şükela:  tümü | bugün
  • ertugrul gazinin yakinlarindan bir ucbeyi. bugune kadar hakkinda tek satir yazilmamis olmasi ilginc.

    isa sofinin onemi bilecikte ortaya cikarilan turbesidir. https://www.google.com/…i-motifleriyle-kapli-23041/

    bundan 700 kusur yil once daha osmanli henuz beylikken boyle islamla alakasi olmayip adina samanistik ve gok tanri inanciyla yapilan bir turbe yapilmis. baska ulkede olsa yer yerinden oynar ama burda kimse sallamiyor. aciyor dirilisi kurulusu basiyor allah peygamber kurani millet kendinden geciyor.

    yazik..
  • üzerinde durulması gereken tarihi bir kişilik.

    hem ertuğrul hem osman döneminde yaşamış biri. türbesinde yapılan tadilat sırasında ortaya çıkan motifler gök tengri inancı öğeler içermekte. aşağıdaki başlıkta türbesiyle ilgili bilgiler paylaşılmıştı.

    (bkz: türklerin anadolu'ya geldiği dönemdeki dini inancı)
  • arkeofili haberi

    haber içeriği alıntısı aşağıdaki gibidir.

    "bilecik’te, osmanlı’nın kuruluş yıllarında uç beyi isa sofi adına inşa edilmiş türbede keşfedilen şamanik çizimler incelendi. gök tanrı inancına dair çizimlerle donatılmış türbede hiçbir islami öge bulunmuyor.

    bilecik’in söğüt ilçesine bağlı borcak köyünde bulunan isa sofi türbesi, 12 ve 13. yüzyıllarda orta asya’dan anadolu’ya gelen türkmen göçerlerden günümüze kadar ulaşan çok önemli izler taşıyor. türbenin duvarlarına resmedilmiş gök tanrı inancına ait bezemeler, anadolu coğrafyasında bulunan ilk örnek olması nedeniyle büyük bir öneme sahip.

    türbede başlatılan tadilat sırasında, üstteki sıvanın kazınması ile ortaya çıkan bu bezemeler, az sayılabilecek bir bozulma ile günümüze kadar ulaşmış. gök tanrı inancını yansıtan duvar resimleri, bu inanca yönelik anlayışların resmedildiği çok önemli bir belge niteliği taşıyor.

    kendisi adına türbe yapılan isa sofi’nin, vakıf belgelerinden osman bey zamanında burada bir zaviyesi olduğu ve buranın kendisine vakfedildiği biliniyor. diğer taraftan yöre halkı tarafından ertuğrul gazi’nin silah arkadaşı olduğuna dair günümüze kadar ulaşan bir rivayet var.

    isa sofi’nin adından dini bir şahsiyet olduğu ve adına türbe inşa edildiği için toplumun önde gelen bir ismi olduğu anlaşılıyor. ancak türbede yer alan islam dışı öğeler, içinde yaşadığı topluluk ve isa sofi’nin onlarla ilişkisi hakkında ipuçları barındırıyor. söz konusu türbe, süslemeleri bakımından anadolu’daki hiçbir türbe ile benzerlik göstermiyor.

    türbenin yer aldığı borcak köyü ve isa sofi türbesi, osmanlı beyliği’nin kurulduğu söğüt ilçe merkezinin yaklaşık 9 kilometre doğusunda bulunuyor.

    bu tür türbelerin yüksek tepelerde yer alması, eski türk inancıyla alakalıydı. nitekim yüksek tabakaya mensup kişilerin mezarları ulaşılması zor yerlere yapılırdı.

    mimari elemanlar ve inşa tekniği olarak erken osmanlı mimarisine ait olan türbede bir kitabe olmasa da, isa sofi’nin vakıf kayıtları ve yöre halkının anlatımları, türbenin 14. yüzyılın ilk yarısında inşa edildiğini gösteriyor.

    türbe islami bir yapı olmasına rağmen, içerisinde bulunan süslemelerin ağırlıklı olarak şamanizm kökenli olması, toplumda eski inancın çok canlı olduğunun bir göstergesi. özellikle konar-göçer hayat süren türklerde, islamiyet kabul edilmesine rağmen eski inanca dair davranışlar kolaylıkla terk edilmemişti.

    türbe, kare planı ve sekizgen kasnak üzerine yapılmış kubbesi ile mimari olarak klasik türk-islam yapısı olma özelliğini taşıyor. kapısı benzer yapılarda olduğu gibi alçak yapılmış. bu özellikleri ile islami yönü güçlü bir figüre ait olması gerektiği düşünülse de, 2017 yılında başlatılan tadilat sırasında alt sıvada meydana çıkan bezemeler, konuyu farklı bir boyuta taşıyor.

    türbenin içi, orta asya inanç sistemine ait olan öğelerle bezenmiş. duvar bezemelerinde, orta asya inanç ve kültür sisteminin çok etkili olduğu açıkça görülüyor. türbe içerisinde hiçbir islami öğe bulunmamasına karşın, tamamının gök tanrı inancına ait olması, isa sofi’nin inancını da sorgulatır nitelikte.

    türbe ile ilgili dikkat çekici bir özellik de, bu islam dışı süslemenin, daha yeni bir sıva ile kapatılmış olması. yöre sakinleri, bu işlemin ne zaman yapıldığını bilmiyor. osmanlılardan kalma metruk okul binasının mimarisi ve duvardaki hat üslubu, türbedeki kapatıcı sıvanın 19. yüzyılda yapıldığını düşündürüyor.

    isa sofi türbesinde, türk mitolojisindeki evren tasavvuru ve buna bağlı olarak çeşitli öğeler resmedilmiş.

    süslemeler arasında iki gemi figürü dikkat çekiyor. bu gemilerden doğu duvarına resmedilen, evren için belirlenmiş hattın dışında yer alıyor. bu geminin ölenin ruhunu alıp gökyüzünün 16. katındaki ülgen’e götürdüğü düşünülüyor. batı duvarında yer alan gemi ise muhtemelen 17 denizin birleştiği yeri gösteriyor ve burası talay kan’ın evi olabilir. orta asya türk mitolojisine göre talay kan, denizlerin hakimi, ölülerin koruyucusuydu. bir türbe ve ölü üzerine bir ritüeli anlatması muhtemel olan bu bezemelerde, talay kan’ın kullanılması muhtemel.

    bezemelerde bir evren tasavvuru ele alınmış ve çizgilerle oluşturulan gök, yer ve yer altı bölümleri, orta asya türk kozmogonisini betimlemek için kullanılmış. iki kalın çizgi ile sınırlandırılan ilk katman, yeraltını temsil ediyordu. şamanlara göre dünya birçok kattan oluşmaktaydı. yukarıdaki 17 kat ışık âlemi olarak göğü meydana getirirken; aşağıdaki 7 ya da 9 kat ise yeraltını yani karanlıklar âlemini oluşturuyordu. bu iki kat arasında ise hayatın devam ettiği yeryüzü vardı.

    türbede yeraltını ifade eden alt bölüm, kalın bir çizgi ile yeryüzünden ayrılmış. bu katmanı dikey olarak bölen ve yeryüzünden gökyüzünün sınırına kadar uzanan bir şaman ya da hayat ağacını temsil eden figür bulunuyor. yeryüzünü temsil ettiği düşünülen kalın çizginin üstünde kayra han’ın oturduğu gökyüzünün en yüksek yerine kadar (ayyuk) uzanan hayat ağacının dalları çoğunlukla eksik çizilmiş.

    kubbe kasnağında bulunan süslemeler 18’i güney ve 18’i de kuzey kısımda olmak üzere toplam 36 parçaya ayrılmış. her bir bölüm bir âlem olarak ifade edildiğinde, süslemenin her iki tarafında da 18 bin âleme atıf yapılmış.

    her bölüm arasında yer alan üst üste üçlü güneş motifleri, türk mitolojisinde tanrıları işaret ediyor olabilir. tengere kayra kan semanın 17. katında oturur ve buradan kainatın kaderini tayin ederdi. ondan doğan üç tanrı; semanın 16. katında oturan bay ülgen; 9. katta oturan kızagan tengere ve 7. katta oturan `mergen tengere`’dir. söz konusu üç güneşin bu üç tanrıyı ifade etmesi muhtemel.

    kubbe eteğinde yer alan süslemelerde bir şimşek motifi görülüyor. tüm bezemeler arasında tek örnek olan bu motif, türk mitolojisinde önemli bir yere sahip. eski türkler yanlarında saf ve beyaz bir taş taşıyarak yıldırım ve şimşek gibi tehlikelerden korunacaklarına inanıyordu.

    doğu duvarında ve türbe giriş kapısının hemen üstünde, büyükçe güneş benzeri bir motif yer alıyor. bu tanrıyı simgeleyebileceği gibi şaman davulunda kullanılan motiflere de benziyor.

    türbenin güney duvarında ve belirlenen sınırın dışında kalan yuvarlaklar ay’ı temsil ediyor olabilir. ay, türk mitolojisinde özel bir yere sahipti. eski türkler ay ve güneş’i insanlara iyilik getirip onları koruyan iki kutlu varlık olarak görüyordu.

    türk mitolojisinde ağaç kültü’ne dair izler, isa sofi türbesi’nde de kendini gösteriyor. beden duvarlarındaki bezemelerde hayat ağacı ya da diğer ağaç formlarının çokluğu dikkati çekiyor. ağaç, en başta göğün direği olarak evren tasavvurunda başta gelen öğelerden biriydi.

    türbenin güney duvarında yer alan ve bir kısmı dökülen sıva sebebiyle kaybolmuş olan dokuz dallı kayın ağacı var. bu ağaç, şamanların göğe yükselirken tırmandıkları ağaç olarak kabul ediliyordu. bu figürün orta kısımlarında ata binmiş ve yukarı tırmanan bir insan figürü var. türklerde ayin sırasında şamanı katlar arası tanrıya ulaştıran araç olarak pura adında bir at ruhu vardı. muhtemelen bu türbede şaman ve onu taşıyan pura resmedilmişti.

    beden duvarlarında dikkati çeken bir diğer bezeme de stilize edilmiş bir kuşa ait olduğu düşünülen bir resim. bu resim, bir gold şamanının öteki dünyaya yolculuğu esnasında kullandığı “koarı” ya da “bucu” isimli ruh kuş olabilir.

    türbenin eski dönemlerdeki öneminin yanında, isa sofi yakın zamanlara kadar köyün sosyal ve dini hayatında da önemini devam ettirdi. halkın belli aralıklarla ziyaret ettiği bir yer olmasının yanısıra, yakın zamana kadar hıdrellez gibi kutlamalar da burada yapılıyor, dualar burada ediliyor ve şifalı pilav burada pişirilip yeniliyordu.

    çocuğu olmayanlar, hastalar dertlerine devayı burada dua ederek arıyorlardı. dua edilirken geyik kemikleri mezar üstüne konuluyordu. diğer yandan sandukanın içine el sokulması ve buradan koparılabilen bir bitki parçasının duanın kabulü anlamına geleceğine dair bir inanç vardı. rivayete göre bir kişi elini mezarın içine soktuğunda isa sofi elini tutmuş ve insanlar korkudan bu alışkanlıklarına son vermişlerdi.

    bölgede bulunan birçok türbede olduğu gibi burada da mum yakma âdeti yakın zamanlara kadar devam etmişti. yine benzer şekilde türbeye her akşam su bırakılması ve bununla isa sofi’nin abdest aldığına dair inanış da yakın zamanlara kadar yaşatılmıştı.

    dileklerin kabulü için bir vesile olarak, türbe bahçesindeki ağaçlara bez bağlama geleneği de yakın zamanlara kadar uygulanan bir başka ritüeldi."

    isa sofi türbesi /makale

    youtube
  • (bkz: söğüt'te orta asya motifleri barındıran yapı)
    başlığıyla sözlükte gündem olmuş kişi.

    (bkz: itirazım var hakim bey)

    bilinir ki bu tarz güzel konularda bir teze karşılık bir de anti-tez üretilmelidir. hatta " inanmasan bile o anti-tezi yaz " derler ki ben biraz sonra yazacaklarıma inanıyorum.
    fakat ben de bir araştırma yaptım ki bahsedilen yapıdaki motifler bulunduktan sonra üniversitelerimizde liyakat yerine bambaşka şekillerle yükselen kimseler cirit attığından kimse bu olayı açıklama, araştırma gereği duymamış!

    nice insan neredeyse osman gazi'yi gayrimüslim ilan etmişken buna cevap olarak diriliş ertuğrul, kuruluş osman gibi diziler çekiliyor. çünkü bizim millet okumayı sevmez! izlediğine de işine gelince şak diye inanır. bu dizilerde sanki bir türk boyu değil de arap kabilesi anlatıldığını ise biz dillendiriyoruz işte kendimizce.

    ilk olarak isimden başlayalım;isa sofi!
    isa ismi, türkler islâmiyet'e geçtikten sonra dilimize arapçadan gelmiştir.
    öncesinde isa isminin türkler arasında kullanıldığına dair hiçbir bilgi belge okumadım, duymadım.
    bu mantıkla şunu söylemem gerekir: çocuğuna bu ismi veren aile muhtemelen müslümandır ya da isa sofi aslında başka bir isme sahipken müslüman olduktan sonra bu ismi almıştır.

    buradaki sofi ismine gelelim şimdi. rezil olasıca bir doçent şöyle demiş: " isa sofi sünnî bir müslüman, bir hocadır! çünkü sofu lakabı verilmiş adama... "

    yuh be kardeşim!

    evet, bence de bir bey, bir lider olduğu kesindir ama buradaki sofi isminin günümüzdeki tarikatlerde olduğu gibi " oooo sofu mehmet kardeşim. nasılsın inşallah? " örnek cümlesindeki gibi din ile alakası yoktur. kelimenin alakası vardır ama isa adlı kişiye bir de sofi denilmesi bununla ilgili değildir.

    özellikle karaçay türklerinde çokça görülen bir isimdir sofi ve herhangi bir hacılık hocalık belirtmez.
    eğer bu şekilde olsaydı " sofi isa " şeklinde yazılması gerekirdi ismin. türkler; kam olsun, daha sonra şeyh olsun bu tür dinî ünvanları isimden önce kullanmışlardır diğer ünvanların aksine.

    işte ilk husus budur!

    isminden dolayı dinî bir lider olduğu ve o yüzden kendisine türbe yapıldığı söylenir. bence alakası bile yok!

    türbe yahut anıt geleneği türklerde islâmiyet'e geçmeden önce de vardı ve bu gelenek islâmîyet'e geçişten sonra da devam etmiştir. hatta bu sebeple bazı arap tarihçiler ve din adamları türkleri islâm'a aykırı davranmakla suçlamışlar fakat karahanlılar bunlara kulak asmamışlardır. ayşe bibi türbesi, balacı hâtun türbesi gibi eserler günümüze kadar ulaşmışlardır.
    biz bu eserlerde şunu görürüz:

    türkler islâmiyet'e geçerken eski türk geleneklerinden de kopamamışlardır!
    günümüzde bile hepimizin evinde şamanist dönemlerden kalma inanışları dillendiren bir müslüman anne baba yahut dede, nine görülmektedir!
    o dönemde eski türk inançlarından bir anda kopmak mümkün değildir zira.

    peki bunun sebebi nedir?

    türkler, islâmiyet'e emevîlerin baskısıyla, kılıç zoruyla falan girmemişlerdir çünkü. curcan katliamı gibi olaylardan iki asır sonrasına kadar uzar türklerin müslüman olması. hâl böyle olunca araplar, türkleri eski inançlarından koparabilecekleri bir ortam bulamamışlar ve türkler kendi yollarını kendileri çizmişlerdir:

    (bkz: mâtürîdiyye)

    kurucusu ebû mansur el - mâtürîdî es - semerkandî diye anılan semerkant'ın mâtürîd köyünde doğmuş özbeöz türk olan bir âlimdir! bu yol, günümüz tabiriyle sünnî islâm anlayışıdır.

    şimdi neden bu kadar geriye gittim?
    konuyu daha iyi bağlayabilmek için.

    diyorlar ki; osman gazi müslüman değildir; ertuğrul gazi, gazi değildir! sünnî anlayışı ikinci bayezid, osmanlı'ya getirmiştir falan.

    hayır!

    ne yıldırım bayezid'i? osmanoğulları beyliği kurulduğu dönemde şamanizmin, bektaşîliğin ve sünnîliğin iç içe geçmiş hâlde yaşandığı bir islâm anlayışı vardı anadolu'da fakat osmanlı hükümdârları hiçbir zaman ne bektaşî, ne şaman ne de gayrimüslim olmuşlardır.

    şimdi bu sözlerimi desteklemek için şu bilgileri vereyim:

    şeyh edebalî, dinî öğretilerini hanefî fakihi necmeddin ez zahidî'den almıştır!

    hadi diyelim ki öğretmeninin sünnî görüşlerini beğenmedi ve bektaşî bir yol izledi. fakat bu sefer de şeyh edebalî'nin öğrencisi ve aynı zamanda osman gazi adına ilk hutbeyi okuyan dursun fakih'e bakmak gerekir!
    kendisi aynı zamanda osman gazi'nin bacanağı olan osmanlı kadısıdır. dursun fakih'in görüşlerinde de hiçbir alevi- bektaşî unsura rastlanmaz.

    bırakın ikinci bayezid dönemini daha orhan gazi döneminde şöyle bir olay yaşanmıştır:

    orhan gazi, hakkındaki söylentiler sebebiyle geyikli baba'ya bir fıçı içki göndermiş ve onu test etmiştir.

    peki orhan gazi daha sonra türbesini dahi inşa ettirecek kadar önem vereceği geyikli baba'yı neden ilk başta denemek istemiştir?
    çünkü padişahın kulağına bu bektaşî dervişin içki içtiği, namaz kılmadığı gibi söylentiler gelmiştir. bu ne demek?

    osmanlı idaresinin sünnî islâm anlayışına mensup olduğu ve bazı ahmakların ise padişahı bektaşîlere karşı dolduruşa getirmeye çalıştığı demek.
    çünkü anadolu selçuklu döneminde gerçekleşen babaî ayaklanması herkesin bilgisi dahilindedir.

    evet nihayet gelelim tekrar isa sofi türbesinde bulunan gök tanrı inancına dair motiflere!

    öncelikle bilinmelidir ki bu zâtın mezarı islâm'da var olduğu üzere baş taraf batı'ya, ayaklar doğu'ya gelecek şekildedir. tabii kendisi yüzü kâbe'ye dönük şekilde mi defnedilmiş bunu bilemeyiz!

    türbeye dair yapılan tespitlerden biri de türbenin ertuğrul gazi ve dursun fakih'in türbeleriyle üçgen oluşturduğu. yani bu denli önemli bir isimmiş isa sofi!

    benim bu noktada tahminim şudur:

    isa sofi, anadolu'da fethedilecek yerlere askerden önce giden dervişlerden biridir.
    türkler konusunda bölge insanını bilgilendirme görevi de kendisindedir. fakat bu noktada şu ayrımı yapmak gerekir:

    kendisi o dönem bu görevi üstlenen yesevîyye dervişlerinden farklı olarak bir islâm alimi değil bir alptir!
    çünkü gerçek mânâda bir derviş olsa idi bu çizimlerin yahut herhangi bir resmin o duvarlara çizilebilmesi imkansızdır.
    fakat şu da var:

    meselâ fatih'in, dördüncü murad'ın cenazelerinde atların kuyrukları kesilmiş, eğerleri ters vurulmuştur.
    bu da gök tanrı inancından gelme bir âdettir fakat bu geleneklerin cenazelerinde yapılması bu iki padişahın gayrimüslim olduklarını göstermez.

    muhtemeldir ki isa sofi türbesinde olan durum da budur.
    eski türk geleneklerini çok iyi bilen bir adam olduğunu ve bu çizimlerin yapılmasını vasiyet ettiğini düşünüyorum.
    yoksa o dönemde kimse kendi kafasına göre bir türbeye bu motifleri çizemezdi.

    peki buna ulemâ nasıl izin verdi diye soracak olursanız bunun cevabını o döneme dair elimize bu konuda bir belge geçmeden asla veremeyiz.

    fakat osman gazi döneminde kendisine zaviye vakfedildiğine dair kesin bir belge var elimizde.
    yani bir tarikat lideri konumunda oluyor böylece.

    belki de sonradan müslüman olmuş bir türk idi rahmetli ve güzelim geleneklerimizden de vazgeçemedi.
    fakat bu türbeden hareketle yazımın bütününde eleştirdiğim kısımları kesin bir dille söyleyenlere de inanmamak gerekir.
  • selçuklu ve beylikler döneminin önemli insanlarını şamanist gösterme, islamiyetten uzak yaşadıklarını iddia etme avrupalıların bize empoze ettiği bir algı çarpıtmasıdır. bir türbedeki sembollerden türbede medfun olan kişiyi gayrimüslim ilan etmek çok safça...
    türkler müslüman olduktan sonra eski inançlarına ait islam’a zarar vermeyen her türlü sembol ve adeti devam ettirmişlerdir.
    erzurum çifte minareli medreseden kayseri döner kümbete kadar islam öncesine ait bir çok sembol bu yapıların duvarlarını süslemektedir.