şükela:  tümü | bugün
  • her işte olduğu gibi bunda da kesinlikle almanları tek geçerim.

    adamlar napıyor doğumgünlerinde? kendi pastasını kendi yapıp getiriyor işyerine. burada böyle bir adet var bir de, daha hiç dışardan pasta alana denk gelmedim. erkeği de kadını da kendisi yapıyor mis gibi kekini ya da torte denilen yaş pastasını.
    getirirse ne ala, ofisindeki herkese mail atar "pasta getirdim 13.00'de buluşup yiyelim" diye. herkes yer, kahve içilir, sohbet muhabbet. budur bu kadar.
    getirmezse kimse de vay efendim niye getirmedin demez. doğumgünü çocuğu tebrik edilir, belki bir kart alınır herkes imzalar iyi dilekleriyle. hediye, pasta falan yok yani.
    ha eğer bu şahıs özel bir parti vermeyi uygun görürse evinde, dışarda vs ve ofis arkadaşlarını da davet ederse, işte o zaman 3-5 euro bişi toplanıp bir hediye alınır. adamlar çok düşünceli oldukları için, dandik zevksiz kravatlar, altın kolyeler vermek yerine genelde ya bir mağazanın alışveriş çekini satın alırlar ya da doğumgünü çocuğu sportif biriyse spor salonuna/havuza 10 kerelık giriş kartı gibi bir şey alırlar.

    almanlıktan aldığım tadı hiç bir şeyden almadım valla.
  • bunun birde üniversite zamanları vardı.

    vaktinde çevremde ki tüm kızlar bahar aylarında doğduğu ve bizde tabi kızlara yaranma amacıyla hepsinin doğum gününe katılırdık. 1 sene sonunda baktık elde avuçta hiç para kalmadı vazgeçtik kutlamaktan.

    işin ilginç yanı bu kutlamalara katılan erkek grubundaki herkes mi yaz aylarında okul yokken doğar. kuru mesajlara gittik ey sözlük ahalisi.
  • sondan bir önceki isyerimde her ayin son cumasi o ay doganlarin dogumgünü topluca kutlanirdi. kolayi pastayi sirket alirdi. bu daha makul. son isyerimde ise uyuz bi sekilde herkes icin para toplaniyordu. "yarin falancanin dogum günü 10 lira ver." gerci bu da herkes icin yapildigi icin pek bir sey degismiyor. senin dogumgününde, verdigin kadar para da senin icin toplaniyor. bi nevi gün gibi. taksit taksit verdigin paralari hediye ceki seklinde geri aliyorsun. gereksiz bisi iste.
  • bizde her hafta olan eylem. anlamadım herkes ardışık mı doğdu koca işyerinde.
  • gün itibariyle tecrübe ettiğim, bolca el sıkıp kafa tokuşturduğum olaydır.
  • 2 kere kendi doğum günümün kutlanması ile tecrübe ettiğim olay.
    nefret ediyorum gerçekten.
  • işten kaytarmak için çalışanların bulduğu en akıllıca kaçış yolu.haftada en az bir kişinin doğum günü olur ve bu çalışanlar için ekstradan öğle arası gibi birşeydir.ayrıca plastik tabaklar,bardaklar havada uçuşur.über samimiyetsiz muhabbetler döner.
  • nefret ederim doğum günümden de, sevmediğim insanların doğum günlerinden de. sanırım kendimi de sevmiyorum. neyse bunu sonra irdeleriz. yine ağustosun çük gibi bir günü işte. benim doğum günüm. tiksindiğim ofis arkadaşlarım ve gereksizce kötü patronlarım tarafından pasta alınmış bana. hayır, pasta yemeyi sevmememden daha çok sizi sevmiyorum e sizde bunu biliyorsunuz ne diye bana pasta alıp kutlama olayına falan giriyorsunuz?

    her neyse. ben yine ahir ömrümdeki her doğum günüm gibi bu doğum günümde de iğrenç bir şekilde mutsuzum. işyerinde boğulunca kalktım gittim sakin bir yere aradım arkadaşımı dedim "gel". o da uçarak geldi sağolsun, bira aldık, ağladım falan her şey çok güzel. artık benim hiç bir doğum günümde mutlu olamayacağıma kanaat getirip o günün adını çakma bir ikinciyenicilikle "ölmeme günü" yaptık. iyi de oldu. doğum günü var diye zırlamam en azından.

    tam o esnada bi telefon.

    -gidiklaniyorum gel pasta aldık sana doğum gününü kutluycaz.

    iyi dedim, gelirim bir şekilde. neyse biralar bitti biz bi gittik ofise pasta benim yokluğumda açılmııış, yenmiş, mumları da gebeşallahgebeş biri üflemiş benim yerime.

    velhasılı ofiste kutlanan doğum günü pişmanlıktır, yapmayın.
  • hic hazzetmedigim kutlama. is arkadaslarimla filan aram iyi, ondan degil sevmemem. zaten italya’da calisip da is arkadaslariyla arasinin kotu olmasi birinin pek mumkun degil. herkes bir relax, herkes bir koy gotune rahvan gitsin havasinda. velhasili kelam burada sabah olur millet elinde tepsilerle girer ofise. hele bir de 100 kusur kisinin calistigi bir open space olunca her hafta muhakkak bi ot, bok, yahut pusur kutlamasi oluyor. efenim o tepsiler geliyor dolu dolu kruvasanlar, minik minik pizzalar, vs. e bazen dayanamiyorum goturuyorum lup lup sonra “aaa gitti diyet”.

    bunun bir de “guneye evime gittim bakin size oralardan neler neler getirdim” versiyonu var. herif gitmis catania’ya badem ezmeli kurabiye getirmis e dur durabilirsen. kiz gitmis calabria’ya ‘nduja getirmis hadi yeme yemeyebilirsen.

    ha ben ne mi yapiyorum? dogumgunum agustosa denk geliyor, agustosta da ofisin yarini bos oluyor, kalanlarin da gotunde sinekler ucusuyor. kutlamiyorum dogumgunumu! ay bi de elalem midesini dolduracak diye 100€’ya yakin para mi harcayacagim ayol. ben dogmusum!!! onlar benim orami burami doldursun!!!!!!
hesabın var mı? giriş yap