şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ise girdiginiz zaman mutlaka detayli olarak sahip olmaniz gereken tanim. daha sonra "hayir hayir bu benim is tanimima uymuyor bana ne" diyerek kendinizi refaha kavusturma sansiniz olacaktir bu sayede..
  • eğer sözleşmeli çalışıyorsanız, sözleşmenizde mümkün mertebe "sözleşmede yazılı olmayan hususlarda şirketimiz genel kuralları geçerlidir" cümlesini sildirmeye çalışın...zira bu genel kurallar nadiren yazılı olur...bir gün karşınıza geçip "şirketimizin 3 yıllık geleneği içerisinde oturmuş kurallar vardır, siz de bunlara uyacaksınız...hadi bırakın projeyi de, bulaşıkları yıkayın" diyen bir müdür ile karşılaşabilirsiniz...
  • müşteriden gelen işin tanımı da olabilir.
    türkiye sınırları dahilinde daha bir tane adam gibi iş tanımı yapan müşteriye rastlamışlığım yoktur, o da apayrı bir durum.
    düzgün bir iş tanımı neleri içermelidir?
    sektörden sektöre hatta iş türünden iş türüne değişecek bir bilgidir bu ancak genel olarak şöyle sınırlayabiliriz iş tanımını:

    - elde edilmek istenen sonuç.
    - sonuca giden yolda uyulması gereken kurallar.

    bu çok genel bilgiler ışığında gelin standard bir web sitesi işini olması gerektiği gibi ve güzel yurdumda olduğu gibi inceleyelim:

    a) olması gerektiği gibi:
    elinize ulaşması gerekenler:
    - sitenin sahip olması gereken yetenekler.
    - (bulunacaksa) metin içeriği.
    - kurumsal kimlik.
    - önceden belirlenmişse, tasarım konsepti.

    bu noktadan sonra tasarımcı(lar) belirlenen konsept üzerine (ya da yoksa bir konsept belirleyip, bu konseptle ilgili onayı aldıktan sonra) sonuçta sahip olunacak yetenkleri de göz önünde bulundurarak bir tasarım yaparlar, production tasarıma ulaşana kadar müşteriyle fikir alış verişinde bulunarak doğru tasarıma ulaşırlar. eğer gerekiyorsa developer(lar) sitenin scripting'ini, yine gerekiyorsa database administrator, database tasarımını vs. gereken işleri yapar, proje koordinatörünün yönetimi altında bütün bu parçaları bir araya getirirler.
    (bkz: utopia)

    b) olduğu gibi:
    elimize gelenler:
    - yarım yamalak bir sonuç tanımı. (yani işte abi şimdi bizim ürünlerimiz görünsün burada, sonra belki satın da alabilecekler webden... sonra uçsun kaçsın)
    - bir kurumsal kimlik, tasarım konsepti ya da kısıtlardansa, 'abi arkaplan fıstık yeşili olsun yazıların ilk satırı sarı ikinci satırı mor olsun şuraya bizim binanın gölgeli resmini koyalım zıplasın hoplasın' şeklinde ne idüğü belirsiz cümleler.
    - 'biz üç sene önce kurulduk. halen aynı işi yapıyoruz' dan daha açıklayıcı olmayan metin içeriği.

    burada yapılması gereken, tamamen kafanıza göre bir iş çıkartıp, (yani tasarımı da, sonucu da tamamen ekibinizin keyfine göre belirleyip) sonradan müşteriyi 'aslında istediğinin bu olduğuna' ikna etmektir. aksi takdirde ruh hastası olursunuz, sinir stres sahibi olursunuz.
  • is analizi yapildiktan sonra ortaya cikarilan, isin ozelliklerini, calisma saatlerini, gorev ve sorumluluklari, yonetilecek kisileri, sorumlu olunan kisiyi, amaclari acik secik gosteren, okudugunuzda "iste ben bu isi yapicam" diyebildiginiz, dogru yapildiginda icinde bosluklara, nereye cekilirse oraya gidebilen ifadelere yer olmayan tanimdir...
    is tanimini takiben bir de job specification (turkcesi ne ki bunun?) hazirlanir, orda da isi yapacak kisinin ozellikleri (mezun olunan bolum, belirli konularda yeterlilikler, is tecrubesi, yas, hatta cinsiyet, hatta fiziksel ozellikler, hatta ve hatta istenen minimum akrabalik derecesi...) acikca anlatilir. cogunlukla bu bolum, is tanimina dahil edilerek verilir.
  • ayrica is tanimi, performans degerlendirmeleri icin en onemli olcudur. eger amir "hic etek giymiyosun", "bana bi yemek ismarlamadin", "bakislarina kil oluyorum", "gecen su isim vardi yardim etmedin", "bi fatura yatir dedik, bin tane nagme yaptin" gibi sebeplerle performans degerlendirmenizde size dusuk notlar verdiyse, "bak bakalim var mi bu soylediklerin benim is tanimimda?" diye hesap sorabilirsiniz. akrabalik dereceniz yuksekse, ya da herhangi bir sebepten dolayi size mecburlarsa dikkate alinabilirsiniz, yok diilse soylediginiz hersey aleyhinize kullanilabilir...
  • bunun tanımında esnek çalışma saatleri yazıyorsa işte sıçtınız demektir. kesinlikle limon muamelesi göreceksinizdir ve o mesai saatleri size ücret olarak dönmeyecektir.
  • değişken iş hayatı belirteci.
    insan kaynakçıları, kaymakçı hale getiren başlıca araç.

    ha ne kadar değişebilir dersiniz, fizibilite raporu, ab raporlaması, sarımsak hakkında yan daireye bilgi verme, seçilemeyenlere kebap hazırlamak gibi derin, genis tanımlara akabilir..

    dikkatli olmak lazım, nerden ne cikacagi, kedinin topu nereye atacagi belli olmuyor..

    adama master'ın var mı demezler, sogansız yap kıymayı derler sonra *

    ancak adam malum iş geliştirmeci olunca, kebapcıyı kurduğu gün tele-marketing'e de taşıyabilir.. iş tanımı bu yüzden adama göre yapılır işte.. beceri varsa, yükleyeceksin....kömürü bedavaya getiriyorsa, ödül olarak kuzu çevirme işini de ona yükleyeceksin ki, potansiyelini yükseltme ve haklı sebepten adam vurma şansı yakalasın...
  • iş tanımı bugün dünya pazarında faaliyet gösteren büyük ya da küçük ölçekli hemen hemen tüm firmaların önceliği haline gelen "organizasyonel yapı" trendinin en önemli basamaklarından biridir. bu yüzden hemen her firma içinde bir insan kaynakları departmanı bulundurur ya da insan kaynakları danışmanlık firmaları ile çalışır. (vs vs vs.)

    "üç günlük deneyimle analizler" başlıklı bu entry de bahsetmek istediğim "iş tanımı-organizasyonel yapı" ilişkisinin türkiye'deki durumu. yabancı sermayeli, merkezleri başka ülkelerde bulunan büyük ölçekli markaları değil de yerli sermayeli büyük küçük bütün firmaları masaya yatırdığımızda insan kaynakları açısından komik bir tablo çıkar önümüze. bugün internet üzerinden, ya da doğrudan faaliyet gösteren insan kaynakları danışmanlık firmalarının ilanlarını şöyle bir kaç gün inceleyenlerin de yakındığı "yüksek nitelik talepleri", aslında bu ilişkinin sağlıksızlığının sonucudur.

    mesela fmcg de faaliyet gösteren bir firmasınız. ar-ge departmanınıza hangi niteliklerde eleman ararsınız? bu sorunun cevabı ar-ge nin neyi araştırıp geliştireceği sorusuna yani "iş tanımı" na bağlıdır. siz sırf daha fazla nitelikli olduğuna inandığınız için x üniversitesinin bilmem ne mühendislik fakültesinden mezun olup bilmem nerde master yapan bilmem kaç tane dil bilip bilmem kaç sene iş deneyimi olan birilerini arayabilir, bu nadide adaylara da sunacağınız iş imkanının "ar-ge" departmanıyla ilişkili olacağını belirtebilirsiniz. sevgili aday mühendislik yetilerini efektif olarak kullanabileceği , araştırıp geliştirebileceği bir iş tanımını anlarken, sizin ona yaptırmayı planladığınız, pazar araştırmaları, pazarlama faaliyetlerinin iyileştirilmesi, insan kaynaklarının iyileştirilmesi ya da iş geliştirmeye yönelik operasyonlar olabilir. iş ilanlarına bakarsanız iş tanımlarındaki yetersizlik gözünüze çarpacaktır. genelde ilanlar departman ve pozisyon üzerinden çıkılır ve insanlar aranan özellikleri inceledikten sonra başvururlar. çok çok şanslı iseniz bilmem kaçıncı iş görüşmesinden sonra, yapacağınız iş ile ilintili bir fikir(!) sahibi olabilirsiniz.

    şimdi bunun sebebini genelde işverenin adayı seçmesi, adayın işvereni seç(e)memesine bağlayabiliriz pek tabi ki. lakin ben bunu "bizzz organizasyonelll yapımızıııı tamamlamışşş birrrr falanızzzz.." diyen ama aslında bakkal mantığıyla işleyen firmaların iş tanımı-departman ilişkilendirmesini becerememesine bağlarım. e be güzel ablacım, tatlı abicim. sen pazarlama faaliyetlerinin iyileştirilmesi için eleman ararken sırf otomotiv firmasısın diye ne diye mühendis peşinde koşarsın. ya da orda mis gibi büro yönetimi okumuş adam varken ne diye işletme mezunu sekreter ararsın. sekreterlik yaptıracağın adama ilanı ne diye "yönetici asistanı" diye çıkarsın. (bu böyle uzaaar gideeer)

    benim demem o ki bir iş başvurusuna başvurulacağı zaman alınacak ücret ve çalışma koşulları kadar organizasyonel yapının hakkaten oturup oturmadığının adayca irdelenmesi gerekliliğidir. evet mümkünse iş tanımını inciğine cinciğine kadar sorun. "aaaa bu ne kıl adam be böyle" demezler korkmayın. " ben tam olarak ne iş yapacağım?" sorusuna net bir yanıt veremeyen firmalardan mümkün mertebe uzak durun. belki daha kurumsal bir yerde üç beş kuruş daha az maaşla işe başlarsınız ama emin olun ki yükselme ihtimaliniz daha yüksektir. organization chart larının olup olmadığını sorun. pozisyon değişikliklerinin (reel kriterle açıklanmak suretiyle) neye bağlı olduğunu sorun. bilin. (üniversitede bilmem kaç sene dirsek çürütüp, bilmem ne kadar para bayıldıktan sonra kurslara, gidip bir depoda kutu sayan "falancafilancalogisticdeveloperstrategicosurukmanager" olmak değilse tabi ki niyetiniz.)