şükela:  tümü | bugün
  • kimileri "ne güzel işin var, fıstık gibi şirkette çalışıyorsun işte, şükretsene!" derken çalışılan işyerinde yapılan işten / görev tanımından duyulan memnuniyetsizliğin beraberinde getirdiği, durmadan artan tatminsizlik hissidir.
  • bu dertten muzdarip kişilere şu şekilde seslenebilirsiniz:
    - işin var lan daha ne istiyorsun?
  • kişinin karakteriyle zorundalıklarının çarpışması sonucu oluşur. genel bir mutsuzluk hali yaratmasının beraberinde çevrenin farkında olamamaya ve her an patlayabilecek durumda sinir kat sayısına sahip olmayı getirir.
  • işinde kariyer hedefinin kalmaması, işveren tarafından kariyer yapabileceği pozisyonlar oluşturulmaması durumu. olduğu yerde saymak.
  • 3 milyar kazanan, neden 5-6 milyar kazanamıyorum, neden benim oğlumun flütü yok diye ağlar, 5 milyar alan, haftada altı gün işe mi gidilir, telefonu kapattık e-mail atıyor dürzünün oğlu, devlette çalışmak gibisi yok aslında kpss yaş sınırını da geçtik amuga koyim der, mesai derdi olmadan, götünden ter damlamadan çalışır çoğu devlet memuru, ulan bu seyfiler de her ay avrupa'da, moskova'da, floransa'da, talinn'de geziyor ipneler diye mızmızlanır, kimisi der şirkete bak bir araba vermiyor servislerde süründürüyor beni yok bi de biz kurumsal bir aileymişiz bik bikk nahh al sana kurumsal der, kimisi de ulan sabah akşam güm güm preslerin ortasında şöyle bir plaza insanı olamadık anasını satayım ohh mini etekler filan, kimisi.......

    diye sürüp giden tatminsizliklerdir, aslında hepsinin de bir miktar haklılık payı vardır, en verimli saatlerin burada geçiyor, zaman akıp gidiyor belki saçların beyazlıyor ama yine de gelecek kaygısı asla bitmiyor çoğumuz için, e o zaman neden daha iyisi olmasın diye diye günleri seneleri bitiriyoruz.
  • işsizlik tatminsizliği bu tatminsizlik türüne oranla daha ağır basar.
  • ben bunu yaşıyorum biliyor musunuz sözlükçü kardeşlerim. tatmin olamıyorum yani. işim beni tatmin edemiyor çünkü bir işim yok. olsa belki tatmin olcaz. ama yok. o yüzden böyle tatmin olamayan işlilere bakıp bakıp avucumuzu yalıyoruz biz. sonuçta ünlü bir türk düşünürünün dediği gibi "oraya gelirsem hepinizi datmin ederim!"

    yalnız şu yüzeysel yorumu yaptım ya, aldığım endüstri sosyolojisi, iş psikolojisi derslerinin tüm kitapları götüme girsin arkadaş!
  • ya böyle millete akıl veriliyorlar ya bu konuyla ilgili. deli oluyorum. vay efendim, işi hayatın merkezine koymayın da, hayatınızı devam ettirmek için bir kenara koyunmuş. kolaydı. bana kişisel gelişim kitabı gibi konuşmayın. sen, istemesen de iş hayatını, kendini hayatın merkezine koyar o zaten. hele özel sektördeysen, işinle bütünleşmezsen anında kapıya koyarlar. eve gelirsin, akşama yarının işini de yetiştirmeye çalışırsın ki mevkini koruyabilesin. adamlar, her şekilde şirketi özümsemeni ister, toplantılarına, partilerine, yemek davetlerine katılmanı bekler, haftasonu mesaiye kal ister. nereye ayırıyorsun işle özel yaşamı? özel yaşam mı kalmış ki? biz ayırmadık diye mi bizim özel yaşamımız sınırlı? vay anasını ne aptalmışız. bana oradan öyle bilmiş bilmiş, insna kaynakları uzmanları gibi konuşmayın. ayırırım sizin yaşamınızı
  • özet geçiyorum : adamı yer, bitirir.