şükela:  tümü | bugün
  • 2. dünya savaşı döneminde savaşa girilmemiş de olsa, olağanüstü hal nedeniyle başlatılan bir seferberlik uygulamasıdır. uygulama türk siyasi oluşumu için çarpıcı yorumlara neden olabilecek boyuttadır. bu uygulamanın en karmaşık etkisi kömür işletmelerinde olmuştur. uygulama ile 60bin köylü ereğli kömür havzası'nda hiç bilmedikleri bir iş olan madenciliğe kör dövüşü şeklinde zorlanmışlardır. sağlıksız koşullarda ve demokratik olmayan bir şekilde çalıştırılmanın sonucunda yaklaşık 700 kişi iş kazası sonucu hayatını kaybetmiş ve firarilerin ailelerine işkence ve ırza tecavüz gibi iddialar ortaya atılmıştır*. bu uygulamanın en önemli ayağı olan madencilikle ve iş mükellefiyeti uygulamasının türk siyasi hayatına etkisi ile ilgili bir yorum için genel maden işçileri sendikası'nın web sitesinden aktarıyorum;

    http://www.genelmadenis.org.tr/egitim.htm

    28 şubat 1940 yılında yayınlanan bir kararname ile zonguldak kömür havzasında “iş mükellefiyeti müdüriyeti” kurulur. görevli memurlar, muhtar aracığıyla köylerden işçi toplar. maden ocaklarında çalışmak istemeyen kaçakları bulmak için de tahkimat komutanlığı kurulur. baskı uygulaması 1948 yılına kadar sürer.

    satılabilir kömür üretimi 1941-48 yıllara arasında yılda 2 milyon 125 bin ton ile 2 milyon 670 bin ton arasında değişir. sadece 1942 yılında 1 milyon 814 bin tona düşer. sonuç, baskıyla amaca ulaşılmadığını gösterir.

    karabük demir-çelik fabrikasından sonra 1948 yılında çatalağzı termik elektrik santralı kurulur.1960 yılında, daha gelişmiş bir teknolojiyle, ikinci demir-çelik fabrikası ereğli’ye kurulur. bunu filyos ateş tuğla fabrikası, bartın çimento fabrikası ve diğer irili ufaklı fabrikalar izler. zonguldak, ülke sanayisinin can damarı olur.

    ülkemizin kömür ihtiyacı arttıkça, maden ocaklarında çalışan işçi sayısı artar. zonguldak büyürken türkiye hızla gelişir. başlangıçta zorla da olsa zamanla, madencilik zonguldak ve yöre insanının vazgeçemeyeceği bir meslek olur.

    tek parti döneminde, özellikle mükellefiyet uygulamasında müthiş baskı gören yöre halkı bunun faturasını chp’ye keser. 1950-54 ve 57 seçimlerinde zonguldak demokrat partiye oy verir. sendikanın kurucularından ve zamanın genel başkanı ömer karahasan kurucu meclis’te olmasına rağmen zonguldak halkı 1961 anayasası’na da “hayır” der.

    1961 anayasası’nın getirdiklerini yaşamında görmeye başlayan yöre halkının siyasi tercihi de zamanla değişir. 1973’de toparlanan chp, 1977 de ap’nin önüne geçer.
  • http://80.251.40.59/….ankara.edu.tr/makal/zokev.pdf

    "1940 yılında çıkarılan ve aralıklarla 1960 yılına kadar yürürlükte kalan milli korunma kanunu (mkk), bu sürecin en önemli bileşenlerinden biriydi. olağanüstü durumlarda bakanlar kurulu’na geniş yetkiler veren bu yasa ile çalışma hayatına ilişkin düzenlemeler de getirildi. yasa hükümleri, değişik tarihlerde
    çıkarılan koordinasyon kurulu kararlarıyla (kkk) uygulamaya geçirildi. mkk’nun düzenlemeleri, çalışma ilişkileri açısından üç temel kategoride toplanabilir: fazla çalışma ve tatiller, çalışma yaşı ile kadınlara ilişkin düzenlemeler ve iş mükellefiyeti. yasanın çalışma ilişkileri alanına yönelik düzenlemeleri,
    seferberlik dolayısıyla emek arzında ortaya çıkan azalmayı ve işgücü açığını değişik biçimlerde gidermeye yöneliktir. bunlardan biri çalışma sürelerini uzatarak ve yasal tatil olanaklarını sınırlayarak mevcut işgücünü daha uzun sürelerle çalıştırmak, diğeri ise kadın ve çocuk işgücünün istihdamı konusundaki yasal sınırlamaları bertaraf ederek, hem uzun sürelerle çalışmayı onlar açısından da geçerli kılmak, hem de yeni kadın ve çocuk işçi istihdamını olanaklı hale getirmektir. tüm bu önlemler madencilik sektöründe ihtiyaç duyulan işgücünü sağlamaya yeterli olmadığı için, bu kesimin işgücü ihtiyacı ise zorunlu çalıştırma, yani “iş mükellefiyeti”yle sağlanacaktır. bu düzenlemelerden mükellefiyete ilişkin olanı ağırlıklı olarak köylüleri, diğerleri ise kentsel kesimdeki işçileri kapsamına alıyordu ve yasa uygulamasından dönem içerisinde ücretli olarak çalışan yaklaşık 500 000 kişinin direkt biçimde etkilendiği söylenebilir. aile fertleriyle birlikte düşünüldüğünde, bu rakam birkaç milyona ulaşacaktır. mkk, birçok yasanın ücretlileri koruyucu sosyal hükümlerini askıya aldı ve bu bağlamda, iş kanunu’nun birçok maddesi de uygulanma olanağı bulamadı. iş kanunu dışında, 151 sayılı ereğli havza-i fahmiyesi maden amelesinin hukukuna müteallik kanun ile 1593 sayılı umumi hıfzıssıhha kanunu’nun sosyal hükümlerinin uygulanması konusunda da sınırlamalar getirildi.
    hafta tatili kanunu ile umumî bayram ve genel tatiller hakkındaki kanun’un
    hükümleri de yasa uygulamasından etkilendi."
  • chp'nin bu memlekette meydana getirdiği utançlardan yalnızca biri.