şükela:  tümü | bugün
  • bu aralar birçok yerden gelip götümü fena halde kaldırmaya başlamış tekliflerdir. ancak gel gelelim sorun şudur ki, koca götümü kaldırıp cv'mi düzenleyip götürmeyerek yada daha baştan açıkçası benim çalışmayı düşündüğüm alan biraz daha farklı diyerek reddediyorum. içimde büyük bi umutsuzluk-karamsarlık-sıkıntı karışımı garip bi duygu var çünkü, belkide henüz öğrencilik psikolojisinden kurtulamadığım içindir. yinede umarım arkası kesilmez.

    zögedit: tamam yeter vurmayın artık, bende bir cv yazdım ve iş arayan işsizler ordusuna dahil oldum, umarım şimdi mutlusunuzdur.
  • eğer siz bir takım şeylerden vazgeçmişken geliyorsa derin düşüncelere ve ağır küfürlere sebep olan teklif tipidir. 6 yıl bir ilişki yürütüp aynı şehirde olmak için uğraşmış ve sonucunda siz iş imkanınız olmadığı için sevdicek olan kişinin şehrine gidemezken ve o da sizin şehrinize gelmemek için ayak diredikten sonra bakılır ki yan yana olunamayacak ilişkiden vazgeçilir. siz yaşadığınız şehirde kariyeriniz için iyi bir iş bulursunuz ve işinizi seversiniz sevdicekte kmlerce ötede çalışır ve işini sever. olan ilişkinize olmuş olur. ve bundan bir ay sonra size kariyerinizle ilgili bir iş teklifi gelir. hemde yaptığınız işin çok daha komplike halinde ve şehrin göbeği leventte. şimdi gel de sövme. bu nasıl bir adalet be???
  • bunu son zamanlarda gündemi fazlaca meşgul etmiş bir doğum kontrol yöntemi olan coitus interruptus* ile yapan çook çoook büyük grupların şirketleri de vardır.

    iş görüşmesi için çağırırlar, ancak mesai çıkışı gelebileceğimi vurgulamama rağmen, ne yapıp edip kendi çalışma saatlerine yetişmem için headhunter benden "ricada" ve bana "tavsiyede" bulunur. ben de şirketin büyüklüğü, pozisyonun cazipliği, paketin dolgunluğu vb. kazlardan dolayı tavuğu esirgemem ve "ne yapıp edip" görüşmeye yetişirim.

    headhunter filtresinden geçtiğim için bu 2. görüşmedir ve direkt olarak birlikte çalışacağım direktörle görüşürüm. gayet mantıklı bir yönetici profilidir, kimyamızın uyuşacağı bellidir. işler olumlu gitmektedir. beklentilerimin de şirket planlaması dahilinde olduğu söylenerek, tatmin edici bir paket sunulacağı belirtilir. 2-3 haftalık beklemeden sonra, teklif yapılacağı bilgisi gelir. ben de yavaştan mevcut yerimde son rötuşları planlamaya başlarım. tekrar görüşmeye çağırırlar, teklif aşamasıdır. fakat bu sefer, geçen görüşmede bulunmayan genel müdür yardımcısı hanım da dahil olur görüşmeye.

    --- entry arası notu ---

    iş hayatında karşılaşacağınız en çekilmez yönetici prototipi, genel müdür yardımcısı pozisyonundaki bir kadın yöneticidir. hem şirkette 1 numara (gm) olamamanın ezikliği, hem de sırf kadın olmasından dolayı kendini haklı veya haksız olarak kenara itilmiş gibi hisseden bu tipler, genellikle de orta yaş bunalımı yaşayan kadınlar olarak denk gelir bana. bunların halet-i ruhiyesini ben 8 senelik çalışma hayatım boyunca anlayamadım, anlamak için bu yolda kendini feda edeceklere hakkımı helal ediyorum. ben direk minimum muhabbet maksimum verim şeklinde muhatap olmaya çalışıyorum kendileriyle. size de tavsiye ederim, ama imkanınız varsa hiç bulaşmayın böyle yapıdaki bir işe.

    --- entry arası notu ---

    görüşme sırasında direktör hemen sana puanım dokuz kanka modunda samimi davranarak "bizden biri", "ailenin yeni ferdi" mesajını başarıyla vermektedir. hiçbir sorun çıkmayacağı öngörülmektedir. konuşmalar artık şöyle yaparız böyle yaparız, bunları şu gün konuşuruz şekline dönmüştür. hatta ihbar süremi kısaltmak için şirketle konuşmayı bile kabul ederim. sonunda muhabbet faslı biter ve teklif yapılır, maddi olarak beklediğimden düşüktür fakat pozisyonun uzun vadeli hazırlandığı, yönetici açığı bulunduğu ve bu pozisyondaki kişinin ileride terfi alarak yönetici boşluğunu doldurmasının planlandığı belirtilir. teşekkür eder, düşünmek için süre isterim. bir de finansçı olduğumdan meslek icabı mali analiz yapabilmek için teklifi yazılı olarak iletmelerini rica ederim. gmy abla bunun çok etik olmayacağını söyler, eğer kabul etseydiniz hemen burada imzalayacaktık diye bir de trip atar, kanına doyduğumun kezbanı seni. en azından not almak için bir kağıt isterim, şok olmuş tavrıyla, sıkıla sıkıla kağıdı verir, biraz önce söylediklerini tek tek yazarım. buna çok bozulmuştur kezban hanım - ne sandın yapraam, çocuk oyuncağı mı bu, tabii ki hesap yapılacak, düşünülecek, taşınılacak, fikir alınacak, tribe bak sanırsın iş değil de gömlek değiştiriyoruz -. neyse, kartvizitleri de aldıktan sonra tekrar teşekkür edilir ve hep birlikte odadan çıkılır, en azından ben öyle düşünürüm.

    kapıya doğru ilerlerken garip bir sessizlik vardır ve sürecin bu noktasına kadar kıçımdan düşmeyen, eşlik eden ik'cılar bile bir selam almadan, uğurlanmadan gidişimi seyretmektedirler. neyse derim ama huzursuz edici bir durum olduğunu da düşünmeden edemem. şirket binasından çıkıp metroya doğru yürürken sevdicekle, ileri gelenlerle filan durum değerlendirmesi yapılmaktadır. beklentimden düşük olsa da kariyer basamakları açısından feda dememin doğru olacağı konuşulur...

    bu sırada telefon çaldı arayan başbakandı. headhunter teklifin geri çekildiğini, sonucun olumsuz olduğunu iletti bana. dumur vaziyette daha 15 dakika önce yapılan tekliften cayılmasının nedenini sormak için ik yetkilisini aradım, verdiği cevap şahaneydi, "önceki görüşmeden farklı tavırlar içinde bulunduğumun" görülmesi üzerine tekliften vazgeçilmişti. o ney lan? neyin kafasındasınız arkadaş siz? hatunlara mı yavşadım, teklifi isterseniz bir akşam yemeğinde konuşalım matmazel filan mı dedim? ezikliği yüzüne yansımış kadına güzel olduğunuz kadar küstahsınız da, yalarım efem filan diye sarktım mı? ne farklı tavrından bahsediyosunuz siz sikikler? diyemedim ya la. teşekkür edip kapattım ama olayın akabinde headhunter'a patladım tabii ki. beni arayıp bulan, çağıran, tavsiye eden sensin, iş olsun da iki maaş primi kapayım diye yırtınan sensin, adamların kibirli duruşunu mazur görmemi rica ve tavsiye (!) eden sensin. ama iş benim tavrıma patlıyor öyle mi? bsgçk!

    bununla da kalmadı tabii, daha sonra, kanlarını bildiğim için tam da beklediğim şekilde, aradılar ve bu sefer holding kanadında daha iyi bir pozisyon daha sağlam bir paket sözüyle özür minnet tekrar çağırdılar. tekrar gittik, en azından bu sefer ik sorumluları daha işinin ehli, daha muhabbet edilebilir, daha kafa dengi insanlardı. süreç de yine olumlu devam etti ama sonra çok uzadı ve ben sonucun çoktaaan olumsuz olduğunu ancak başka bir yerden teklif aldım sizin durum nedir diye rest çekerek öğrenebildim 2 ay sonra filan.

    işte böyle de profesyoneldir iş dünyası. sonra da haber vermeden işten ayrılan eleman başlıklarında giden adamın sıçtığı sürenin dedikosunu yapan tipler konuşur arkanızdan. bilin görün öğrenin bunları. intikamını da almak için çeşitli planlarım var, "süreç" bitince biz sizi ararız merak etmeyin.
  • is teklifi, insanin sinirlarini gormesini saglar.
    cunku, isinizde basarili oldugunuz surece nerede calistiginizin bir onemi yoktur.

    teklifi getiren sirketin, "haydi gel benimle ol" tadinda konusan tatli bir satis muduresi varsa,

    israrliysa sizi ise almak icin bu hatun kisi,

    20. katta bir ofisin olacak,
    su anda kazandigin paranin en az 3 katini kazanacaksin,
    uzerine liderlik ozelliklerini degerlendirebilecegin 7 kisilik bir takimla calisacaksin

    diyorsa,

    teklif ne kadar cazip olursa olsun,
    "dusunmem lazim, ben sizi ararim." diyerek sohbeti bitirin.
    sizden bir tane daha yoksa 6 ayda bir ariyorlar.

    6 ay once kufurler savurdum is gorusmesinde ustelik;

    (bkz: ekşi sözlük'teki erkeklerin küfürbaz olması/@sirjohn)

    is bulamiyorum diyenler gelsin birlikte cay icelim. belki bir seyler ogrenirler.
  • para* en çok ihtiyaç duyduğum şu dönemde final haftama denk getirilen 1 haftalık tekliftir.*
  • ücret ve yan haklar ile beraber iş tanımının ve varsa prim sisteminin de net bir şekilde belirtilmesi gereken, sadece yeni bir firmaya değil aynı firmada başka bir göreve başlarken de yapılması gereken tekliftir. özellikle görev değişikliklerinde atlanması yeni işte daha az ücret kazanılmasına bile sebep olabilir.
  • genel olarak başka bir işte çalışırken ya da öğrenciyken başımıza gelen. bugün eğitim hayatım süresi içindeki üçüncü yurt dışı teklifimi aldım. seneye ben seni arayayım demek istedim o da olmadı. 1 sene sonra gelsenize.
  • an itibari ile bu ay icinde aldigim 3. tekliftir. 3 teklif te eski yoneticilerimden.

    1. teklif eski yoneticim, ayni zamanda da yakin arkadasimdan geldi. kednisi atasehirde bir firmada organizasyonel gelisim muduru olmus. benle calismak istedigini soyledi. sicak geldi zira kendisini cok cok pek cok severim. ne biliyorsam zamaninda ondan ogrendim. plan atasehirde ev almak ve hayatimi tamamen degistirmekti.
    2. teklif ayrilacagimi soyledigimde su andaki ceo'mdan geldi. gidesim vardi diye ucuk bir teklif attim ve x bin tl teklif verdiler, is baska dostluk baska dedim. gordu ve artirdi. kalbim tekledi cunku yillardir pes etmeden azimle istedigim is teklifi avcumun icinde duruyordu. tabiiki kabul ettim.
    3. teklif ise an itibari ile gecenin 11'inde yine eski bir yoneticimden geldi. kendisini severim ama bir daha birlikte calismak mi tovbeee. delidir azcik. kibarca reddettim ama dedim ya deli diye illa gorusuyoruz, daha teklifimi duymadin diye tutturdu.

    sonuc: su sira ego patlamasi yasiyorum. eski yoneticilerim tarafindan bu kadar siddetle isteniyorsam vardir bende bir hikmet.
  • millete 3'er 3'er gelirken bana 3'erin 1'i olarak gelmekte. gardaş, gitmeyeceklerine beni yazdırak mı?
  • mahalle teyzeleri tarafindan annelerimizi delirtmek amacli soylenen yalandir. mutemadiyen anadoluda puani fazla yuksek olmayan muhasebe gibi bolumlerden mezun olan kizlarini ya da ogullarini ovmek icin, her kisir gununde ortaya "benim cocuga gene is teklifleri yagiyor taa yurt dislarindan ama gondermiyorum, hasretine dayanamam" derler. kisir yerine bu palavralari yemis annelerimiz de sinirden surati kipkirmizi kesilmis halde eve gelir, bir sure bizimle konusmaz, daha sonra "sana neden is teklifi gelmiyor, evde kos kos oturuyorsun issiz gucsuz" diye bagirmaya baslar. durduk yere kimseye teklif gelmedigini anlatmaya calissaniz da komsu teyze onu daha fazla ikna etmis oldugu icin o algiyi yok edemezsiniz, anneniz yalan solediginizi dusunur, sizi basarisiz gormeye baslar. daha sonra yorgun argin isten gelmis babaya o gece bas basa kaldiklarinda o teyzelerden bahsetmeden, cunku baba o teyzelerin palavralarini yemeyecek kadar kurnazdir, "bizim cocuk is bulamiyor, ne yapsak?" der. baba da size caktirmadan etrafa sorusturur ve mezun oldugunuz bolumle alakasi olmayan isler getirir. neticede evde huzursuzluk buyurken, sessiz sedasiz yaptiginiz is basvurularinizdan birine cevap gelir, mulakati gecersiniz ve ise girersiniz. ama annenizin gozunde hep "basarisiz" kalirsiniz, cunku siz basvurmussunuzdur, size teklif gelmemistir.

    durduk yere kimseye hayatlarinda gormedikleri sirketlerden is teklifi gelmez kardesim. doldurmayin annelerinizi "teklif geldi de kabul etmedim, daha iyi bir teklif bekliyorum" diye, sonra baska masum cocuklarin kaderiyle, aile iliskileriyle oynuyorsunuz farkinda olmadan.