şükela:  tümü | bugün
  • i$adamlari ve sanayicilerden olu$an grup.
  • bir acımasız savaş alanı... yapıp ettiğiniz güzel, yararlı şeylerin hiç takdir görmediği ama hatalarınızın (büyüklüğü hiç önemli değil) hemen işinizden olmanıza sebep olacağı, 'büyük'lerin dünyası.. profesyonellikle egoların çatıştığı, suni oluşumlarla örülü, 'tadından yenmez' garip mekan..
  • (bkz: iş icabı)
  • alt grubunu kokteyllerde kokos karilarini koluna takip puro icen, kulunu de yere silken asiri palazlanmis ex-kucuk esnaflarin, ust grubunu ise asiri palazlanmaktan devlet ebadina gelmis, capraz ortakliklardan marji kaymis bir grup cokuluslu sirketin beyaz yakali plaza aristokrasisinin olusturdugu, bir malin uretimi-alimi-satimi-pazarlanmasi cemberinde ve finans alaninda faaliyet gosterilen paralel evren. varligindan genelde medya vasitasiyla haberdar olur, yaptiklarini iligimizde kemigimizde, cebimizde, cevremzde, girtlagimizda hissederiz. bir nevi gorunmeyen ama varligi bilinen bir boyuttur.
  • pseudo bir dünya olduğuna dair inancım giderek artıyor. vertigom azıyor, midem bulanıyor.

    plaza loserlarının eli ekmek tutmaktan ziyade sınıf atlamak, egolarını tatmin etmek için oluşturdukları sanal alem. misket oynamamış, mahalle kavgasında yumruk atmamış/yememiş çocuklar. prenses edası ile ortalıkta dolaşan ancak tuvalet terbiyesi almadıkları tuvaletlerin halinden belli olan kızlar.

    değil iş ahlakından ahlaktan habersiz bu gürüh iş dünyası oluveriyor bir anda. tarihe bağlılık bizans oyunları seviyesinde. dönen dolaplarınsa bini bin para. iş uğruna yapılan şerefsizlikler ve utanmadan bunları aklama çabası. (bkz: pseudo ahlak)

    hayatlarında yapacak daha iyi bir şeyleri olmayan insanların "garip bir değer biçtikleri" bir dünya şu iş dünyası dedikleri.
  • değişik bir habitat içinde bir sürü farklı insanları ve duygu durumlarını barındırır. aynı masada bankacı bir arkadaşın sinirleri harap olmuşken, satış danışmanı olan şahsımın insanlara hoşgörüsü kalmamıştır, diğer yeni kimyager ise eli kolu asit yanıkları içinde, muhasebeci arkadaş ise ssk primleri ile kafayı bozmuştur. bankacı arkadaş ağlak bir emo gibi hayata yaşlı gözlerle bakarken, satış danışmanı ''lan biri dadansada kavga etsek'' tadındadır, kimyager arkadaşsa ''lan şu kpss'den 90 alamadım, öğretmenlik yine yalan oldu iyi mi'' diye serzenişte bulunur.
    bu iş dünyasında mesleği icra ederken en çok yakınılan, sonrasında ise en çok özlenen tek meslek vardır ki o da öğrenciliktir. masadaki bütün insanlar o mesleği icra ettiği günleri hatırlar ve herkesten aynı tepki nükseder.

    -offf off şimdi ilkokulda kokulu silgilerle savaş yapmak vardı, ne güzeldi o okuma saatleri...
  • yuzde 90'i bir sonraki secimlerde akp'ye oy verecektir.

    seçim sonrası edit: ve zaman beni haklı çıkarıyor.
  • iş dünyası patronların uydurduğu bir içi boş terimdir. reel dünyadan en büyük farkı ise ceplerine girecek paranın miktarında azalma yaşanacağını öngördüklerinde kendi söyledikleri yalana sonunda kendilerinin inanmasıdır. iş dünyası, büyük bir oyunu gerçek gibi göstermektir. bu oyun; çalışanların özgüvenlerini azaltarak köleliklerini sürdürmek üzere yazılı olmayan binlerce kuraldan oluşur. iş dünyası totaliter rejimin kalesidir. soru şudur: çalışan mı olacaksın, çalıştıran mı? her ikisinin kuralları da bir diğerinden masum değildir. çalışan da eninde sonunda var olmak için, farkında olarak ya da olmayarak diğer çalışanlarla rekabet etmektedir. yöneten yani çalıştıran da diğer çalıştıranlarda rekabet etmelidir. rekabetin kuralı ise kazanmaktır. iş dünyası güç kazanma ve bunu kullanma oyununa verilen isimdir.