şükela:  tümü | bugün
  • istanbul'dan barselona'ya bisikletle giden sinek sekiz yayınevi kurucularından. saygı & sevgi.

    http://www.ntvmsnbc.com/id/25227376
  • şu beyaz kutuya birşeyler yazıp yolla düğmesine basarak kendini sunmak ve/veya ifade etmek yerine başka şeylerde yapabilen insanlardan biri.
  • yayinladiklari kitaplar gercekten ilgi cekici. guzel insanmis.
  • başından itibaren dinlemeye başladığım, esra ertan ve aydan çelik'in açık radyo'da iki haftada bir çarşamba günleri 14:00'te yaptığı "şeytan arabası" programının dokuzuncu bölümünde takılı kalmama neden olan kişi.

    "bisikletle dünyanın neresine giderseniz gidin, uzun mesafe katettiğiniz zaman; ülkeler arasındaki farkları, insanların yaşayış biçimini ve ne olduğunda insanın mutlu ve ne olduğunda daha mutsuz, ne olduğunda siz o yolda rahatça, mutlulukla şarkı söyleyerek gidiyorsunuz, ne olduğunda tedirgin ve makineleşmiş bir şekilde gidiyorsunuz... bunun üzerinden bir hayat dersi çıkarıyorsunuz."

    https://soundcloud.com/seytan-arabasi/9-program
  • 4000 kilometre bisikletle türkiye'den ispanya'ya yol yapabilmiş mükemmel insan.
  • dünyalar tatlısı taze anne.
  • bebeto'nun gelişiyle hepimizi huzura kavuşturan, mahallede özlenen, dönüşü beklenen candost.

    edit: kiraz'ın annesi.

    (bkz: bebek değil cennet)
  • "çevre ile ilgili konularda dünyayı insan olarak sizin ne kadar mahfettiğinizi anlatan kitaplar var. bu kitapları okuduğunuzda “onlar çok büyük, ben çok küçüğüm, herşey bitti, sonumuz geldi. ben yatağıma girip yorganımı çekeyim” diyorsunuz. oysa iyilikle kötülüğün sayısı karşılaştırılamaz...
    şu sarmaşığa bakın. “ben burda bitmeyeyim, bana göre bir yer değil” demiyor, tüm binayı sarıyor. tıpkı onun gibi böyle kitaplar var. size birşey yapabileceğinizi gösteren, sizi doğayla çatıştıran değil de yeniden anlatan kitaplar var." sözüyle yaptığı sarmaşık benzetmesiyle bu ara çok ihtiyacım olan mücadele gücümü tazeleyen tatlı insan.

    ayrıca bu ara friends'i yeniden izlememden midir nedir kendisini phoebe'ye eşini de ross'a benzetmekteyim.
  • istanbul’dan barcelona’ya pedalladığı gezi sırasında temiz havanın, iyi besinin kıymetini, emek vererek ilerlemenin önemini kavradığını söyleyerek çevreyle, ekolojiyle ilgili kitaplar yayınlayan sinek sekiz yayınevi'ni kuran özenilesi kadın.

    bilkent üniversitesi'nde iç mimarlık, milano'da mimarlık üzerine lisans eğitimleri almış, italya'da grafik tasarım masterı yapmış bla bla bla. şuan anadolu'nun güneybatısındaki yeniköylü diyor kendine.

    kızı kiraz'ın toprağa basan bir fotoğrafını paylaşıp: "çıplak ayak toprağa basan kızlar kolay kolay hasta olmaz ama özgür olur biraz, belki korktuğunuz bundan" diyerek kendini yine sevdirmiştir.

    bence biraz hayatına dokunmakta fayda var. buyrun.
  • az önce bir fotoğrafa denk geldim instagram timeline'ında. popüler blogger annelerden biri koymuş. asıl göstermek istediği şey ne hatırlamıyorum ama kenardan plastik bir zürafa dikkat çekiyor. hemen tanıyorum: çünkü kendisi servet değerinde bir diş kaşıyıcısı ve azımsanmayacak kadar çok sayıda annenin bir numaralı tercihi!

    diş çıkarma, altı üstü birkaç ay süren bir dönem. sonsuz değil. tamam özel, ama bu kadar üstüne titrenecek kadar kıymetli hiç değil. diş oğlum bu! eline havuç versen çocuk onu da emikleyip çıkaracak yani eninde sonunda. sıçmak gibi düşün. dana rosto yesen de sıçacaksın, tarhana içsen de..

    işte böyle saçmalar saçması bir ortamda, bir hazine adeta irem çağıl'ın anneliği. kiraz'ın gardrobunu göstermişti sanırım bir keresinde; üç beş parça minicik şipşirin kıyafetler. çoğu el örmesi, sıcacık. oyuncak desen, onları da tek hamlede kucağına sığdırırsın. nasıl yaa? vallahi de öyle. hiç abartmadan, usul usul yetiştiriyorlar kiraz kızı zeytin ağaçlarının gölgesinde, toprakla güneşle haşır neşir.

    zürafa dokunuyor bana. gördüğüm fotoğraflarda küfrü basıyorum yalan yok. tüketim çılgınlığının, sidik yarışının en şuursuz versiyonu. isterse bin tane faydasını saysınlar, bu gerizekalılığı hiçbir şey aklayamaz gözümde.

    keşke her kadın irem çağıl olsa..