şükela:  tümü | bugün
  • herkesin hayalidir, ama ayda bilmem kaç para maaş, şirket arabası, sigorta, prim vs vs cazibesinden dolayı pek azı rahatını bozup sürünmeyi göze alır.
  • girisim yapmak
  • yapmak istediğim ama başında durmadan para getirmesi için iyi bir sistem kurmamı gerektiren hayal.
  • çoğu zaman "o işin mafyası vardır abi" denilip de fikir aşamasından ileri gidemeyen süreç
  • senelerdir düşündüğüm ama açacağım yerin ismini söylediğimde herkesin tuhaf baktığı fiil.. (bkz: )"gergedan cafe"
  • hayali hoş ama çuvallama riskinin olması yüzünden pek eyleme geçirilemeyen eylem...

    bir de insan kendi işini kurunca "ulan bizim eski patron ne çok ıvıra zıvıra para veriyomuş yuh" diye düşünebilirsiniz...

    görünen masraf kadar bir de görünmeyen masrafı vardır bu işin... masraf=patron olmak mantığı ile gidersek, bir çırpıda sayabileceklerimiz...

    yanyana yazayım da az tutsun, alt alta yazınca 1 sayfayı geçti diyorum ve başlıyorum... işçilerin maaşları, sigortası, yemeği servisi, üniformaları, güvenlik önlemleri... ota boka vergiler,dükkan kirası, reklam giderleri,oda kayıt paraları, aidatları, matbu evraklar, kartvizitler, eşantiyonlar, müşterilerle yenen yemekler, benzin paraları, telefon paraları, internet parası, elektrik parası, su parası, işle alakalı abuk subuk gazete ve yayınlar, sanayi sitesindeyseniz abudik gubidik masraflar, aidatlar, çevre düzenlemesi, iç dekorasyon bedelleri, danışman ücretleri, marka patent masrafları, tezgahlar, makinalar, bunların yedek parçaları, hırdavatları, aşınan ve değiştirilmesi gereken parçaları... vs... (daha çok var da, yoruldum şimdi yeter)

    görüldüğü üzere tüm bunları eskiden patronunuz yapıyor, üstüne de size 2lira atıyordu... ama şimdi tüm bu masrafları siz yapmaya başlayınca bi bakıyorsunuz ayda 2 lira kalmıyor size. mühendisiniz sizden daha çok para kazanıyor hale geliyor.. ki siz hem patron hem de mühendisken...

    tabi bu ilk bir kaç sene için geçerli (inşallah)... belli bir süreden sonra ya batar ya çıkarsınız zaten ama ilk 1 sene böyle gider ortalama...

    iş kuracaksanız bunu göze alıp girin işe, 1 senelik desteğiniz kenarda dursun...
  • herkesten daha az para harcamayı bütün benliğiyle kabul etmektir.
    mal alırken çingene pazarlığı yapmaya başlamaktır.
    pazarlarken min. harcamayla max. kitleye hitap etmeye çalışmaktır.
    mercedes'e binmek yerine orta sınıf bir araca binmenin normal olacağının bilinmesidir.
    ne kadar kazanılırsa kazanılsın 10 katı taahhütle çalışmaktır.
    ticari itibarı asla kaybetmemek için yaşamaktır.
    işin başından ayrılmadan, uyumadan, uyunursa rüyalarda yeni bir şey bulma umuduyla yaşamaktır.
    özel ve sosyal hayat arasında uçurumlar olacağının bilinmesidir.
    iş arkadaşlığı ile gerçek arkadaşlığın karıştırılmaması gerektiğinin bilinmesidir.
    risk almaktan korkmamak ama alırken korkmaktır.
    görünenin ardındaki görünmeyeni görmeye çalışmaktır.
    ottan boktan ders çıkarmak, atılan bir adımın bütün sonuçlarını görmeye çalışmak ama görememektir.
    asla "biliyorum" dememek ama yaparken büyük bir özgüvenle yapmaktır.
  • eğitim zaiyatı veya şehit olmaz da askerden sağlam dönersem 16 mayıs 2011 tarihinden itibaren çalışmalarına başlayacağım eylem. 2 dil biliyorum, 5 senelik fakülte bitirdim, iyi bir işim var ama malesef başkalarına ayda 20-30k kazandırıp kendime 4k kalmasından nefret ediyorum.

    -yapacağım işin zerre eğitim gerektirmemesi yüzünden baş gösterebilecek "boşuna mı okudum lan onca sene" duygusu,
    -bu işe girmeye niyetlendiğimde ailemin vereceği tepki,
    -az da olsa işin tutmama ihtimali, tutsa da tuttuğu güne kadar beni geçindirecek kadar sermayemin olmaması,

    gibi düşünceler şimdiden şafaktan beter sıkıştırmaya başlamış da olsa, kafamdakilerin gerçekleşmesi durumunda "bir gün çalışırken kafası atmış, her şeyi bırakıp x işine girmiş, şimdi zincir kurdu herif" denen adam olmam işten bile değil.

    işin olumlu yanları da az değil çünkü.

    -bu işi istanbul'da benden başka yapan olmayacak,
    -istanbul'un tüketim alışkanlığına "cuk" diye oturuyor,
    -bu iş istanbul'da olmadığı için olduğu 2 şehire günübirlik gidip gelen bir sürü insan tanıyorum,
    -sanal alem ve medyada reklam yapmaya yetecek ağa sahip gibiyim,
    -ekşi sözlük yazarları arkamda :)

    zamanı gelince kariyeri askıya alıp bu işe girişmeye götüm yer mi yemez mi bilmiyorum ama her ay başında bordroya bakıp "keşke deneseydim" diyerek yaşamak da istemiyorum.

    kariyeri sallayıp tamamen alakasız bir işe atlamış olanlar varsa bi elimden tutsunlar.
    çok pis saygı duyuyorum kendilerine.

    1-2 sene sonra edit: halen maaşla çalışıyorum.
    umudu kesmiş edit: maaşa kaç gün kaldığını saymak varken üşenmeyip destan yazmışım. gençlik işte.
  • daha 1 ay öncesine kadar sigortalı bir çalışan olarak sabah 8 akşam 6 götümü yaya yaya
    maaş+ssk+prim+bonus+araba+benzin+şirket hattı vs. alıp parayı koyacak yer bulamazken, bağkur'a yatay geçiş yapıp, maaşında, priminde, bonusunda, arabanında, benzininde, bakımında, turkcellinde, internetinde, vergininde, vs. kendi götüne girip, sabah 7 de dükkan açıp, bir kamyon deterjanı tek başına indirmek demekmiş.*

    (bkz: ben bugün bunu gördüm)

    ama süper bi olay len, bütün o international ve presantabl ve şirketlerin ben ta götüne koyim.
  • benim icin (yazilim firmasi)
    1. adim: ofis bulmak
    2. adim: mobilya almak oldu. su an bu asamadayim hala `sürekli dağınık bir zihinle ortalıkta hayalet gibi dolaşmak` eylemini icra etmeye devam ediyorum ve ilk parami kazanincaya boyle devam edecek gibi gorunuyor. siradaki adimlar su sekilde olacak gibi...
    3. adim: elk. telefon, adsl basvurulari
    4. adim: sirket kurulumu(yaklasik 15-20gun *)
    5. adim: gerekli yazilim ve donanimlarin alinmasi
    6. adim: network/santral/domain kurulumu
    7. adim: logo tasarlanmasi, kartvizit basimi ve web sitesinin yayina alinmasi