şükela:  tümü | bugün
  • italyanca kökenli bu terim, ilk olarak italya krallığı'nın oluşumu sırasında avusturya'nın denetiminde yaşayan ve italyanca konuşan toplulukların, italya krallığı'na katılması çabalarına karşılık olarak bulunmuştur, daha sonra daha yaygın bir çerçeveye oturtulmuş; bir ülkenin başka bir ülkede yaşayan, dil ve etnik köken bakımından kendisinden saydığı topluluklar üzerinde hak iddia etmesi, bu topluluğun yaşadığı toprakları kendi sınırlarına katmak istemesi anlamında kullanılagelmiştir.
  • cografi bolgeler uzerinde hak iddia etme ve neticesinde hak iddia edilende tarihi, etnik, cografi nedenlerden oturu milliyetci ajitasyon olusmasidir. ornegin, nazi almanyasinin alsas-loren uzerinde, arjantin'in falkland adalari uzerinde, yunanistan'in makedonya uzerinde, pakistan'in kesmir uzerindeki iddialari irredentizm orneklerindendir.
  • fr. irredentisme
    dil, gelenek, görenek ve çeşitli kültür değerleri bakımından bir birlik gösterdiği halde ana yurt dışında kalmış halkın yaşadığı toprakları ana yurt sınırları içine almak düşüncesi.
    19. yy.in 2. yarisinda ortaya cikan pan-italyan hareketi.
  • sınırları ayrı halkların birleşmeleri yönündeki faaliyetleri, topraklarıyla birlikte tabi.
  • bir "pan" hareketi. giden gitmiştir ama gerek tarihi miras, gerek ata toprağı gibi sebeplerle gizliden gizliye de olsa bir ülkü sürdürülür. hak iddia edilir. bunu yapmak için mutlaka köklü bir devlete sahip olmak gerekmez.
    turancılık, pantürkizm gibi idealar bu kapsama alınırken nedense iran,ırak,suriye ve türkiye topraklarının birleştirilmek istenmesi, nihai hedefin bu olması es geçilir. yersen...

    (bkz: büyük kürdistan projesi)
  • devletlerin toprak alma amaçlı ve saldırgan hareketlerine verilen isim. doğru yazılışı bu şekildedir.
  • benzerini kendine katma isteği
  • tdk tarafından kurtarımcılık olarak türkçeleştirilen, milli güvenlik dersinde tüm ülkelerin veya dış mihrakların memleketimiz üzerindeki planlarının ihtiva ettiği ileri sürülen terim.
  • neo-osmanlıcı bir dışavurumu için: (bkz: http://www.59saniye.com/…dat-84-mekke-85-medine-86/)
  • ingilizcede "unredeemed land" anlamına gelen ve italyanca "terra irredentia" kalıbından türemiş bir kavram olan irredantizm ilk kez, italyanca konuşulan, avusturya ve isviçre kontrolündeki topraklarda ortaya çıkmıştı çünkü dönemin liderleri “italyanca konuşan tüm kardeşleri” bir araya getirmek gibi bazı milliyetçi fikirlere sahipti. bu kavram için kısaca “başka bir devletin egemenliği altında bulunan toprakları kendi topraklarına katmak istemek” dersek eğer bu hem eksik hem de biraz yanlış bir tanım olur çünkü modern milliyetçilikten aldığı agresif yönlerine rağmen irredantizm, henüz "milliyetçilik" kavramı daha ortaya çıkmadan önce emperyalist devletler tarafından kendi politikalarını doğrulama aracı olarak kullanılıyordu zaten. (bkz: crusades) (bkz: holy land)

    bu kavram, genellikle iki amaç ile motive edilebilen bir kavram: bu amaçlardan birincisi, genişlemek/büyümek maksatlı olarak ihtiyaç duyulan güç ve zenginliğin artırılmasına, ikincisi de soyla birliktelik isteğine ilişkin. (bkz: kinship) ancak ikinci dünya savaşından sonra ve hatta soğuk savaşın sonlarında irredantizm yavaş yavaş bir paradoks haline geliyor ve uluslararası hukuka aykırı bir kavram olarak anılmaya başlıyor çünküü bu yaklaşımdaki asıl amaç bir grubun iyiliğinden çok devletlerin teritoryal kazanımları ile ilgili. zaten sonrasında görüyoruz ki, uluslararası sözleşmelerde irredantist yaklaşımları kınayan ve bu yaklaşımların yaptırıma maruz kalacağını ifade eden bölümler yer almaya başlıyor.

    yirminci yüzyılın sonlarına doğru da birçok devlet hem politik hem ekonomik anlamda çeşitli sorunlarla baş etmek durumunda kalınca, etnik milliyetçilik ve irredantizm gibi kavramlar giderek daha da popüler hale gelmeye başlıyor. bunun sonucunda da u.s. gibi, bölgesel güvenlik örgütleri gibi uluslararası toplumun güçlü üyeleri bu konuda “proactive” bir yaklaşımı benimsiyor. peki bu ne demek? aslında kelime anlamına bakacak olursak, yanılmayız; proactive yaklaşımı önleyici bir tutum olarak düşünebiliriz. şöyle ki, tamamen yok edilemeyecek olan bu kavramlar en azından şiddeti azaltılarak baş edilmesi kolay bir hale getirilebilir ve bu da azınlıklara verilecek olan haklarla ya da devletlerin birbirlerine temel haklar açısından daha uyumlu hale getirilmesi ile başarılabilir. yani, yakın gelecekte de muhafazakar ve milliyetçi ideolojiler yükselişte olacak ise önleyici politikalar ile bu çatışmaların potansiyel etkileri hafifletilebilir diyebiliriz.