirsiniz.. halka açık mekanlarda canım cicim olmadıgınız sürece rahatlıkla seyehat edebilirsiniz.. (sanırım turistler için) hatta el ele tutuşmak da sorun olmuyor.. otellerde tek kişilik odada da sıkıntı yok merak etmeyin.
    --iranda defalarca ölümden dönebilirsiniz. şöyle ki trafik kuralı diye bir şey yok.. trafik ışıkları var lakin kimse ama kimse buna uymuyor. trafik rezalet ve karşıdan karşıya
    geçmek bile çok tehlikeli.. arabalar sizi görseler bile durmuyor. özellikle tahran da dikkat!
    --iran halkı çok ama çok tembel.. konuştugum her iranlıdan bunu duydum..8 9 da açılan dükkanlar 12 1 gibi kapanıyor ve 5 gibi yeniden açılıyor 6 7 ye kadar.. ve çok tatilleri var yok humeyninin ölümü yok şehre gelişi yok onun dogumu onun bi şeyi derken haftanın 3 4 günü tatil olabiliyor.. ve öyle bir şey ki tatiller de her şey ama her şey kapanıyor. bu tatil haftasından birine denk geldiğimiz için bomboş sokaklarda, yemek yerleri restorantlar da dahil tabi, aç bilaç dolaştıgımız çok oldu yani..
    --iranda aç kalabilirsin arkadaşım.. şöyle ki yemek kültüründen umutlu bünyenin peynir ekmeğe muhtaç kaldıgı çok oldu.. ülke fast food ve kebap kültürüne tutunmuş. yemin ederim bunun dışında yemek çok az.. öyle bizim lokanta tarzı yerler bulursan şanslısın.. zaten orda da öyle çok yemek yok.. bir pilavları var bak o çok güzel.. bir de teahouse konsepti altında hamamdan restoranta çevrilmiş yerler var oralar iyi baya.. dizi adında bir et sebze yemeği var ezerek yenilen, eh diyelim..
    --ama şöyle bir şey var ki.. iran çooooooooook ucuz.. yemek, ulaşım aman allah. otobüsler 30 kuruş, kebap 3 tl... taksilerde taksimetre yok fix fiyatlar gideceğiniz yere kadar.. 15 20 dkkalık yok 5 tl!!! tabi istanbulda akbille iett otobüslerine oturan bu kıç iranda çogunlukla taksiye bindi gezdi ehehe.
    --restorantları yerde aramayın çoğu aşağıda yer altında.. kiralardan ötürü.
    --gittiğim herrrryerde bazar, pazarı gezdim.. çok güzel bir pazar anlayışları var.. bizim kapalı çarşı konseptinde, her şey bulunuyor. gezmesi çok zevkli..
    --otobüslerde kadınlar arkaya erkekler öne oturuyor. ama çiftler birlikte ortalarda oturabiliyor.
    --çay rezil.. dem yok bi şey yok. türk çayını çok özleyeceksiniz..
    --iranlılar piknik konusunda türklere rakip tek halk sanırım.. her yerde piknik yapabilme kapasitesi var.. hem de tam teşkilat.
    --yemeğe geri dönelim.. sabah kahvaltısında düşük ve orta düzeyli ailelerin yediği şeyler tatsız kağıt ekmek ve krem peynir çay.. bu kadar.. hadi durumu iyiyse bal oluyor, hurma, tereyağ, pide ekmek falan.. ilk sabah bu kahvaltı yetmeyince dedik bir fırına gidelim börek çörek alalım.. ara da bul.. ne simit, poğaça, börek çörek kültürleri var ne de öyle kahvaltı yapılacak yer.. yalnızca safranlı kekler var muffin falan. ama öyle her yerde değil zaten o da bence kahvaltı konseptinde değil.. zaten safrandan da nefret ettim bu şekilde..

    her yeri yazmak çook uzun ama birkaç şehirden detaylar:

    --tahranı hiç beğenmedim.. kalabalık, kirli ve çok büyük.. kulağa istanbul gibi geliyor değil mi? değil.. ama gulestan palace ve national museum falan çoook iyi.

    --keşan fena değil tahrandaki güneşli havadan sonra karlı keşan şaşırttı biraz ama tarihi eski evler, pazar falan

    --yazd: tam bana göreydi. çatılarda windcatcherlar, dar sokaklar, çarşı pazar, su müzesi, sıcakkanlı insanlar.. tabi harika bir host'umuzun olması (cs) da bunda etkili..

    --esfehan: 3 gününüz burda geçer rahat.. dünyanın en büyük 2.meydanı nakşı cihan meydanı, haşt beheşet, hacı-siosepol köprüleri çok güzel.. burdaki nehir kenarında çay içebilir ördekleri izleyebilirsiniz.. bahçelerde yürüyüş yapmak iyi bir fikir.. ayrıca armenian quartera gidebilirsiniz kiliseleri gezebilirsiniz.. müzeler çok güzel yapılandırılmış giriş çok ucuz.. nakşı cihan meydanında sabah yemek bulamayıp deli sinirlenip peynir ekmek domates salatalık bal zeytin alıp meydana kurulup kahvaltı yapmamız herkesin anlamsızca bakması da gülümseten detaylardan.

    --şiraz: hava kuzeyde -5 falanken burada 23 25 dereceydi!!! tabi ben hijabdan yanarken erkek arkadaşım meh meh gülüyordu bana :) şiraz da oldukça büyük.. hafezin ve sadinin kabrinin ziyaret edebilirsiniz.. eram bahçesi güneşli günde keyfi çıkarılabilecek güzel yerlerden. persepolise gidip kendinizden geçebilirsiniz (bir tarih öğrencisi olarak aslında bu yüzden gelmek istemiştim..) şiraz çarşısı da çok güzel, büyük. vekil camii (cuma, ibadet gününün akşamı inanılmaz bir kalabalık var!) kerim han kalesi kesinlikle görülecek yerler..

    --tebriz: azerice konuşulmasından, azeri nüfusundan ötürü rahatlıkla türkçe konuşabilirsiniz! tebriz pazarı, azeri müzesi, şairler anıtı, şah gölü, alişah camisi vs.. gezilecek çok yer var ama ülkenin kuzeyi oldugundan şu günlerde hala karlı hala çok soğuk.

    --genel olarak güzrel bir ülke.. tarih öğrencilerinin özellikle görmesi gereken bir ülke.. lakin renksiz mat bir ülke.. binalar aynı tip ve boyasız.. ama gezilecek görülecek çok yer var. insanlar çok yardımsever. vize yok, ülke ucuz. ve televizyonlarda duydugunuzun aksine güvenli bir ülke.. bahar aylarında gidilmesi tavsiyemdir! ben çok sevdim, tanıştıgımız herkesten evlerine davet, devamında ikram, gördüğümüz güleryüz çok hoşuma gitti.. baharda bir daha gideceğim!

    şimdilik böyle.. aklıma geldikçe devamı da gelecek..
    edit: gelemedi.
  • her zaman oldugu gıbı abartmaların odagında kı ulke.

    irana gitmiş birisi olarak belirteyim bi zik olmaz.

    ayrica bazi akıllı arkadaslar patlayıcıyı ulastırmanın en kolay yolu denız yolu yada konteyner demısler. ( modern warfare 2 de vardı bu )

    belırtmek ısterım kı amerika 11 eylulden sonra ozellıkle denız yolu ile gelen butun konteynerlerı ams denılen sısteme tabı tuttu. sız daha 1 ay oncesınden konteynerı bellı etmeden yuku bellı etmeden tek gram cöp bile gonderemezsınız. gemı yukleme tahlıye elektronık planı olmadan o gemıyı karasularına sokmazlar.

    hıc alakasız israil bile arap ulkesinden aktarmalı yada turkıyeden gelen gemılerı karasularında super cobra yada blackhawkla karsılar. ( normal yuk gemısı )

    neyın kafası arkadas konteynerle tasıyıp patlatmak.

    su an koskoca iran devlet denız tasımacılıgı hattı iris line her yerde ambargolu. hangı buyuk liner ile tasıyacaksın.

    az akıllı olun yaa. bılmedıgınız konuda sallamayın mal gıbı.
  • yaralı bilinç kitabında iran'da geçen şöyle bir fıkra var:

    "yıllarca ülkesinden uzak kalmış genç bir adam, iran'a geri döner. havaalanından taksiye biner. yarı yolda şoföre, ilk tütüncüde durmasını söyler. şoför sorar.

    -tütüncüde ne yapacaksın beyim?
    - ne mi yapacağım. sigara alacağım.
    - sigara mı? sigarayı camide satıyorlar.
    - camide mi? yahu cami allah'ın evidir. oraya ibadet etmeye gidilmez mi?
    - yanlış beyim! ibadet için üniversiteye gidilir.
    - peki o zaman eğitim nerede yapılıyor?
    - eğitim hapishanede yapılıyor, beyim!
    - hapis hırsızların yeri değil mi?
    yine yanlış beyim. onlar ülkeyi yönetiyor."
  • zıtlıklar ve çifte standartlar ülkesi.

    - zina yasaktır, ama kuveyt'ten, suudi arabistan'dan erkekler seks turizmine iran'a giderler.

    - geyleri idam ederler, ama şiraz'da elele tutuşarak gezen, parklarda birbirinin kucağına yatan, birbirinin mahrem yerlerini ulu orta tutan erkeklerin sayısı, bunları yapmayan erkeklerinkinden fazladır.

    - kadınların örtünmesi zorunludur, ama iranlı kadınlar metroda çocuklarını emzirmek için memelerini şlak diye çıkartabilir (bizde öyle orta yerde meme açılmaz, meme görünmesin diye özel bir emzirme önlüğü kullanılır).

    - temizlik imandan gelir. bayrağına allah yazacak, ayet koyacak kadar imanlı bu millet pislikten kırılır.

    - facebook, twitter, friendfeed,... vb. yasaklı sitelerdendir. porno zaten yasaktır. ama internet kafelerden dial up ile almanya üzerinden internete çıkabilir, bütün sitelere erişebilirsin. üstüne bazı internet kafelerde buzlu camdan bölmeler bulunur. umuma açık alanda mastürbasyon bile yapabilirsin.

    - metroda ve otobüslerde kadın ve erkek bölümleri ayrıdır. ama kalabalık saatlerde kimse kimin hangi bölümde olduğuna bakmaz. yer olsa dahi herkes birbirine dayar, kimse karışmaz.

    - alkol yasaktır. ama parasını verip ermenilerden alırsan evde gayet rahat içebilirsin.

    - kadınların örtünmesi zorunludur. ama polise parayı bastırırsan gelin straplez giyebilir, misafirler transparan kıyafetlerle göbek atabilir. hatta polise az daha para verirsen, düğün süresince düğün salonunun korunmasını sağlayabilir ve salonun başka polisler tarafından basılmasını engelleyebilirsin.

    - tarihiyle övünen iran halkı, tarihi eserleri onarmak için alçıya güvenir. evet, alçı. bulduğu her yere alçı sürer. 5000 yıllık mezarlara da, 150 yıllık evlere de aynı alçıyı sürer ki temiz görünsün. tarihi eserleri alçıyla kapatmaya bu kadar meraklı olmalarının tarihlerinden nefret ettiklerine delalet etme ihtimalinden korkarsın.

    - tarihi alanlarda, ziyaretçiler tarihi binalara zarar vermesin diye gerilmiş halatlar ve ziyaretçilerin o halatları aşmasını engelleyecek görevliler bulunur. ama iranlıysan, o halatları aşıp o tarihi eserlerin üstünde karpuz kesip yiyebilir, nar kırabilirsin. nasıl bir meyve sevgisidir bilinmez, persepolis'teki her eserin başında biri suyunu, şivini akıtarak meyve yer. çöpünü de atar gider.

    - erkeksen, umuma açık yerlerde kadına dokunman yasaktır. ama yabancı kadın görürsen elleyebilir, taciz edebilsin.

    - kadın ve erkeğin umuma açık yerlerde birbirlerine dokunmaları (selamlaşmak amacıyla el sıkışmak da dahil olmak üzere) yasaktır. ama bazı çayhanelerde alenen yiyişmek serbesttir.

    - genç kadınlar ikili gruplar halinde gezip beğendikleri erkeklerin üstlerine birbirlerini iterek, bu şekilde hoşlandıkları erkeklere dokunarak kur yapmaktan hoşlanırlar. erkeklere (bilhassa da yolda gördüğü ve tanımadığı erkeklere) dokunma yasağını delmeye bayılan ve bunun için kadın dayanışmasını kullanan aynı kadın, başörtün iki saniye kaysa seni uyaracağına polise seni işaret eder.

    - ülkelerindeki erkeklerin yabancı kadınlarla evlenmelerine ölesiye sinir olan kadınlar, yabancı erkek gördükleri an daha selam sabah faslına girmeden telefonlarını vermeye, zorla telefon almaya kalkarlar. bazen iş öyle çığrından çıkar ki, tarihi yerlerde yabancı erkeklerin çevresi neşe içerisinde telefon almaya çalışan kızlarla dolar. uzaktan baktığında justin bieber gelmiş zannedersin. şehirler arası otobüste yol arkadaşımın çantasına numarasını tıkıştırmaya kalkanı bile gördüm. daha ne diyeyim ki?

    - dünyada vizesiz gidebildikleri iki ülkeden biri türkiye olduğundan, istanbul'da yaşadığınızı öğrendiklerinde değişiverirler. az önce seni kazıklayan satıcı, canını sıkan otel sahibi,... kısacası yok yere ters davranan herkes nedense birkaç aya istanbul'a gitmek zorunda olduğunu hatırlayıverir. zorla telefon numaranı ister, sende kalıp kalamayacağını sorar. kalmasının mümkün olmayacağını söylesen de ısrar eder. kaybolursa, başına bir şey gelirse arayabileceği kimsenin olmayacağını vb. söylerek telefon numaranı almaya çalışır. bu topladıkları numaralarla ne yaptıklarına hiç akıl sır erdiremesen de sonunda pes edip numaranı verirsin, tabii ki son rakamı değiştirerek.

    - hırsızlık yasaktır. hatta bir dönem hırsızların ellerini kesiyorlardı. ama dolandırıcılık serbesttir. 10 riyal = 1 toman eşitliğinin kafa bulandırdığını bildiklerinden, bunu kendi lehlerine kullanmaya çalışırlar. hadi 3 lira, 5 lira önemli değil dersin. takmazsın. hatta üzülürsün fakirliğine. 5 dolandırıyorsa üstüne ben 5 de bahşiş vereyim de başkasına yapmasın, dersin. ama bir malı sana 600 dolara kakmaya kalktığında vazgeçip dükkandan çıkmaya kalkarsan, aynı malı 5 dakika dolmadan 80 dolara düşürüp sana satmakta ısrar ettiğini görür bu ayakta mikme çabasından tiksinirsin.

    - kadınlar, toplu taşıma araçlarında kendilerine ayrılan bölümde seyahat etmek zorundadırlar. lakin "erkekler için ayrılmış bölüm" diye bir şey yoktur. http://m.friendfeed-media.com/…7106be6334940f95133c
  • dünya'nın en talihsiz ülkelerinden bir tanesi. içeride mollaların aşırı baskıcı yönetimi, dışarıdan sürekli uygulanan ambargolar, artık ülkenin bir parçası haline gelmiş yoksulluk. nefes alacak bir ortamları yok resmen. mesela suudi arabistan da çok baskıcıdır hatta daha baskıcıdır ama adamlarda en azından para var. bunlarda o da yok.
  • irandan gelen bir azeri arkadaşım anlatmıştı:

    islam devrimi sonrası bu ülkede faaliyet gösteren bir ingiliz şeker fabrikası, yeni yönetime vergi vermekte direnir. artık uluslararası anlaşmalardan mıdır nedir, çok da yaptırımı olmayan yeni rejimin molları toplanır ve bu fabrikanın ürettiği şekerler necistir deyu fetva verir. ardından bi allanın kulunun şekerini tüketmediği fabrika iflasın eşiğine geldiğinde vergi ödemeye yanaşır ama o fetvanın kaldırılması şartıyla tabii.

    daha sonra kelli felli cübbeli bi hoca ekranlara çıkmış, tabi tükürdüklerini yalamayacak ya. almış eline şekeri yanında bi bardak çay. demiş bu şeker evet necistir lakin, bunu çaya atınca gusletmiş oluyor ve necaseti kalkıyor, diyerek kullanımına cevaz vermiş.

    para, sen nelere kadirsin.
  • şunu iyi anlamak lazım ki; iran kimsenin saldırabileceği bir devlet değil.

    tek hedef ülkenin içeriden karıştırılması ve rejim değişikliği. çok parçalı bir yapıya dönüşmesi isteniyor.

    iran'da huzur yoksa türkiye'de de huzur olmaz.
  • "bir erkek, 9 yaşına kadar cinsel ilişkiye girmemek şartıyla henüz meme emen bir kızla bile evlenebilir. ön sevişme, okşama, öpüşme ve anal seks cinsel ilişki tanımına dahil değildir ve 9 yaşından önce de yapılabilir. bir erkeğin, helali olan ama 9 yaşından küçük bir kızla ilişkiye girmesi, suç değil kabahat olarak değerlendirilir ve kız bu durumdan zarar görmediyse erkek cezaya tabi değildir. kızın zarar gördüğü durumlarda ise erkek ömür boyu kıza bakmakla yükümlüdür ancak kız bu durumda erkeğin 4 karısından biri olarak değerlendirilemez ve erkek kızın diğer kardeşlerinden biriyle evlenemez."

    iran islam cumhuriyetinde aile hayatını düzenleyen kanunlardan birini okudunuz.

    edit: hiç bir karşı argüman sunamadan sadece küfür edip ağlayan geri zekalılar için:

    http://www.wipo.int/…lex/en/text.jsp?file_id=197898

    1041. maddede açıkça belirtilmiş, kız çocuklarının ergenliğe ulaşmamış olsalar bile vasilerinin izniyle-yada zoruyla- evlenebilecekleri. biraz araştırdım ve 2005 yılında meclisteki deli cesaretine sahip birkaç kadının yukarıda bahsettiğim uygulamanın kalkması için baya mücadele ettiklerini, ciddi bir gürültünün koptuğunu öğrendim.
    sonuçta sadece ergenlik yaşı kızlarda 9 dan 13'e çıkarılmış ve 13 yaşından küçük kızların evlenmesi vasilerinin iznine bağlanmış. yaşı kaç olursa olsun hiç evlenmemiş bir kızın evlenmesi babasının şartsız iznine bağlı bu arada. ha evlenmek istemeyen kız sivil mahkemelere itiraz edebiliyor yeni yasayla ama itiraz edebilmesi için de yasal olgunluğa erişmiş olması gerekiyor.
    böyle çakallıklar hep. sonuçta dediğim gibi yaşı kaç olursa olsun bir kız çocuğu babasının onayıyla evlendirilebiliyor ve humeyninin yeşil kitabındaki, uzun zamandır uygulanan içtihat-en yukarıdaki tırnak içindeki bölüm, bizzat hazretin görüşleri- sayesinde 13 yaşına kadar vajinal ilişki dışında kocasının yaptığı hiçbir şey suç sayılmıyor.
    bunun adı devlet destekli pedofili.