şükela:  tümü | bugün
  • edit: aya 13 haftada ulaşan adam örneği ile 1 sn de ulaşan adam örneği biraz saçma durdu farkındayım. izafiyetten çıkıp mesafeye çabuk ulaşmayı ölçü alan bir örnek oldu. merak ettiğim sadece şu. ışık hızında seyahat eden bir adamın kolundaki saat, dünyaya geri döndüğünde nasıl oluyor da dünyadan çok çok farklı (yıllar vs) olabiliyor. onu da arkadaşlar atom altı parçacığı vs diye anlatmış. yani aslında zaman dediğimiz şey gelişim ve dönüşüm. ışık hızında gelişim ve dönüşüm çok yavaşladığı için fark buradan ortaya çıkıyor. o zaman einstein isviçre'de saat kulesine bakarken otobüsün ışık hızında gittiğini hayal ettiğinde saatten yansıyan ışık kendisine yetişemiyecek ve zaman hep aynı kalmış olacak teziyle bir tezat oluşturmuş olmuyor mu bu? bana bunları anlatın amk.

    einstein'ın görelilik teorisi ile açıkladığı olay. son zamanlarda kişisel merak olarak bu olaya kafayı takmış bulunuyorum. einstein, newton, faraday, maxvell, carl sagan, kainat, kara delik, hawking vs vs ne buluyorsam okuyorum, belgesel izliyorum, aydınlanmaya çalışıyorum. aslında kendimce kafamda bir formül oturttum ancak einstein gibi mi düşünüyorum, yoksa sadece kendimce bulduğum bir cevap mı emin değilim. ekşi sözlükte aradığım yalın cevabı bir türlü bulamadım. görelilik ilkesi, özel görelilik, genel görelilik, ışık hızı vs gibi başlıklara baktım ama hiç birinde başlıkta yazdığım olgunun en basit haliyle salağa anlatılır gibi yalın bir açıklamasını bulamadım.

    şimdi kendi çıkarımlarımı bir yazayım, akabinde sözlükte bu konularda gerçekten uzman olduğunu düşündüğüm arkadaşlardan katkı bekliyeyim.

    basit anlamda kendi çıkarımım: 2 adam düşünelim, birisi f-1 aracıyla aya gitmeye kalksın (aya düz bir yol olduğunu ve gidebildiğini düşünelim, einstein'in düşünce deneyi gibi) bu adamın aya ulaşması yanılmıyorsam (ortalama bir hızla) 13-15 hafta arası sürecek. diğer adamımız ise ışık hızıyla aya gidebilsin. ışık hızı saniyede yaklaşık 300.000 km olduğuna göre, ay da yaklaşık 300.000 km uzakta olduğun göre 1 sn de aya ulaşacak. yani diğer adamımız aynı sonuca ulaşmak için 13-15 hafta yaşlanırken, diğer adamımız sadece 1 sn yaşlanmış olacak.

    o halde zaman dediğimiz şey ışık hızının ta kendisi, yani ışık hızında seyrederken zamanın kendisi oluyorsunuz ve o yüzden durağan oluyor. zaten einstein'in isviçre'de saat kulesine bakarken hayal ettiği de yanılmıyorsam tam anlamıyla buydu?

    ancak benim kafam daha uzun süreli seyahat hayallerinde karışmaya başlıyor. bu sefer bir adamımız dünyada sabit dursun, diğeri ise 5 ışık yılı mesafeye gidip dönsün. şimdi burada işte döndüğünde sabit duran adamımızın daha yaşlanmış olmasıyla ilgili, veya giden adamımızın o 5 ışık yılı mesafeyi 5 yıl olarak algılayıp algılamadığı konusunda devrelerim yanıyor.

    yardımlarınızı salağa anlatır gibi bekliyorum sevgili yazarlar.

    edit: samimi olarak katkı verip entry karalayan herkese teşekkür ederim, mesaj kutumu yeşillendirenlere de çok teşekkürler. adam einstein beyler tadındaki entry'lere de teessüf ederim yani. ille bi yeşillik yapcaksınız. boş boş işlerle uğraşacağımıza bilime kafa yormaya çalışıyoruz fena mı?

    edit2: interstellar ile alakası yok. o filme gelene kadar contact var, siker atar interstellar'ı. her boka interstellar etkisi demeyin. oldum olası ilgimi çeken bi şeydi kainat vs. sadece son zamanlarda çok araştırır oldum.

    edit:3 aslında hala tam anlatamadım galiba kafamı asıl yoran şeyi, aynı einstein'ın çocukken hayal ettiği gibi bir ışık demetinin üstünde yol aldığımızı düşünelim. eğer ışık hızında zaman duruyorsa yol aldığımız sürece ölümsüz mü oluyoruz yani? zaman tam olarak ne? ışık hızı dediğimiz şey zamanın kendisi mi? nedir bu amk nedir??

    konuyla ilgili harika bir belgesel = http://www.youtube.com/…?v=hbd7zc_nuhw&spfreload=10
    mükemmel bir belgesel daha = http://www.youtube.com/watch?v=7i6xpdsp_ya
    ve bir başkası = http://www.youtube.com/watch?v=l9bnbyhpejy
  • hızlı giden cismin atomları ve çevresindeki elektronların hareketi sabit duran cisimlere göre yavaşlar. bu nedenle örneğin tüm organizmanın (mesela insanın) yaşlanması yavaşlar. ancak değişen zaman değil minyatür hareket hızlarıdır.
  • 1980 senesinde dayım bana hayat ansiklopedisi almıştı hediye. orada bir illustrasyon vardı. görelilik kuramı maddesinin altında ( ya da einstein maddesindeydi, unuttum)
    bir astronot ışık hızının %99'u hızla andromedaya gidiyor ve geri dönüyor. bu yolculukta astronot 55 sene yaşlanıyor ama dünya 3 milyon sene ( başka bir milyon olabilir, hafıza işte) yaşlanıyor. konuyu anlayamamıştım ama 55 senenin 34 senesi geçti hala aklımda.

    yardım oldu mu bilmem ama bu da böyle bir anımdı

    ışık yılı editi : andromedadaki yıldızlara baktım. 27.5 ışık yılı uzaklıkta hiçbir yıldız yokmuş. ( pi'yi 3 aldım) kandırmışlar sabiyi.

    segili suserler editi : tüm mesajlar için teşekkür ederim. bilimsel bir analiz yapma niyetim yoktu. mesajlarınız sayesinde o albert buraya gelecek.
  • f1 aracı ve ışık hızı örneğinin uygun düşmez bu fenomene. netekim ışık hızı ile ulaştın, artık ışık hızında değilsin ve zaman senin için geçiyor. hatta şu kadarını diyim, f1 aracı ile gelen herifi 13 hafta beklersin ve aynı onun kadar yaşlanmış olacaksın.

    zamanın durması ışık hızında iken gerçekleşir. bir kere ışık hızına ulaştık deyu zaman komple durmuyor yani. bu arada ışık hızına ulaşmazdan hemen önce kütlen sonsuza yaklaştığından zaten ışık hızına ulaşamazsın da bu baştaki problemden bağımsız bir başka problem.
  • ilk entryde verilen örnekte durumun biraz yanlış anlaşıldığını düşündüğüm kuram.

    hızınız yükseldiğinde atom altı parçacıklarınızın hareketi de yavaşlar, ışık hızında ise durağan hale gelir. yani zaman sadece sizin için durur. ya da ışık hızına yakın hızlarda seyahat ederseniz zaman sizin perspektfinizde yavaşlar. ancak size göre zamanın akış hızı aynıdır. yani, siz bu değişimi pek hissedemezsiniz. bir varış noktası olarak ayı düşündüğünüzde kafanız karışır.

    varış noktası olmaksızın bir f1 aracı ve bir ışık hızında gidebilen aracı "dünyada durağan halde duran bir gözlemcinin saati" ne göre harekete geçirelim ve 1 yıl boyunca amaçsızca uzayda dönsünler.

    dünyada geçen 1 yılın arından f1 aracındaki saatin henüz 360 gün kadar zaman saydığını, uzay mekiğindeki saatin ise henüz bir kaç dakika bile saymadığını görürüz. yani bu sırada zaman her gözlemci için farklı akar ancak hiç bir gözlemci kendi çerçevesindeki değişikliği hissetmez. uzay mekiğinde bulunan kişi gerçekten bir kaç dakika yaşlanmıştır çünkü onun atomları bozunma-eskime sürecini diğerlerine göre yavaşlatmıştır. aynı şey gravitasyon ile de gerçekleşir;

    eğer saturn'e gidip yerleşirseniz sizin kolunuzdaki saat 1 saat ilerlediğinde bizim dünyadaki saatlerimiz çoktan bir kaç saati tamamlamış olur. yani algı herkes için yereldir. bu iki gözlemci birbirine baktığında birbirlerinin normalden yavaş/hızlı hareket ettiğini görebilir mi sorusu ise tam bir muamma. çünkü şu şekilde hayvan gibi bir paradoks vardır.

    eğer ışık hızında giderken uzay mekiğinin farlarını yakarsanız uzay mekiğinden çıkan ışık yine ışık hızında hareket eder hem de hem durağan hem hareketki gözlemci için.

    yani siz farları yaktığınızda ışığın sizi ışık hızı kadar fark atıp geçtiğini görürsünüz ama kenardan bakan gözlemci farınızı ve sizi aynı hızda görür.

    yani hızınız ne olursa olsun ışık hızı daima ama daima sabit hızda gözlemlenir.

    ekleme: kütlesi olan hiç bir şey ışık hızında seyahat edemez.

    daha önce bu konuda çok daha detaylı bir yazı yazmışım efendim buyrunuz link

    db editleri:

    otizmli çocuklara öğretmen kampanyası

    (bkz: ekşi sözlük'teki sansür)

    ekleme:db eklemelerine açığım arkadaşlar varsa istek yeşillendirin
  • hızlı yaşayıp genç ölenlerin sırrıdır.
  • ışık hızına ulaşınca beynin aşırı görüntü yüklenmesini işleyememesi bir şey görememek sonucunda zamanı durdu olarak algılamak.
    einstein'ın rölativite kuramı'nda zaten ışık hızını aşanların zamanda geriye yolculuk edeceği yazıyordu ya da zamanda geri gideceği bak şimdi beynim error verdi.bu başlık sakıncalı.