şükela:  tümü | bugün
  • that awkward moment, asdgasd.

    zaman-mekan algısının bir anda kaybolduğu, öte taraftan çakraların iyiden iyiye açıldığı an.

    - let's continue in english. name three traits that you don't like about yourself.

    + (iç ses: trait neydi lan abooov) excuse me, can you repea...
  • "only in uk" diye karşılık vermenizi salık veririm.
  • (bkz: what is your purpose of visit) seviyesinde karşı taraf da zaten.

    tanım: rahat olunması gereken an.
  • genellikle tedirgin olduğum an. bunu söyledikten sonra karşıdaki adamın beni anlayacak kadar ingilizce bildiğinden emin olamadığım için hangi seviyede konuşacağımı bilmediğim andır. bilen bilir c2 seviyesinde ingilizce konuşurum ama bugüne kadar ana dili ingilizce olmayan birisiyle ingilizce iş görüşmesi yaptığımda bu lafı eden ve gerine gerine konuşmaya çabalayan adamlar en çok b2 seviyesinde oldular.
  • bana hangi ülkeleri ziyaret etmek istersin diye sorulduğunda aklıma bir tane ülkenin ingilizcesinin gelmemesi ile başlayan ter dökme anlarıdır. sonra sonra ıtaly mitaly geldi aklıma ve direk aklıma hangi ülke geldiyse dedim. o an ingilizcesini hatırlamam yetti. yoksa görmek istediğimden falan değildi çoğu.
  • yüzün sıçtın mavisi renge girdiği an
  • (bkz: sıçtığının resmidir)

    hatta rakamlara, tarihlere de özellikle vurgu yapalım diyenlerin ben taa..

    (bkz: #52835873) 'ya istinaden hamiş: hani amerika'da ingiltere'de master yapmış elemanla neden ingilizce mülakat olsun ki gibi bi görüş var.
    bu ülke topraklarında öyle kurumlar var ki amerika'da veya ingiltere'de master yapmış biçok kişiye ingilizce dil tazminatı direkt vermek yerine yds (eski adı kpds) puanını şart koşuyor.

    yani illa ki yapacak, senin kursa gitmeden aldığın yds puanını "peki o zaman speaking nasıl bi görelim" diyerek pekiştirmek derdinde olma hakkı da var. çifte standart olmadan tabii. beni sınıyorsa her türlü, benden sonraki görüşeceği kişinin de aynı şekilde seviyesini test etmeli. ne yazık ki keyfi bazı şeyler bu ülkede de neyse.

    ne diyordum: iyi ki sınavlar (yds, ielts veya kpss) var.

    buradan mülakata gireceklere başarılar dilerim. bülbül gibi şakısınlar inşallah. hatta inşallah redhouse gibi takılmadan telaffuz etsinler her türlü skimi :)
  • eğer görüşmeyi yaptığınız kişi çocukken amerikaya gitmiş ve orada 20+ yıl yaşamış ve kısa süre önce yurdumuza dönmüşse sıçtığınız andır. ben mi? yok canım sıçmadım, cevabım "her türk gibi okuyup, yazabiliyorum ama practice (praktis) eksiğim var." olunca üstüme gelmedi. işi de aldık.
  • "oh we are not in the uk"

    diyerek espiri yapılarak gülüşmelere sebep olunur ve zaman kazanılabilir.
  • slang konuşarak karşımdaki aykey'ci biatch'a world'u tight ettiğim moment.