şükela:  tümü | bugün
  • yoğunluk. tek geçerim.
    p.s. : karşılığını alıyorsan değer düşüncesinde olanlar ile tartışmak istemiyorum.
  • patronun aylardır maaşı gününde ödememesi veya parça parça ödemesi ile birlikte; şu eve gelen elektrik internet vs. gelen faturaları bari ödeyeyim dediğim de istediğim parayı ısrarlı hatırlatmalarla sonunda ödeyip, bak kıymetimi bil faturalarını ödedim ha diye de gerine gerine konuşması. *
  • asgari ücretle çalışmak.

    tiksindim vallahi. böyle bir durum yok.
  • çalışmak matah bir şey olsa karşılığında para vermezler.
  • tabi ki dedikodu.

    insan iş stresini yoğunluğunu bir şekilde atlatıyor ama bununla başa çıkamıyorsun.
    en küçük yerde de kurumsal firmalarda da durum aynı. yanınıza iyi niyetle yaklaşan insanların sizle konuşurken aslında kafasından neler geçirdiğini anlayamıyorsunuz hele ki sizde dost sanıp içinizden geçenleri döktünüz mü geçmişler ola...

    iş hayatında kimseyle dost,arkadaş olmayın.
  • patron-çalışan, çalışan-çalışan, müşteri-çalışan arasındaki gerginliktir. bende anında o işyerinden kaçma hissi uyandırır.
  • ego barındıran saçma iş arkadaşları... bir yumrukta yere serileceğini bilen bir götün bunları bilmesine rağmen götlük yapması.
  • dedikodu ve yalakalik . benim calistigim firmada bu ikisini yapan arkadaslar barinamiyor cunku direk suratlarina karsi yaptiklarini soyluyorum ve diger calisanlarda benden cesaret alip ustlerine gidiyorlar . hic sevmem bu tarz davranislari . adam olun .
  • çalışılan iş yerinde sineğin yağının hesaplanması. az adamla çok iş yapılması. senin görev tanımında olmayan işlerin sana kilitlenmesi. karşılığında maddi olarak bunun takdir edilmemesi. tipik türk işi şark kurnazlıkları ve küçük hesaplar.
  • tabiki de açık ara sabah erken kalkmak

    benim için kalkamamak da diyebiliriz, veya zor kalkmak*