şükela:  tümü | bugün soru sor
  • x milletinden birinin yalancı olması, bütün x millettinin yalancı olduğu anlamına gelmez. ama gerek bazi kültürel, gerek coğrafi şartlar ya da eğitim faktörlerinden, toplumsal normlardan dolayı, x milletine dahil olan insanlar diğer milletteki insanlara göre daha fazla yalan söylüyor olabilirler.

    atıyorum hayatımız boyunca x milletiyle ilgili sözüne güvenmemiz gereken 10 tane durum yaşadık. dinamikler hep aynı olsun. bu on tane durumun hepsinde yalan söyleyen x'lere de denk gelme olasılığımız var, hepsinde doğru söyleyenlere de. fakat ilk başta bahsettiğim x milletinin çevresel faktörlerinden dolayı, olasılıklar çok büyük ihtimalle bu 10 tane olayın 7'sinde x milletinin yalan yanlış yönlendirmelerinden dolayi zarar göreceğimizi söylüyor. diğer 3 olayda ise dürüst x'lerle karşılaşacağımız için zarar görmeyeceğiz.

    şimdi bu durumda ben bu olayların hepsinde zararımı minimuma indirmek için, x kişisi hakkinda, ona güvenebileceğim farklı doneler yakalayana kadar, ilk başta mecburen ön yargılı yaklaşmak durumundayım. şimdi burada bazi arkadaşlar bu sadece x milleti için geçerli değil, y milletinden birisi de olsaydı yine aynı dikkati göstermek zorunda olacaktın diyebilir. ama y milletindeki kişide aynı durumu yaşama olasılığım örnek veriyorum; 10 durumdan sadece birinde kötü sonuç doğuracaksa, o zaman zaten y'ler nadiren yamuk yapar diyerek duruma o kadar dikkat etmeyeceğim, negatif ön yargı ile yaklaşmayacağım. bak yine 1 kerede olsa zarar görme olasılığım var, hatta o zararı gördüğüm zaman yine ön yargılı olduğum için ( bu sefer y'lere karşı yamuk yapmaz ne olsa dediğim için pozitif ön yargi, eğer şüphe ile yaklaşsaydım belki zarar görmeyecektim ) zarar görmüş oluyorum.

    sonuç olarak bu durumda x kişisine karşı, y kişisine oranla daha fazla dikkatli olmam beni ırkçı yapmaz. çünkü geçmiş ve mevcut dinamiklere göre istatistik olarak x kişisinden zarar görme olasılığım daha fazla. bu durum için x,y farketmez karşında 2 kişi varsa olasılık yüzde 50/yüzde 50 diyenler elbette olacaktır. onlarada şöyle düşünün diyorum; real madrid ile başakşehir maç yapsa, yüzde 50 ya biri ya diğeri kazanacak olabilir ama aslında 100 kere oynasalar 95 tanesini madrid kazanacaktır. burada sahip olduğunuz istatistiki veriler ve dinamikler önemlidir. aynı şey x içinde geçerli, sahip olduğumuz veriler yalan söyleyeceğini gösteriyor. ama bu doğruyu söylemeyeceği anlamına gelmez. tıpkı başaksehir'in real madrid'i yenemeyeceği anlami çıkmadığı gibi.
  • cevabım hayır, sen x milletinden bir kişiyi tanımadan sırf x milletinden diye ona büyük ihtimalle yalancıdır dersen, ona her hangi bir birey olarak değil de x milletinden yalancı olma potansiyeli olan bir birey olarak bakarsan bu seni ırkçı yapar, üzgünüm.

    aynı şekilde x milletini de yalancılığa teşvik etmiş olursun, nedeni ise biz insanlar toplumun bizi görmek istediği, kabullendiği gibi davranırız.

    neyse uzun uzun örnek vercektim de uykum geldi, belki daha sonra düzeltirim.

    edit: (bkz: #82289298)

    yani güzel anlatmışsın demek istediğini, ama bu istatistiği negatif olarak yaparsan genel olarak x milletine olumsuz bir etki vermiş olursun, eğer istatistik pozitifse, "x milletinden insanlar çok misafirperver" gibi bence bu ırkçılık olmaz, ırkçılık olması için olumsuzluk olması lazım.

    tanım: ırkçı olduğunu kabullenmemek için edilen cümle
  • olasılık ve istatistik bilenler bilir yeterli sayıda veri elimizde olmalıdır, yeterli veri ve olay incelendiğinde ( yüzbinlerce) anlamlı sonuçlara ulaşmak mümkündür.

    meraklı olanlar big data konseptini araştırsın, şu günlerde gittiğiniz market daha içeri girmeden ne almaya meyilli olduğunuzu biliyor. (bkz: target)

    oldukça olası bir durumdur başlık sahibine gömüp duyar kasmayın.
  • normaldir, hayatın her alanında yaptığımız bir olaydır, sırf ırklar ile değil.

    örneğin türkiye'de neden genellikle erkekler damsız alınmaz mekanlara? gecenin bir yarısı karşıdan ne idüğü belirsiz, dengesiz görünen bir tip size doğru geldiğinde neden karşı tarafa geçersiniz? biri çocukların oynadığı alana pitbull ile gelince neden tepki gösterilir?

    işte bunlar hep istatistik. kısacası case by case, her duruma ve kişiye önyargısız, tamamen kendisini kendi çapında değerlendirip ona göre yaklaşmaya ne zaman ne de kaynak yeter. hem toplumsal çapta hem bireysel çapta.

    gitgide kalabalıklaşan dünya'da istatistiği göz ardı etme lüksü yoktur.
  • burada bir korelasyon iilişkisi kurulmamaktadir. yani x ve y milleti ile ilgili elimizde olan verilere dayanarak bir yaklaşım yapılması söz konusudur.

    aslinda bazı arkadaşlar çok güzel söylemiş. bunu sadece ırkçılık olarak değil, bütünüyle ele aldığımız zaman bir çok şeye uyarlayabiliriz. örnek veriyorum; gece karanlık bir sokakta ilerlerken arkamizda, kapkara, saçı sakalı uzun, bir adam yürümesiyle; açık tenli, renkli gözlü, sinek kaydı jilet gibi bir adam yürümesi arasında bizim o kişiye gösterdiğimiz tavır olarak muhakkak fark olacaktır. çünkü ilk tasvir edilen fiziksel özellikler, olasılık olarak bize ikinci kişiye oranla daha fazla tehlike arz ettiğini söyleyecektir. bu durum dinamiklerin ve istatistiklerin değiştiği her durumda ayrıca farklılık gösterecektir ( yani örneğin dünya nüfusu üzerinde çoğunluk renkli gözlü ve sakalsiz olsaydı ve suç oranlari göz önüne alındığında bu fiziksel özellikler birinci sırada olsaydı, o sokakta ikinci seçenekteki insana karşı dikkat edecek, diğer kişiye ön yargi ile yaklaşmayacaktık)
  • şimdi bu tür durumlarda ne yapıyoruz? hemen empati kuruyoruz.

    x milleti çoğunlukta suç oranı yüksek bir millet, siz x milletinden masum bir bireysiniz. hayatınızda hiç bir suça bulaşmamışsınız, iyi kalpli saf bir insansınız. y milletinin çoğunlukta olduğu bir ülkede yaşıyorsunuz.
    y milletinin de %70'i x milletinden bireylerin genelde suçlu olduunu düşünüyor ve buna istatistik diyor diyelim.

    şimdi x milletinden bir bireyin sosyal hayatını hayal etmeye çalışalım.

    bir kere y milletinden kimseyle kolay kolay arkadaş olamıyorsunuz çünkü y'lerin çoğu kendini koruma amaçlı size mesafeli davranıyor, bazen mekanlara girerken sorun yaşıyorsunuz, y milletinden arkadaşlarınız olsa bile pek çok yeni ortamda insanlar size mesafeli davranıyorlar. bir marketten alış veriş yapacakken sizden önce y milletinden olan kişiye görevli çok kibar davranıyorken, sizinle daha kaba konuşuyor, güvenlik sizi izliyor, belki çantanızı arıyor. benim şu an böyle bir şey başıma ilk kez gelse, kalbim kırılır üzülürüm, ama x milletinden olan bireyin hayatı boyunca başına geldiği için artık alışmış oluyor. böylece x milletindeki kişide de y milletine karşı bir ön yargı oluşmaya başlıyor, y milletinin çoğu "istatistikçidir" diye bir kanıya varıyor. y milletindeki insanların çok güzel hayatlar yaşadığını görüp kıskanıyor ve kendi elinde olmayan sebeplerden (doğduğu etnik kökenden) ötürü hiç bir zaman onlar gibi yaşayamayacağını düşünüyor.

    bulunduğunuz ortamda bir şey çalınıyor ve herkes sizden şüpheleniyor hatta bunu açık açık belirtiyorlar. böyle bir şey başıma geldi mesela hiç hoş değil.

    bir iş başvurusuna gidiyorusunuz, iş için çok uygunsunuz, ama iş size değil de bu işe sizden daha az yatkın olan y vatandaşına veriliyor ve başvurduğunuz işlerin çoğunda aynı durum başınıza geliyor, kabul edildiğiniz işte ise y vatandaşının kazandığından çok daha düşük bir ücrete kabul ediliyorsunuz. patronunuz bu duruma istatistik olarak bakıyor. bu durumda ya hakkettiğiniz yarısı ücretle çalışmaya başlayacaksınız ya da lanet olsun böyle dünyaya diye isyan edip milletinizdeki çoğu kişi gibi suç işleyerek daha kolay yoldan geçiminizi sağlayacaksınız. size davranışlarından dolayı y milletinden nefret etmeye başlıyorsunuz, y milleti zaten sizi sevmiyor, tebrikler birbirinizi sevmemeye, birbirinizi sevmeden birlikte yaşamaya teşvik ettiniz.

    daha çok örnek verilir de anlamış olduğunuzu var sayıyorum.
    yani masum bir insanın sırf etnik kökeninden dolayı günahını alıyorsanız, toplumdan uzaklaştırıyorsanız bu ırkçılıktır.
  • teorik olarak düşünüldüğünde, çoğunluk grubu oluşturan insanlar, bunu ırkçılık olarak tanımlıyor.

    örnek verecek olursam eğer insanların göz renkleri ile zeka seviyeleri arasında bir korelasyon kurduktan sonra ve bu korelasyonu bilimsel olarak ispatladıktan sonra mavi gözlü insanlar, ortalama insana göre daha zekidir söylemi, çoğunluğun görüşüne göre bilimsel olarak desteklenmiş bir ırkçı söylemdir. nazi almanyası döneminde de iktidar, kendi söylemlerini desteklemek için bilimi kullanmıştır. bilim, nazi almanyası döneminde siyasi ideolojiye alet edilmiştir ama benim bakış açıma göre eğer gerçekten mavi gözlü insanlar, ortalama insandan daha zeki ise mavi gözlü insanlar, ortalama insandan daha zekidir. bu söylem, benim standartlarıma göre ırkçılık değildir fakat çoğunluğun görüşüne göre buna maalesef ırkçılık deniyor. bazı konularda ekşi sözlük denilen ortamda bu kadar yaygara kopmasının sebebi de zaten çoğunluğun görüşünün temel alınması. dahası bir bilimsel gerçek, bir bilimsel gerçektir; fakat bu bilimsel gerçek, bir ideolojiye alet edilip insanları sınıflandırmak ve ayrımcılık yapmak için kullanılırsa buna ırkçılık denir. ben kendi açımdan nazizm, faşizm ve kemalizm gibi ideolojileri kısmen kabul etmiş olsam da bir nazi, faşist veya kemalist değilim ve bu da beni bir ırkçı yapmaz.

    ayrıca ben, başlığı açan yazara hak vermekle beraber bilim ve matematik denilen olguların siyasi ideolojileri desteklemek veya bir siyasi ideolojiye alet edilmek için kullanılmasının yanlış olduğunu düşünüyorum.

    eklemem gerekirse üstüne basa basa söylüyorum, benim yazdığım entryleri okuduğunuzda kafanızda canlanacak olan hayat görüşü, olabilecek en optimum ve bilimsel hayat görüşü ve bu konuda iddia sahibi olduğumu belirtmek isterim.
  • bir üstteki yazar arkadaş konuyu çok güzel yerden irdelemiş eklemek istiyorum.

    öncelikle konuyu bana indirgeyip, tartışmanın özünü kaçıran arkadaşlara teşekkür ederim. böylelikle bir münazara nasıl olmamalı göstermiş oluyorsunuz.* bir dahaki sefere ad hominemlerinizi evde birakirsaniz, belki tez-antitez aşamasına geçebiliriz en azından. konunun özünü anlayan arkadaşlarla devam ediyorum.

    "bir bilimsel gerçek, bir ideolojiye alet edilip, insanları sınıflandırmak ve ayrımcılık yapmak için kullanılırsa buna ırkçılık denir." evet buna ben de katılıyorum. yalnız buradaki konuda bir kesinlik/gerçeklik yok. olasılık var. yani x milletiyle ilgili karşımızdaki insan yüzde yüz yalan söyleyecek diye bir durum söz konusu değil. ama daha önce ki deneyimlerimiz/elimizdeki veriler bize yalan söyleyeceğini işaret ediyor. bu durumda oluşan ekstra dikkat ya da ön yargı konumuz.

    case by caseden bahsetmiş bir arkadas. aslında algilamamiz gereken durum buna yakın bir şey. yani biz zaten istatistiği kullanmaya programlanmış durumdayız. çoğu zaman verdiğimiz kararlarda farkında olmasakda olasılık hesaplaması yaparak karar veriyoruz. risk ne kadar yüksek ise dikkat o kadar artıyor. riskin minimum olduğu durumlarda çok detaylica düşünmüyoruz.

    istatistik burada x milletini milletine göre sınıflandırıp bir oran çıkardığı için, millet üzerinden düşünüyoruz konuyu. ama örnek veriyorum; elimizde dünyadaki şapka takan insanların yüzde 60 i yalancidir gibi bir veri olsaydı, şapkaya karşı ekstra bir ön yargiya sahip olacaktık.
  • öncelikle belirtmek gerekir ki her istatistik, anlamlı değildir. ayrıca üzerine tartışılacak bilimsel metodlar kullanılarak ulaşılmış anlamlı bir çalışma varsa, üzerinden tartışılabilir. ancak başlık altında somut bir araştırma göremiyoruz henüz.
    not: tezini “turizm gelirlerinin istatistiksel yöntemlerle incelenmesi” üzerine yazmış bir istatistik mezunuyum. bunu söylemekteki amacım, turizm gelirlerinin mevsimsel etkilerden arındırılmadan incelenmesinin, analizciyi yanıltacağı üzerine yaptığımız çalışmanın, muhtemelen ırka dayalı, bilimsel dayanağı olmayan genellemelerde de karşımıza çıkacağına atıfta bulunmaktır.
    ayrıca, ziya gökalp’in de söylediği üzere, şecere atlarda aranır görüşüne katılıyorum.
    atıyorum “x’ler hırsız” diye bir genelleme yaptık ve doğar doğmaz x ırkına mensup bir çocuğu, tamamen farklı ve x çoğunluğa sahip nüfustan çok uzak bir bölgede yoğun y ırkının çoğunlukta olduğu bir bölge ve topluluk içersinde yetiştirdik. burada x, x olduğunu bilmeden büyüdü diyelim; bu çocuk y karakteristik özelliklerini mi daha yoğun sergiler yoksa x mi?
    b
    bilimsel yöntemlerle ulaşılmamış ve ulaşıldıysa da anlamlı olduğu kanıtlanmamış bütün veriler ve bu verilerden ulaşılan genellemeler yanlıştır.
  • yetersiz verilerden sonuç çıkarmak insan beyninin 140 bin yılda geliştirdiği bir yetenektir.

    o kadar değerlidir ki taklit edilememektedir. en baba ai yazarım diyen adam bile bunun yanından bile geçemez.

    pattern seeking ile beraber bu yetenek bizi dünyanın hakimi yaptı.

    şimdi üç beş kendini bilmez ırkçılık diye yaftaladığı için bu yeteneği kullanmayacak değiliz.