şükela:  tümü | bugün
52 entry daha
  • şiddetli olanına yakalandıysanız ağız tadıyla bi entry girmezs
  • geçenlerde bu hastalığın yüzünden az daha ankara metrosunun tam ortasına sıçıyordum arkadaş ya.

    otobüsüm var aşti'ye gideceğim. hani bir önceden belirti felan olur değil mi, karnın bi acayip olur felan. yok arkadaş. çok iyiydim yani, hiç bir şeyim yoktu. neyse evden çıktım, bindim metroya. hassiktir bir karın ağrısı, noluyoruz lan dedim. dayanamıyorum yani salmam lazım, ama o kadar kişi içinde ömür billah unutamayacağım rezilliği yaşamak da istemiyorum. indim yenimahalle durağında. götüm götüm ilerleyerek tuvalet bakınıyorum. bu meret de yürüdükçe etkisini arttıyor heralde, daha fena sıçasım geliyor felan.

    metrodaki güvenlik görevlisine; tuvaleti kullanmam lazım acil, nerede var acaba dedim? bilmiyorum ki dedi. e mübarek sen burda güvenlik görevlisisin, hiç mi gün içinde sıçasın gelmiyor? nereye sıçıyorsun acaba diye söylendim kendi kendime. neyse ki semt pazarı varmış. götüm götüm ilerleyerek tuvaleti buldum. içimdeki tüm kötülüklerden arınıyordum ki, tuvalette tuvalet kağıdı olmadığını farkettim anasını satim. beynimden vurulmuşa döndüm. tuvalet tuvalet olalı böyle zülum görmemiştir heralde ki, ayak yoluna gelen pazarcılar girmiyip geri dönüyorlardı yani.

    ee tuvalet kağıdı yok, ne yapıcam ben derken, bağırmaya başladım. dayııııııı, dayııııı bak bi diyerekten. dedim zor durumdayım tuvalet kağıdı getir, ne biçim tuvalet işletiyon dedim. tabi bunları derken donum paçalarıma kadar sıyrılmış, çömelmiş vaziyetteyim ve sıcaktan dakika 2 litre terliyorum. neyse dayı sağolsun, getirdi de tuvalletten çıkabildim. dayıya ücret olarak 3 sıçma ücreti verdim. yazık sonuçta adama.

    bu da böyle bi anımdır. allah kimseyi dışarıdayken ishalle sınamasın arkadaş. vallahi ömrümden 10 sene gitti rahat.
  • ishal halindeyken büyük abdest ihtiyaci giderildikten sonra duvarlar ve tavan itinayla kontrol edilmeli ve ev ahalisine olunacaksa minimal derecede rezil olunulmalidir.
  • dötün dile gelip konu$ması olayı
    - pötür pötür pöt pöt pöt bilup
    - ne diyosun aloo?
  • insani eve mihlayan, yolundan alikoyan hastalik.
    hayir yani verem olsaniz, surune surune gidersiniz gideceginiz yere.
    e ama sica sica da gidilmiyo be kardesim.
    (bkz: got veremi)
  • afedersin ama sabah 06:30'dan beri götten işetmektedir. öyle mecazi falan değil bildiğin şırıl şırıl tazikli bir şekilde götten işiyorum. iş ne zaman ciddi boyuta ulaşacak onu merak etmekteyim şuan. sıçarak ölmek üzereyim galiba sanırsam. haşlanmış patates ve bildiğim bir hurafe doğrultusunda kuru kahvenin üzerine limon sıkarak yedim. heç bi' sikime yaramadı.

    elveda...
  • önce neden allah belamı verdi, onunla başlayalım.

    çok zaman önce arkadaşın biri ishal yüzünden uyuyamaz. çok fena karnı ağrımaktadır. sabaha karşı acile gidilir, reçete yazılır. eve dönerken bacakları git gide ayrılır, hızı düşer, adımları sürekliliğini yitirir. durumu açıklamak elzemdir artık: -altıma sıçtım lan! altına yapması değil de o penguen gibi yürüyüşü, yüzünün hali falan...ne bileyim, güldüm lan işte. hiç böyle bir durum yaşamış adam değildim. hatta o zamana kadar ishal olunca alta kaçırmayı hep efsane, abartı sanırdım. çok güldüm çok. bok vardı çünkü...

    aradan seneler geçiyor. 20'li yaşların ortasındayım.

    ya çok da arkadaşım burada. böyle 40 yaşına gelmiş de gençlik hallerini anlatıyormuş gibi olmuyor. bir kaç sene öncesi işte amına koyim. ( -lokman ver oğlum müziği. patlıyoruz. )

    bi hatun varmış bizim bölümde, herkesin dilinde gezen. şöyle tatlı, böyle at, avrat, anlat anlat bitiremiyorlar. gel gör ki kimseyi de siklemezmiş. arada böyle böyle duyuyorum namını.

    bir gün bu aradı beni-ne numarasını, ne kendisini bilirim-. buyurun dedim. "biz seninle aynı projedeyiz. bidibidi dersi bikbik projesine hoca bizi birlikte vermiş. adım ayten*" dedi.

    gittim derse. biri arkadan omzuma dokundu ama bizim toynaklılargillerden olmadığı belli: temas etti böyle yumuşak yumuşak. kafamı bir çevirdim...üfff! o ne! "cusa merhaba, ayten ben" dedi.*konuştuk ettik işte şöyle yaparız, sen işin şu kısmını yaparsın falan diye ama daha kızı görünce belliydi amk bütün işin bana kalacağı.

    aradan bir kaç gün geçti, saat akşam on civarı, dersteyim. hatundan "canım sıkkın. kimsem yok konuşacak. ben de seni aradım. aşağıda, çarşıdayım" diye haber geldi. "dayan ayten" dedim. bak, araba ihtiyacı hissettiğim nadir anlardandır. sağda solda wingsuit görsem nasıl çalışıyor bu meret demeden kuşanır, salardım kendimi kampüsten aşağı. ne var ki iki saat otobüs bekledim, kartta para yokmuş, döndüm tekrar kart yükledim derken manita toparladı tabi kendini aşağı inene kadar. ilk anki heyecanı koruduğum ve gerizekalının teki olduğum için hatunu görür görmez seri hareketlerle aldım omzuma, başladım koşmaya amına koyim. civ cuvv rüzgar sesi kulağımda, öyle bir depar. bıraktım bunu yere, dedim neşesi gelmiştir yerine. ulan bırakmamla karı yere kapaklandı. ananı sikeyim, sevinçten öldü lan kız diye başladım kendimi yemeye. meğer kalbinde sorun varmış, aşırı heyecana gelemiyormuş.

    elini yüzünü yıkadık. gittik yemek yedik(ne ekmek ne de su bıraktı masada). uzadık bara. müzik dinliyoruz, söylüyoruz, içiyoruz, muhabbet ediyoruz derken yüzüne kan geldi bunun. gamzeleri çıktı(koydum ağzını parantez içine). saat oldu gece bir, zil zurna sarhoşuz. düştük yollara. gittik bunun eve. kız girdi banyoya, çıkmak bilmiyor. ben de kanepeye uzandım, şekerliyorum. çıktı, üstüme bir şey örttü, geçti odasına. dedim "gelir şimdi cuşa. aç kurt gibi saldırma amk. hazırlanıyordur". bir yandan da odasının duvarında asılı gördüğüm gecelikte aklım. onu mu giyiyor falan diye kuruyordum ki osuruk mudur horlama mıdır anlamadığım homurtular geldi odadan. hırsız bile sandım yani. daldım odaya, ne göreyim: ölü gibi yatıyor. yanına sokulup, tatlı ama sert bir şekilde, elleyerek memelerini "savaştan gelmişim kızım. yorgunum. bir öpücük ver bana yavaş yavaş"* diyecektim ki beni gözü ve bilinci yarı açık halde görünce önce korktu, sonra da istersen sen burada yat, ben içeri geçerim dedi. daha yapacak bir şey yok. götüme baka baka döndüm salona.

    kafam bir milyon. saat tehlikeli(tam aşık olunacak vakitler). kız uyumuş, uyku terk etmiş. sabah beri karnım ağrıyor. basmışım birayı da. dedim gidip depoyu boşaltayım bari. istikamet tuvalet, marş marş gidiyorum ama yolda alabora olmam işten değil. zar zor indiriyorum klozet kapağını, sıyırıyorum pantolonu ve donu, oturmak üzere eğiliyorum ki anam o da ne? lan? lan lan lan! laaağğğğğnnnnnnn!!!

    (iki dakika sonrası)

    göt çıplak. oturmuşum klozete. ağzımda tükenmiş bir sigara. banyo paspasına bakıyorum. hiçbir şey hissetmiyorum. ne bir panik, ne bir gülme, resmen şoktayım. sigara içiyorum eserime bakıp bakıp. istiyorum ki utansın, yok olsun. çaresizlik öyle ki boktan beklentim doğdu ya: yok olsun. olmuyor amına koyim. hoşlandığım kızı paspasına sıçmışım. kıza madara olacağımı geçtim de mevzu bölüme yayılacak, arkadaşlar duyacak. anasını sikeyim birader böyle işin ya.

    kitledim kapıyı, kara kara düşünmeye başladım. alkol, sigara dumanı, bok kokusu. ciddi ciddi cinnet geçirmek üzereydim. paspası yıkasam sormaz mı paspas neden yıkanmış diye? sorsun amk. "bira döküldü, ben de yıkadım" diye düşünemedim ya lan. lavabonun altında gördüğüm eldivenleri taktığım gibi giriştim temizliğe. önce elimi - yüzümü, sonra paspası yıkadım. klozeti parlattım. envaiçeşit deterjanla dezenfekte ettiğim paspası koltuk yüzleriyle birlikte çamaşır makinesine attım. makine dönerken daldım mutfağa. lavabo pislikten yosun tutmuş, filizlenmiş amk. verdim çamaşır suyunu. yerleri makineyle süpürdüm, cilayla sildim. kirli çamaşırları yıkayıp astım. camları, kapılar sildim. "vernelle olm yumuşacık olsun, vernelle amk mis gibi koksun" diye diye pirüpak ettim lan evi. paspasın yıkanması arada kaynasın diye bütün evi temizledim. ütüye de girişecektim de neyse dedim. yanlış ayarlarım, kıyafet yanar, bütün evi yakmak zorunda kalırım diye korktum.

    sabah oldu, iş bitti. kafam açıldı. kahvesi yoktu, demledim bir çay. yaktım sigarayı
    gün doğumuna karşı. bekliyorum çocuk uyansın*. damladı balkona, "günaydın" dedi, eve şöyle bir baktı-nasıl tatlı, nasıl masumdu ağzını yediğim-.

    -temizlik mi yaptın?
    +evet
    -tüm gece?
    +eveeet
    -manyak mısın nesin amk?
    -bok götürüyordu kızım evi. uyuyamadım.
  • kibarca söylemek gerekirse; alt solunum yolları enfeksiyonu.
  • kötten çorba akması..
  • bir yarasanın yakalanabileceği en kötü hastalık.
356 entry daha

hesabın var mı? giriş yap