şükela:  tümü | bugün
  • pehlivan olmak.

    hiçbir pehlivanın iş hayatından tiksindiğini, kendisini tükenmiş hissettiğini, yıllık iznin izini aylar boyunca sürdüğünü, sendromlardan sendromlara koştuğunu henüz görmedim. "pazartesiye yetişmesi gereken kündem var" deyip eğlencesinden, ziyafetinden de geri kalan olmadı. gömlek ütüleyip kravat düğümleyen pehlivan da yok. tek yaptıkları at gibi yeyip yağlanmak ve antreman yapmak. yeni giysi sıkıntısı da olmuyor, yirmi sene aynı kıspetle güneşin altında cascavlak dolaşsan da kimsenin bir şey dediği yok. avantajı çok bol bir meslek ama tek pürüzü var: anlamsız olması. raporlarla, iş ilerleme durumlarıyla, hakedişlerle, metraj ve keşiflerle mesainin dibine vuran insanlığın yanında, öyle yağlı yağlı dolaşmak biraz tuhaf kaçıyor. bir de iş çıkışı arkadaşlarla bir yere gidip oturamıyoruz, gittiğimiz yerler naylon seriyor altımıza. okey oynarken o mikrop kadar taşları toplayamıyoruz. kayıyollar. kimseyi bizim de iş yaptığımıza, bunun ata sporu olduğuna inandıramıyoruz arkadaş! günde sekiz öğün yemek yiyoruz, el kızınının bir kepek ekmeğiyle geçiştirdiği öğlen yemeğinde kuzudan aşağısı kurtarmıyor. haftada bir çuval ceviz yiyorum, tuttum mu ağaçları söküyorum ama millet bilgisayar başında durmasına iş derken, bizim yaptığımıza barbarlık diyor.

    (kenarda duran entrylerimi tamamlamaya yemin ettim, entrye başladığımde bi ofiste mimardım. bitirdiğimde ise orta siklet bir pehlivanım. ne oldum değil ne olacağım demeliymiş insan, henüz anladım. o kadar da anlamsız değil aslında, haftaya turnuvalar başlıyor.)
  • bilgisayar başında:
    ekşi sözlük ve diğer favori sitelerinize girip, 30sn ara ile teker teker refresh(f5) etmek.
    outlook'ta sürekli send and receive yapmak. msn penceresini açıp açıp kapamak.
    scandisk etmek, defrag yapmak, gereksiz dosyaları silmek, diskteki çift dosyaları bulup silmek (advanced)

    evde:
    evi toplamak(zaten topluysa önce dağıtmak), bulaşık yıkamak , çorapları çiftleştirmek (advanced)
    evin içinde önce saat yönüne, başımız dönünce ters yöne dönmek.

    işte:
    dosyaların yerini değiştirmek, masanın tozunu almak, çay içmek, kahve içmek, mandalina suyu içmek (advanced)
    iş arkadaşlarına dalaşmak, patrona yalakalık yapmak, sekretere sulanmak (abazan mode)
  • politikaya atilmak.
  • gamepadin içini açıp tüm devreleri ve silikonları temizledikten sonra, "bu temizlik boşa gitmez" deyip oyuna başlamak. liverpool da günündeymiş hani, şampiyonlar ligindeki rakiplerimi tek tek sürklase ettim. kan, gözyaşı, kahramanlık ve kemik seslerinden mütevellit serüvende, finalde real madrid'i penaltı atışlarıyla yenip kupayı kaldırdım. onlar erdi muradına, ben çıkayım kerevetine.

    pazar günü neden iş yapmam gerektiği ise tamamen enayi ve motivasyon eksikliği çeken bostan patlıcanı olmamdan kaynaklanmaktadır. başlıkla alakası yok, direk kişisel problem. allah kahretsin.
  • aylardır dağınık olan işyerindeki masamı ayaklarına, çekmecelerine kadar temizleyip silmek. hazır başlamışken iyice mesaiyi sikeyim deyip, google'a ''masa temizlemek'' yazıp, önüme gelen linke şuursuzca tıklayarak ''baptista galatasaray'da'' haberine nasıl ulaştığımı anlamaya çalışmak. tertemiz masaya çay bardağının altından damlayan çay damlasıyla isteksizliğime yenilerini eklerken bir yandan da işten kaçmak için fırsat çıktı diye sevinip tekrar masayı silmeye başlamak. küçükken yaramazlık yapıp bizimkelere söyleyemediğimde babam sıkıştırır ben kaçardım bir yerden sonra kaçacak yerim kalmaz olanları bir bir anlatırdım. şu anda tam olarak küçüklüğümün ebat olarak büyüğü, his olarak bire birini yaşıyorum. elime spatula alıp masayı kazımayacağıma göre, masam da müdürenin odasının girişinde olduğuna göre artık bir şeyler yapmam gerek. yeminle masa fabrika ayarlarına döndü mınıskim. annem bile bu kadar temiz yapamazdı bunu, sikik iş hayatı yaptırıyor insana. müdürüm benim kafayı kopartıp geyik kellesi gibi duvarına figür yapmadan ben biraz iş yapayıım diyecem ama elim gitmiyor amnakoyim. sinirlerim kayboldu.
  • laptobun çok pis olduğuna karar verip bir tane tığ alıp ucuna ıslak mendil sararaktan tuşların altına sokup temizlemeye çalışmak.
    daha sonra çıkan çerçöp e inanamayıp kendini kaptırıp tuşları biiiir biiir söküp 4 büyük boy ıslak mendili bu iş için harcamak.
    mause padi hafiftan bozmak ve olsun süper temiz oldu diye böbürlenmek

    not : q klavyede en pis tuşları açıkıyorum 1. w 2. e 3.ü 4. a özel jüri ödülü de ğ 'e gitti .
  • eski kredi kartını delgeçle kullanılmaz hale getirip yenisinin arkasını imzalamak için şirkette fellik fellik cd kalemi aramak.
  • sahibinden, markafoni, limongo, trendyol, ebay(advanced) gibi sitelerde gezinmek.

    not: 4 yaşında 2000saatte iyi durumda ki dozerlerde fiyat baya düşmüş.
  • iş yapmamak ve ders çalışmamak için yapmamız gereken bir sürü anlamsız hareketten ekşi sözlük sayesinde kurtulduk. sağolasın ekşi sözlük. sadece sözlükte takılarak bütün gün işten, güçten, dersten kurtuluyor insan. 16 nisanda kapanırsa verim ve not patlaması olabilir bazı bünyelerde
  • personelin resimlerinin de olduğu e-rehber gibi bir mecra varsa aklınıza gelen herkesi aratıp resimlerini incelemek, hatta abartıp maille arkadaşlara göndermek ve "tipe bak ekikiki kukuku"dan öteye gitmeyen yorumlar yapmak.