şükela:  tümü | bugün
  • bir cisim, bir canlı veya bir karpuzun mevcut sıcaklığını veya soğukluğunu koruma amacıyla başvurulan çarelere ısı yalıtımı denir. termodinamiğin sıfırıncı kanunu der ki; farklı sıcaklıkta iki nesne arasında ısı teması olursa bunlardan sıcak olandan soğuk olana doğru bir ısı akımı gerçekleşir taa ki bu ikisi aynı sıcaklığa gelene kadar (şu dediğimi ebem de bilir aslında ama dinamik kanun manun diyince bilimsel oldu). dolayısıyla sıcaklığını korumak istediğimiz nesneyi ısıyı az ileten maddelerle sarmalayıp çevreyle ısı alışverişini kestik miydi ısı yalıtımı yapmış oluruz. ısı transferini komple kesmek pratikte neredeyse imkânsız bir şeydir.

    her nevî ısı yalıtımının temel prensibi izolasyon malzemesinin katmanları arasında küçük hava paketçikleri hapsetmektir. zirâ durağan hava yeryüzümüzde en ucuza bulabileceğimiz, en az ısı ileten varlıktır. yalnız bu hava dediğimiz meret sabit durmazsa, küfül küfül esip yalıtılacak narin nesnenin yüzeyini yalarsa konveksiyon tabir edilen kuvvetli ısı transferi mekanizması devreye girer, yalıtacam derken daha beter ısıtmış/soğutmuş oluruz. allah'ın havasından ısı yalıtımı yapmak için halledilmesi gereken tek problem bu nimetin akışını engellemek, yüzeyde mümkün olduğunca kalın bir tabaka halinde sabit tutabilmektir.

    binaları, biraları yalıtmanın yolu onların etrafına havayı durağan tutacak bol delikli, gözenekli nesneler sarmaktır. mesela cam yünü, köpük, çeşit çeşit pofuduk plastik malzemeler bu tarz faydalı ürünlerdir. termos dediğimiz aletin olayı, sıvının tutulduğu kabın etrafında daha geniş bir kap olması ve aradaki havanın ısı akışını engellemesidir.

    mesela narin bedenimizi düşünelim. onu ısıtmak için yünlü şeyler giyeriz. elyaf veya kaz tüyü montlara sarınırız, polar denen hi-tec giysiler aklımızı alır. hatta kimisi "sen yokken üşüyorum" diye cilve yapıp sevgilisine kürk aldırtır. tüm bu esvapların ortak özelliği, kalın bir hava katmanını durağan tutabilecek pofuduk bir yapıya sahip olmalarıdır. çizme alırken itina ile elimizi dokunup hissettiğimiz müflon da hakezâ aynı işlevi görür. bazı çizmeciler sadece bilek kısmına müflon serip puştluk yaparlar. elimizi çizmenin ayak ucuna kadar sokup müflonu iyice yoklamak en akıllıca hareket olacaktır. sokakta zırıldayan çalar saatlerin yanında satılan ayakkabı keçeleri de ayacıklarımızı yerden gelen soğuktan esirgemek için yapılmışlardır. bakınız yerlere serdiğimiz halının da işlevi aynıdır. küçük tüyleri arasında hava katmanları hapsedip yerden soğuk gelmesini önler. kedi köpek gibi bilimum mahlûkatın kürklerinin de çalışma prensibi aynıdır. izocam desen aynı, uyku tulumu, onun altına serilen mat desen aynı, battaniye aynı.

    özet olarak bünyesinde hava hapsedebilen her şey çok güzel yalıtım malzemesidir. bunu aklımızda tutarak sıcak/soğuk tutmak istediğimiz bâdeler için pratik çözümler bulabiliriz. mesela bir adamın yeterince kalın kazağı, paltosu yoksa kat kat giyeceği pamuklu t-shirtler, atletler sırtını ciddi anlamda pekleştirecektir. çok acayip soğukta, hani çatılardan kalın buz kılıçları sarkarken sokakta kaldık diyelim, böyle çok çaresiz durumlarda, giysilerin arasına kat kat gazete kağıdı tıkıştırarak üşümeyi azaltabiliriz. bak dün "midnight cowboy"da da vardı. rico eksi iki derecede ısıtmasız dairesinde uyumaya çalışırken battaniyesinin altına tıkıştırdığı gazetelerden bir parça koparıp okuyordu titreye titreye. of kimse üşümesin ya.

    içi üşümüş insanlar için salt ısı yalıtımı kifâyetsiz kalacaktır. bu durumda bedenin ısınması ve sıcak kalması için bilinen en etkili yöntem ten temâsıdır.
  • jeotermal enerji nin ısıtma amaçlı kullanımında dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan biridir.
  • doğru bir ısı yalıtımı, programlı kombinin de yardımıyla bütün zamlara rağmen 2009' un ocak ayında 80.-tl' lik bir maliyet çıkartabilir. bu sadece mantolamanın etkisi olmamakla birlikte, mantolamanın birincil etken olduğu barizdir.

    değişkenler:

    il: istanbul
    cephe: güneybatı
    alan: net 100m2
    camlar: plastik doğrama + çift cam
    konum: ara kat
    mevcut: 2 insan, 1 kedi
    işim gücüm: şu saat itibariyle başka işim yok
  • ısı yalıtımının eksikliği, yukarı ve aşağı dairelerin de boş olmasının dezavantajıyla ve düz kombiyle 2009'un ocak ayında 120 m2'de 400 ytl maliyet çıkarabilir. ve eviniz yine de ısınmaz. geçen seneki apartman toplantısında mantolamaya karşı çıkan küçük hesap adamlarının kulaklarını çınlatırsınız. komşu efendi, mantolamaya evet deseydin çoktan ödemiştin, bitmişti. şimdi her ay çok daha fazlasını doğalgaza ödüyoruz. şikayetçiyim sayın cevizkabuğu. kendimi mantolatacağım.
  • evime kasım 2009'da 20 tl'lik, aralık 2009'da da 37 tl'lik doğalgaz faturası gelmesinin sebebidir. (ki bunun içine doğal olarak ocak ve banyo suyu dahil) yalıtım yaptırmak yerine daha fazla doğalgaz parası ödeyen bünyelere vahlar ki ne vahlar. ama millet akıllanıyor yavaş yavaş herkes sonunda yalıtıma gelecek.
  • o olmadan alt katta aile, üste çatı varsa ve de alttaki size güvenip kombiyi yakmıyorsa, ayda ne kadar öderseniz ödeyin ısınamazsınız.
  • bunun ne kadar önemli bir şey olduğunu bu sene anladım ben. şimdiye kadar hep yalıtımlı korunaklı evlerde yaşadım ben. şimdi dandirikten apartmanlarda, yalıtım namına bir sik olmayan evlerde oturuyoruz, duvarlar kağıt gibi. sülalecek zatürre olduk.

    bu ısı yalıtımı dediğimiz olay sadece kışın ısınmayı kolaylaştırmıyor. yazın da serinlik sağlıyor. ısı yalıtımı olan evde kışın donup yazın pişmezsin. güneşliğini indirince sepserin bi evin olur. sonra akşamları pencereleri açar evini de havalandırırsın. mis. ayrıca, ısı yalıtımı haliyle bir ses izolasyonu da sağlıyor. olm komşu osursa duyuluyor evde. böyle ev mi olur lan! gürültüden kafayı yemek üzereyim!

    param olsun, kendi evim olsun, isterse evin dışına on metre mantolama yapsınlar, pencerelere akustik yalıtımlı ısı cam taktırıp evin duvarlarına içten ayrıca yalıtım yaptırcam. ayrıca evin iç duvarlarına, yere ve tavana ses izolasyonu yaptırmayı da planlıyorum. yine ses ve ısı yalıtımlı bir de dış kapı yaptırdık mıydı, tamamdır. oldu bu iş. hatta yerlere de laminant parke üstü tüylü duvardan duvara halı kaplarsak, bütün kış sıcacık sıcacık otururuz. üstelik ses de gitmez.

    yemin ediyorum, nisan ayı geldi hala terliksiz yere basamıyoruz ya. üstelik komşunun çocuklarının sesinden gına geldi. ayrıca, evin içinde gizli hiçbir şey konuşamıyorsun. her şey olduğu gibi her yerde duyuluyor. gizli konuşmayı geçtim. ben içerde uyurken mutfakta ne konuşuluyorsa olduğu gibi duyuyorum. uyuycam lan! yeter!

    allah bin belasını versin izolasyon fukarası müteahhitlerin! çok değil, bir ay sonra sıcaktan cayır cayır yanıcaz burda. kışın doğalgazdan, yazın vantilatörüydü klimasıydı derken elektrik faturasından iflahı kesiliyor insanın. ısı yalıtımı önemli. ısı yalıtımı can. ayrıca bu ev bu kağıttan duvarlarla ilk depreme yıkılır. deprem olmadan sağlam biyere taşınsak bari.
  • bugün bile türkiye'deki evlerin yalnızca yüzde 10'unda yapılmışsa bizim apartmanın yöneticilerinin sağlam küfürleri hakettikleri sözde zorunluluktur.

    üç sene önce bu gerizekalılar, bunları hem "bu sene yaptırmazsanız mahvolursunuz" diye korkutup muhtemelen biraz da mamalayan q7'li müteahhit bozuntusunun (herif site sakinlerinden birini de dövdü bu arada) kumpasına girerek bizim bir güzel beşer bin lira soyulmamıza yol açtılar.

    sonuç ne derseniz; koca bir hiç. güneş almayan oda ve banyo yine soğuk, üstüne üstlük "artık mantolama var" diye merkezi sistem kaloriferi de doğru dürüst yakmıyorlar.
  • önemli bir şey cidden. oturduğum daire için bu ay 30 tl doğalgaz faturası ödeyeceğim. buna tüp ve sıcak su dahil. tamam çok fazla kış olmadı da, iyi bir yalıtım olmasaydı bu kadar az fatura ödemezdim sanırım.
  • yapının ısı kaybını önlemek için yapılan yalıtım biçimidir. iyi imalat olduğu zaman faturalarda ciddi oranda azalma görülür. ısı yalıtımı yapı denetim uygulamasının başlamasından sonra zorunlu hale gelmiştir.