şükela:  tümü | bugün
  • büyük şirketlerde problem yaratan, hatta öğrenildiğinde uyarılar alınmasına sebebiyet veren bir durumdur. karşılıklı olması halinde, yasak birşey olması, durumu daha çekici ve tutkulu hale getirebilir. ayrılık ve ayrılık sonrası süreçleri bir kabus olması muhtemeldir.
  • olay iliski halini alinca, sürse de bitse de, taraflardan birinin istifasi ya da istifaya zorlanmasiyla son bulur...
  • işverenin ilk başlarda işine gelen bir durum olabilir pek ala.

    "bir odaya girdim, patronlar ve ben. dediler ki işte artık bu esmer adamla birlikte çalışacaksınız. ve ben kendimi ondan alamıyordum, motivasyon kaynağım artmıştı. çalışkan ve zeki görünmek adına daha çok çalışıyordum, akşam kaçta çıkacaksın işten diye sorduğunda yorulunca diyordum ve hayat artık bu yeni yoldaşım etrafında, benim daha çok çalışmamla geçmekteydi..."
  • yapani gordum. mutlak surette yavsama,ayağına çay kahve getirme gerektiren eylem.
  • buyuk bir holdingimize bagli bir sirkette calismaya baslamadan evvel, eger "sirketten biriyle evlenirsem gorev yaptigim sirketin degistirilebilecegini pesinen kabul ederim" mealinde bir kagit imzalatmislardi. gerci ilgili kagit asktan bahsetmiyordu ama yine de benzeri durumlardan cekmis olmalilar daha evvel.
  • yürümemesi durumunda iş yerinin çok can sıkıcı ve tatsız bir yer olacağı kesin olduğundan "allahım şu iş geri dönülmez bir yola girip de itiraf noktasına gelmeden ya benim ya onun karşısına şöyle feleğimi şaşırtacak birini çıkar da, vazgeçelim biz bu sevdadan " dedirten durum.
    lakin bir birinize uygun olmadığınız gün gibi aşikarken ve biteceği belliyken, üstelik bitince hayatından çıkıp gitmesi mümkün olmayacakken, şeytan sürekli "olsa ne olur ,kıyamet mi kopar" diye fısıldayabilir kulaklara... gelin siz o şeytanı dinlemeyin, uslu uslu oturun, paranızı kazanın, sonra kendinize yeni birini bulacak ortamlarda çatır çatır afiyetle o parayı yiyin.
  • eger bunu yasaklayan bir sirkette calisiyorsaniz iki ucu boklu degnektir.
  • gönüle söz geçirilmese de o yola girilmemelidir. yoksa çok üzer, çok yaralar. ayrılma ihtimali, dedikodu ihtimali, nereye kadar sürecek ihtimali derken kafa karışır. bir de adam sizi arkadaşınız olarak bellemişse sizin o yol için uğraşmanız boşunadır, kendinizden soğutmaktan başka bir işe yaramaz. o nedenle denizde balık çok deyip yola devam edilmelidir, enerjiyi işe güce sarfetmelidir.
  • hele ki karşınızdaki insan yabancı biriyse kültürel farklılıklardan dolayı sürekli bir kısır döngü icinde gidip gelinen ve bundan garip bir haz almanıza sebebiyet veren bir durumdur.