şükela:  tümü | bugün
  • iş görüşmesini takip eden iki gün içinde olumlu dönüş almak ve hemen evrak listesini mail adresinde bulmak neticesinde ister istemez kıllanılan durum. pozisyon veya şirketten herkes koşar adım kaçıyor, bunlar da yakaladıklarını kapıyorlar mı acaba diye düşünmeden edemiyor insan. ya da biz sürünmeye alıştığımız için paranoyak olmuşuzdur belki de kim bilir?
  • yeni mezunlar için (bkz: böbrek.avi)
  • bu kadar kısa sürede kara kaşınıza kara gözünüze hayran olmadıkları kesindir. en kötü başlanır, korktuğunuzun başınıza geldiğini anladığınız anda deneme süreci içerisinde bırakılır olur biter.
  • kesinlikle kabul edilmemesi gereken iş.

    iki defa bu hatayı yaptım. her ikisinde de ağır bedel ödedim.
  • hemen kötü düşünmemek lazım ama insan başlık sahibinin dediği gibi kötüye alışınca bir işkilleniyor. başıma geldi; değil iki gün sonra benden istenen yarım saatlik sunumun ilk 5 dakikası sonrası yeterince yetkinsiniz belli diyerek rekor işe alım süreci yaşatıp anında aldılar. hem de insanlarin girmek için uğraştığı bir yerdi. kariyerime başlamama sebep olan yerdi, bir yıl çalıştım orada sonra farklı kurumlar için çok güzel referans oldular bana. tahminim acil çalışana ihtiyaçları olduğu yönünde. tabii herkes benim kadar şanslı olmayabilir. kurumu araştırmakta fayda var.
  • pozisyonunuza ayırdıkları bütçenin altında bir ücret talebinde bulunduğunuzda da yaşanabilen durum. üniversiteden ilk mezun olduğum yıl bir kolejin önünden geçerken içeri girip başvuru yaptım, olay tamamen spontan gelişti, lisansım öğretmenlikten alakasız, sadece pedagojik formasyona sahiptim. dakikalar içinde elime evrak listesi verip gönderdiler. çok tuhafıma gitmişti, çalışmaya başlayınca öğrendim ki aynı statüde bulunduğum kişilerden çok daha az kazanıyormuşum. yaptığım işe oranla iyi kazandığımı sanıyordum bir de.
  • acil çalışana ihtiyacı olabilir. asıl kötüsü acil imza yetkisi olan çalışana ihtiyacı var ise adliyelik olmak dahil ciddi sıkıntı çekebilirsiniz. katı atık bertaraf tesisinde çevre mühendisi, proje ofisinde statik projeleri imzalamak için inşaat mühendisi, iş kazası riski olan yada bir önceki iş güvenliği uzmanı hataları görüp düzeltiremediği için iş bıraktığından acil iş güvenliği uzmanı arayan yerler gibi imzanız için sizi işe alacak firmalara dikkat edin.
    soma madenlerinde 301 kişi öldü kısa süre sonra şirket sahipleri hapisten çıktı cünkü suç madendeki iş güvenliği uzmanlarının üzerine kaldı. maden sahibi 6 tane iş güvenliği uzmanım var hiçbiri beni uyarmadı, ölenler bu 6 kişi işini düzgün yapmadığı için öldü gibi bir savunma yaptı ve maalesef kanunen doğru bir savunma olduğu için şimdi iş güvenliği uzmanları maden sahibinden daha suçlu konumdalar.
  • kesin bi b.kluk vardır. son girdiğim işyerinde öyle oldu bana. ilk görüşmede ben şartları sorarken "aa kabul ediyo musunuz" dedi yönetici hanfendi. evet dediğimde gözleri parladı.

    meğer içerdeki kurulu sistem yüzünden gelen durmuyor, 1 haftada kaçıyormuş. ben kaçamadım tabi. arabanın borcu bitsin sonra kaçcam.
  • ilk iş görüşmelerimden birinde olmuştu bu. yeni mezun psikolojisiyle nasıl bi anıma denk gelmişse bir gayrimenkul şirketine görüşmeye gitmiştim. konuştuk falan adamlarla, sonra ''ben bir genel müdürümüzle konuşayım bakalım ne yapabiliriz'' diyerek çıktı odadan yönetici dayı. zaten oradan anlamam lazımdı. 10 dk sonra ''bizim için tamamdır, ne zaman başlayabilirsiniz'' diyerek geldi geri. muhtemelen diğerine ''tam bir salak bulduk, bunu kaçırmayalım'' dedi.

    o an başımdan aşağıya kaynar sular döküldü bildiğin. hiç bilmediğim bir iş, adamlar ataşehir'de, ben avrupa'da oturuyorum, maaş desen kuş kadar. allah'ım napıcam ben şimdi diyorum ama kaçacak yerim de yok, nasılsa ''biz sizi ararız'' derler diye her dediklerine ''he he'' deyip durmuşum zaten. ne bileyim o an ''hadi başla'' diyeceklerini.

    mecbur kabul ettim, el sıkıştım adamla. bayağı bildiğin indim idari işlere gerekli evrakların listesini falan aldım, oradaki tiki plaza kızları hayırlı olsun falan diyorlar, sağolun, teşekkürler deyip gülümsüyorum, yok böyle bir salaklık. dertsiz başıma dert aldım yeminle. neyse çıktım ofisten ama nasıl koşuyorum görseniz, ilk gördüğüm taşıta attım kendimi, ne diyeceğim, nasıl caydığımı söyleyeceğimi düşünüyorum bir taraftan. eve gidene kadar aklımda binlerce farklı senaryo oluşturdum ''pazartesi günü hiç aramam, ararlarsa açmam, telefon numaramı mı değiştirsem, arayıp vazgeçtiğimi mi söylesem, ayıp olur mu, olmaz mı, lan yoksa başlasam mı cidden'' şeklinde. tüm haftasonu evde dönüp durduktan sonra doğrucu davut bir tip olduğumdan pazartesi arayıp düzgün düzgün anlattım her şeyi, allah'tan anlayışlı adamlardı da peki dediler kapandı mevzu.