şükela:  tümü | bugün
  • leonard cohen sarkisi.

    you were the promise at dawn,
    i was the morning after.
    you were jesus christ my lord,
    i was the money lender.
    you were the sensitive woman,
    i was the very reverend freud.
    you were the manual orgasm,
    i was the dirty little boy.

    and is this what you wanted
    to live in a house that is haunted
    by the ghost of you and me?

    is this what you wanted ...

    you were marlon brando,
    i was steve mcqueen.
    you were k.y. jelly,
    i was vaseline.
    you were the father of modern medicine,
    i was mr. clean.
    you where the whore and the beast of babylon,
    i was rin tin tin.

    and is this what you wanted ...

    and is this what you wanted ...

    you got old and wrinkled,
    i stayed seventeen.
    you lusted after so many,
    i lay here with one.
    you defied your solitude,
    i came through alone.
    you said you could never love me,
    i undid your gown.

    and is this what you wanted ...

    and is this what you wanted ...

    i mean is this what you wanted ...

    that's right, is this what you wanted ...
  • "istedigin bu muydu?" anlaminda ingilizce soru cumlesi.. soyle denmesi caizdir: "istedigin bu muydu, ha? ha?"
  • leonard cohenin pek muzip bir şarkısı. pek leziz. bir rin tin tin vardı sahi, ne oldu ona...
  • bu da çok sevdiğimiz cevapsız sorulardan. "you were the manual orgasm, i was the dirty little boy" derken, "rüşeym halindeki hayatla ağır ağır zonklayan gri ve şekilsiz sis" aralanmaz ama gözün öyle bir açılır ki o siste her şey, gerçekten görünür hale gelir ve bu görür, görünür hale gelmek öyle kaotik bir haldir ki bir tibet'e gidip gelir sonra yine sevişiriz. bütün l. cohen şarkıları bunu yapar, yani bütün yaptıklarının yanında bunu da: ihtiyaçlarım gerçeklerimse arzularım da gerçek, belki daha gerçek ve aşk da öyle gerçek ve hatta belki tanrın da gerçektir bebeğim üzülme, saçmalıyorsun ama sevişelim hatta çok saçma ama dance me to the end of love.. biz "neyiz, kimiz", merhaba memnun olduk. karşımıza "kimse ne istediğini bilmiyor" isminde salak biri çıkıyor ve "ne istediğini bilmemek"e büyük haksızlıklar ederek ondan ayrılıyoruz. hani bilmemek değil öğrenmemek ayıptı? neler oluyor hayatta, biri birini küçük prens'i asla okumayacak hale getirme yoluyla, yani kazayla üzebiliyor mesela. işte o zaman leonard cohen dinleriz. kendi üzüntülerimde ben sibel can dinlerim şahsen, net çünkü "inadına inadına darbuka".. neyse, neşeli cohen şarkılarıyla baharlı günler, geyikli taytlar dilerim ama kendimden biraz daha bahsedecek olursam asla tayt giymem. ispanyol paçanın ayrı dar paçanın ayrı yeri var göynümde. böyle biter, böyle bitmez işte tam bitti derken leonard cohen'in istekleri ve bizi görüp görmediği muamma. yine de onu göstermeyi seviyorum.
  • the last shadow puppets konserinde alex turner ve miles kane tarafından coverlanmıştır. şu hededen ulaşabilirsiniz.
    ayrıca spotify'da tlsp hesabında alex turner'ın ne dinliyorum diye bir listesi var. bu şarkı ilk sırada yer almakta, alexin sevdiği bir şarkı diye tahmin ediyorum.
  • the last shadow puppets fena coverlamamış fakat klip alex turner'ın yeni kaslarını göstermesi için çekilmiş gibi.*
  • the last shadow puppets coverı harika olmuş.
  • hiç alex turner diye ölmüyorduk, 30 değil 17 yaşındaydık. klibe ağzımızın suları da akmamıştı ve alex adeta bir male stripper da değildi... *