şükela:  tümü | bugün
  • ürettikleri herşeyin tam karşılığını pürolu,şişko,para babası müzik şirketi sahiplerine yedirmektense kendileri yemeyi tercih ettikleri için kurdukları olay.bir nevi hem işçi hem patron olma olayı.
  • edward the greatin arkasinda gorup dumur oldugum sirket.
  • dünya üzerinde en sevdiğim şirket. acaba ileride borsada halka arz durumları olur mu? diye düşünüyor insan.
  • varlığından haberdar olduğum zamandan beri nefret ettiğim şirket. öğrendiğimde sanırım 1998 yılı idi. bir kişi ya da bir grup hem müzisyen hem de holding patronu olamaz daha doğrusu olmamalı kanaatimce.
  • müzik, sinema, edebiyat vb'nin geldiği noktayı iyi özetleyen şirket.
    artık izlediğimiz, dinlediğimiz, sözlerinden çıkarımlar yaptığımız hayatımızı etkilediğini düşündüğümüz çoğu "kültürel üretim" ne yazık ki artık birer "kültür ürünü".

    çoğu, daha fazla insana satılması için formullerle inşa ediliyor. etrafında başka ürünler de (konserler, eventler, oyunlar) inşa edilerek pazarlanıyor.

    çoğu müzik şirketi artık albümdeki hit potansiyeli olan şarkıları focus gruplara sokuyor.
    yani "bu şarkıyı dinler miydiniz? sosyal medyada paylaşır mıydınız" gibi sorularla insanların yorumları alınıyor ve gerekirse şarkının üzerinde değişiklikler yapılıyor.
    mesela metallica'nın black albümü.
    filmler ve kurgu kitaplar için de bu böyle.

    yani bizim dinlediğimiz, izlediğimiz okuduğumuz ürünlerin çoğu raftaki deterjandan, mağazadaki jeanlerden ya da gömleklerden farksız.

    nasıl ki h&m'e gidince smart casual'dan urban'a, takım elbiseden eşofman'a kadar her segment ve yaş grubuna hitap edecek ürünler sunuluyor, müzik endüstrisi de farklı yaş grupları ve yaşam tarzındaki insanlar için ürünlerini sunuyor. ıron maiden da bunlardan biri ve tüketicilerinin kolay hazmedebileceği, tam olarak istediği gibi ürünler ortaya koymaya devam ediyor. bu noktada da tüm
    samimiyetini kaybediyor. bayıla bayıla dinlediğim dream of mirrors'ın çamaşır makinesine döktüğüm deterjanların üretilmesi gibi bir vizyonla üretildiğini düşününce tüm anlamı kayboluyor.

    hatta durum daha da ileri gidiyor: algoritmalar. artık müzisyenlerin tarzını taklit edebilen hatta dinleyicinin en beğendiği kısımları tespit edp ona uygun besteler yapabilecek sistemler mevcut. mesela abba 2020'de böyle bir single yayınlayacağını söyledi. bugüne kadar bestelenmiş tüm abba şarkılarını analiz eden yazılımlar yeni bir "abba" hiti oluşturuyor. 2020'de de satışa sunulacak.
    yani bugün abba üyeleri hiç stüdyoya gitmese, birkaç prodüktör ve söz yazarıyla sadece vokal kayıtlarını alıp on tane daha abba albümü yapılabilir. ya da iron maiden ya da daft punk.