şükela:  tümü | bugün
  • uzunlar yakılırsa karşıdan gelenin gözünü alabilir...
  • einstein'i relativity kavramini bulmaya iten soru. tabii o araba fari degil tren kullanmistir zira kendisi agir bir abimizdir (bkz: agir abi)
  • iddiyetle soruyu ele alip cevaplayalim:

    malum, isigin hizi sizin hizinizdan bagimsiz olarak gozlemciye gore sabitir.

    yani sizi disaridan izleyen hilmi abiye gore isik hizinda gidiyor, sizle ayni anda yola cikan bir isik demetiyle ayni anda ayni yere variyor olabilirsiniz.

    lakin siz, isik hizinda giden o aracin icindeyken isigin hizi sizin icin de sabittir. yani hala saniyede 300 bin km basar. bu nedenle siz aracin farlarini actiginizda, hala normal bir arac gibi onunuzu aydinlatabilirsiniz.

    disaridan sizin bu yaptiginiz goren hilmi abiye gore ise; fariniz onunuzu (nasil bi gozu varsa artik) aydinlatmamaktadir.

    sizin icin isigin hizinin sabit olmasi ve onunuzu aydinlatmasi su sekilde gerceklesir:

    isigin hizinin saniyede 300 bin km oldugunu soyledik. saniyede. yani isigin bir saniyede aldigi yoldur bu. fakat siz isik hizina yaklastiginizda bildiginiz zaman kavrami (sizin farketmeseniz de) degisir. zaman sizin icin yavaslar. atiyorum; 1 saniye sizin icin disaridaki bir saniyeden 50 kat uzun olur. baska bir deyisle, sabit durup sizi izleyen hilmi abi icin 50 saniye gecerken sizin icin sadece 1 saniye gecer.

    isigin hizi hareketten bagimsiz olarak 300 bin km/sn oldugu icin, sizin o yay gibi uzatilmis 1 saniyelik surenizde isik yine bildigini okur. cunku siz farketmeseniz de 50 saniye gecmistir.

    gordugunuz gibi anlatmasi zor, anlamasi daha zor bir problem. ama cevap basit; "gundelik hayatta farlari actiginda ne oluyorsa o olur."
  • selektör yapması durumunda işler iyice karışır.
  • efendim, şimdik ışık hizina yaklaşıldıkça kütle artıyor, buna mukabil olarak boy kısalıyor. yani dolayısıyle hacim küçülmek suretiyle yoğunluk yükseliyor. ışık hızında ise kutle sonsuz, hacim sıfır oluyor. farzımahal aracımız ışık hızına ulaştığında, fevkalade yüksek kütle yoğunluğundan ötürü o artık bir kara deliktir.. e, karadelikten hiç bir ışık demeti kaçamayacağına göre aracımızın farlarından çıkan ışık da bükülmek suretiyle tekrar aracımıza, aracımızın sürücüsünün gözlerine dönmektedir. aracımızın zavallı sürücüsü de ne yöne bakarsa baksın bir araç farı görmekte, ne olduğunu anlayamadığından "ulan ışık hızıyla gidiyorum, hala sollayamadım lavukları" diyerekten gazı köklemeyi sürdürmektedir. amma bilmemektedir ki ışık hızı geçilmez...
  • ne olcak, ışık olur... daha fazla ışık*...
  • sivrisinekleri çekebilir..
  • tek bir ışık ışınını, bir musluktan sonsuz tazyikle çıkan bir su damlaları gibi giden fotonlardan oluştuğunu ve bu ışık hüzmesinin bunun gibi milyonlarca foton * tarafından meydana getirildiğini düşünerek şöyle bir spekülasyon yapılabilir:

    arabanın ön farı için; ön fardan c hızıyla çıkan foton, c hızıyla giden bir arabadan ileri doğru atıldığı için, yere göre 2c hızıyla gitmek isteyecektir. ama ışığın hızı c'den fazla olamayacağından (ortamdan ortama bu hız değişir), araba işe fotonların durumu bir dosya kağıdını göğsune dayamış koşan bir insanla o dosya kağıdının durumuna benzeyecektir. yani çıkan foton arabadan uzaklaşamayacak, arabanın önünde birikerek adeta bir ışık topu * oluşturacaktır.

    arka farlardan çıkan ışık ise, c hızıyla giden bir arabadan c hızıyla geri atıldığı için yere göre hızı 0 olacaktır, yani araba gittiği yol boyunca arkasıda durağan vaziyette bulunan bir paralel enerji doğruları demeti oluşturacaktır.

    dışarıdan gören birinin arabayı görmesi ile bambaşka bir mevzuudur. zira bir cismi görmemiz için önce o cisme bir ışığın çarpması, sonra yansıması ve o ışınların gözümüze gelmesi gerekmektedir. ayna gibi yüzeyler hariç, tüm yüzeylerin görünme olayı, bir noktalarına çarpan ışık ışınının o noktadan her yöne yansıması, o noktayı bir noktasal ışık kaynağı haline getirmesi, cismin tüm yüzeyinden her yöne o noktanın rengindeki ışık ışınlarından birer tanesinin gözümüze gelmesi olur.

    arabaya çarpan ve yansıyan ışın, hangi açıyla geliyor olursa olsun, bizim gözümüze gelecek olan ışınlar, çıktıkları anda, ileri doğru bir c hızıyla, örneğin dik çıkıyorsa bir de yana doyru bir c hızıyla, toplam ckök2 hızla gözümüze gelmek isteyecektir. çizdiğimizde daha da rahat görebileceğimiz gibi, aslında arabayı bizim tam karşımıza gelmeden önce görmemiz gerekirdi. fakat ışık işte en fazla c ile gittiğinden, o da mümkün olmayacaktır.

    dışardan bakan biri, sadece geride yol boyunca bıraktığı ışığı * görebilecektir. bu spekülasyon, ışığın sanki sadece taneciklerden oluşan bir yapıya sahipmiş gibi düşünülerek yapılmıştır, dolayısıyla çağının bikaç yüzyıl gerisinden gelmektedir. zira ışık hem dalga, hem tanecik özelliğini bir arada gösterir, tam olarak foton "bir enerji paketi fe onu takip eden bir dalga"dır. dalga olarak düşünüldüğünde ise eğilmeler ve bükülmeler gözlenecektir. ayrıca (bkz: çok hızlı gidersek radyo dinleyemeyebilir miyiz)
  • isigi goren kisi, isigi gordugu anda ezilecektir.