şükela:  tümü | bugün soru sor
  • rüzgarda esercesine beynimin içinde dönüp duran kelimeleri peş peşe buraya sıralayacağım. duygularınızla, düşüncelerinizle karalayın sayfaları çünkü edebiyat iyidir.

    isimsiz muhabbetler part.[1]

    oluruna bırakmak ve vicdansızlık

    "...herkes hayatının belli bir döneminde yaptığı bir şey oluruna bırakmak sanırım.
    açık denizde bir yelkenlide yönünüzü tayin etmeyi bırakıp yelkenleri sonuna kadar açmaktan bahsediyorum.
    -rüzgar nereye eserse oraya! gibi de denebilir.
    belki çılgınlık, belki delilik, belki de cahillik ya da aşırı zekadan kaynaklanan bir davranış biçimi vs.
    kendi nazarımda bunun tek doğru tarifi özgürlük.
    yanında olmasını istediğiniz insanların sizin yaşam standartlarınızdan memnun kalmayıp uzağınızda olması ya da bazı şeylerin istediğiniz gibi gerçekleşmemesini önemsemeden özgürce yaşamak.
    evet, biraz dert, fakat özgürlük için nasıl oluyorsa bu düzende bir bedel gerek.
    öder miyiz?

    tanımlamalar içerisinde kaçırdığımız hayatımıza ne demeli ?
    şu hayatta bir tek nasıl yaşadığımızın tanımını önemsiyoruz.
    -doğduk.
    -nasıl doğduk sahi ?
    bir önemi kalmadı tabi, geçti herkes bunları.
    -öldü ya da öldük.
    -nasıldır ölüm ?
    -ölümün soğukluğu gidene midir yoksa kalana mı ?
    bu soruları da kara topraklarla silip attık.

    iyi doğduk, güzel öldük vesselam.

    geldik mi asıl meseleye ? -yaşıyoruz.
    nasıl yaşıyoruz yahu ?
    istediğimiz gibi bir hayatımız olması için durmadan çabalayarak yaşıyoruz.
    önemli olan yaşam.
    bir ülkede insanların açlıktan, diğerinde savaştan, ötekinde ekonomik krizden, bir başkasında devletin yönetim şeklinden öldüklerini ya da zulüm gördüklerini bile bile hiç bir şey yapmadan yaşıyoruz. saçma oldu tabi bunları sayarak düşününce.
    -ne yapabiliriz ki?
    işimize geldiği kadar vicdanlıyız sonucu da bunu saçma bulmamızdan geliyor sanırım. bir divane ne edeceksin onca derde, değil mi ?
    işte !
    bundan ötürü de dibine kadar vicdansız varlıklarız.
    biz neyiz yahu? melek desen değil, şeytan desen değil.
    kitaplar doğru ise şayet, yazılanları dikkate aldığımızda biz her varlığın başına dert olmuş varlıklarız galiba.
    hepsinin bizimle ilgili bir uğraşı söz konusu..."

    devamı gelir,
    sağlıcakla!
  • isimsiz muhabbetlere bu duygularla girip bunları yazacağımı hiç düşünmemiştim.
    kısmet işte....
    çemkiriş, yakarış yada her neyse... ne önemi var ki ?
    çile çekmiyorum. ama düşünmekten kafayı yiyorum. hatta yedim.
    neyse... devamı gelir, sağlıcakla.!!

    sevdiğine veda

    ne istediğimi biliyor musunuz,
    istediklerimi gerçekleştirmek için ileri zamana ışınlanıp, hepsini gerçekleştirip sonra da tekrar geri dönmeyi istiyorum....

    neden bunu istiyorum ???
    istiyorum arkadaş!
    istiyorum işte!

    neden zamanı bekliyorum ki.. sevdiklerim neden ölümle pençeleşecek ?
    neden ben katlanacağım?
    madem olacak neden çile çekip, kara kara düşeneceğim?

    olsun, ve bitsin herşey!

    ne istiyorum biliyor musunuz...
    sonsuz yaşamı bilip kullanmamak istiyorum.
    her şeyi reddedip sadece olması gereken şeylerin gerçekleşmesini istiyorum.

    ben kendim için bişey istemiyorum. ben sevdiklerimi mutlu etmek için üzerime düşen tüm şeylerin bir anda gerçekleşmesini istiyorum. zamanı beklemeden bunu istiyorum. çünkü acı çekilmesine hiç sabrım yok. çünkü acı çeken sevdiğime merhem olamazsam ben biterim. dayanamam, biterim. çünkü çok severim.
    çünkü çok duygusalım.
    çünkü sabredemem, sabredemedim. hiçbir zaman sabırlı olamadım. ya olacak, ya da olacak arkadaş!
    ben böyleyim.
    inatçıyım ve yaparım. yaptımda!
    ve şimdi ilk defa, ciddi bir olayla sınanıyorum, yada diğerlerinden daha zor bir şeyle sınanıyorum...
    ama sınanıyorum,
    bununla ilgili düşünüyorum, ne yapacağım ? ....
    ne yapacağım...............?

    yapacağım arkadaş!
    inatla bununla yüzleşeceğim ve sevdiğimi son yolculuğuna uğramadan önce sevdiğimin benim için hayal ettiği her şeyi gerçekleştireceğim.

    sonra mı ?
    sonrası umrumda değil ki..
    ben sonrasına katlanırım, planlamış olduğum o ufak anı yaşadıktan sonra ben sonraki 40 yıla katlanırım.
    çünkü amacımı gerçekleştirmiş olacağım, çünkü sevdiğimi mutlu edeceğim.
    çünkü o gözü açık gitmeyecek....

    yarın bir gün ben de öleceğim.
    ama o ben ölmeden ölecek, ve o hayallerini gerçekleştirmeden ölürse ben onunla birlikte ölürüm.
    ölmemeli....
    ölüm bu kadar da acımasız olmamalı.

    varsın olmasın kokusu,siması, gölgesi!
    varsın olmasın kafamdaki "nasıl olsa arkamda" düşüncesi!

    ama o hayallerini yaşadıktan sonra gitmeli.
    yoksa olmaz, o gittikten sonra gerçekleşseler bile o görmedikten sonra olmaz.
    olmaz arkadaş, olamaz.!

    ne olursun allahım, bana ona yaşatmak istediklerimi yaşatmadan ona veda ettirme.
    ne olursun...