şükela:  tümü | bugün
  • milyonlarca zincirsiz köleye "nasıl özgür olunabilir?" sorusunun cevabını acımadan vermiş olan gençtir.

    kendi yazısı:

    sonunda dünya turundayım...

    benim evim artık sadece 60lt bir sırtçantası...

    selam gençler, nasılsınız?

    bir çoğunuz beni yaptığım balkanlar ve ukrayna turundan tanıyor olabilir. size malezya'nın sincan ilçesinden, meşhur oturuşla birşeyler söylemek istiyorum.

    ben ibrahim akyüz. işimden istifa edip, herşeyi bir kenara bırakarak dünya turuna çıktım. doğduğumdan bugüne kadar bana dayatılan bütün toplum yargılarını, bütün sistem işleyişlerini, bütün inanç felsefelerini yok sayıyorum. bildiğim tek şey inandığım şeyler ile doğru orantılı yaşamak artık. mutlak mutluluk içimizde. bugün insanlığın gıcırdayan çarkıyla işimin olmadığını, topluluk ve hükümlerine bağdaş kurmadığımı söylemekten gurur duyuyorum. bu benim savaşım ve ben olmadığım yerleri arzuluyor, yeni yerler keşfetmek için can atıyorum.

    bugün dünya turuma başlayalı tam 25 gün oldu. 25 gündür dünya turumun ilk etabı olan asya kıtasındayım. 15 ay boyunca keşfedebildiğim kadar asya kıtasını gezeceğim. hedefimde 20 asya ülkesi var. umarım bunu başarabilirim. başarmalıyım. 26 yaşımdayım ve 30 yaşına kadar, 4 yıl boyunca gücüm yettikçe dünyada adım atmadık ülke bırakmak istemiyorum. asyadan sonra, güney amerika, afrika ve kuzey avrupa olarak hayallerime devam edeceğim.

    çünki: başka bir hayat mümkün...

    ??dünya turuna çıkma kararını nasıl aldım?

    bu aslında çok uzun bir süreç içerisinde gerçekleşti benim için, ama bir anda da çıktım. bundan 3 sene önce bu grup sayesinde ilk balkanlar turuna çıktığımda, ilk otostobu çektiğimde kendime dedim ki sen yollara aitsin ibrahim. bu sensin. olman gereken yer yollar. daha sonrasında bu iç sesim durmak bilmedi. yollarda olmayı evde olmaktan daha çok sevmeye başladım. ayağımın bastığı yerler halılardan, ayağımın yerden kesildiği yerler yataklardan daha gerçek daha ben gibiydi artık. dedim ki "başka bir hayat mümkün" ibrahim. git hiç birşeyi kaçırmamak adına gözlerini kırpmadan çık yola. insan elinin değmediği ya da diğerlerine nazaran daha az yok edildiği yerleri görmek seni mutlu eden şey. sen busun. tüm bunların bir parçasısın onlar gibi beslenen, büyüyen, yok olan bu kadar basit. bazen de aklının içinde kaybolan ,sinirlenen, sevinen, yetinemeyen, minnettar, acımasız ,tedirgin ,umutlu, kırgın, şüpheli, bencil, huzurlu binbir türlü karmakarışık. ve sen bütün bu parçalarınla paçalarından savrulup özgürlüğe doğru yol alabilirsin. çünkü sen dünyasın, dünya senin! yollar senin, adımlamakta özgürsün! aç kollarını ve gittiğin her yerde derin bir nefes alarak gülümse etrafa dedim." biletimi aldıktan sonrada ayrı bir heyecan ve karmaşık duygular sardı içimi. hiç bir plan hiç bir araştırma yapmadım. plan, plansızlık. zaman diye birşey yok artık hayatımda. sonuç olarak şuan ait olduğum yerdeyim. saçımın şekline gözümün rengine aldırış etmeyen, beni ben olduğum için seven yollardayım.

    ne kadar bir bütçe ile yola çıktım?

    bütçe mi? bütçe diye birşey olmadı benim dünya turu planımda. cebimde sadece 100 dolar ve 80 tl vardı. artık oda yok. gittiğim ülkelerde sokakta bileklik satarak gezmeye çalışıyorum. insanların bana gülümsemesi ayrı bir motivasyon kaynağım. paranın hayatım boyunca benim için bir önemi olmadı zaten. az aşım ağrısız başım kıvamında bir yaşam sürmek her zaman tercihimdi. hayatı ortalarda yaşamak lazım. eğer keşfetme ve maceracı ruhunuzu para ile bütünleştirirseniz onun bir sonu olur. lakin bütünleştirmezseniz içinizde hep var olacak bir keşfetme arzusu yaratırsınız. birşeyleri yolda var edebilirsiniz. evet evet herşey sizin elinizde diyorum. bir çok insan tanıdım sıfırdan yola çıkıp, bir şekilde para kazanarak yoluna devam eden. buna bende dahil. siz neden yapamayasınız? bu çarkı bu düzenin belini kırın. her güzel şey için bir kağıt parçası değil, bir arzu yaratın.

    korkmuyor muyum?

    korkmuyorum. neden, neyden korkayım ki? kafamı yukarıya kaldırdığımda ki gördüğüm sonsuzluk bedenim hariç bana da bahşedilmiş ve adımlamakta özgürüm. hepimizin dünyada toplu iğne ucu kadar yeri yok ama bir o kadar da dünya benim. her ülkeyi kendi ülkemmiş gibi gezebiliyorum. bunu başardım. başarmalıydım çünkü. hiç dilini, dinini, ırkını bilmediğim insanlar ile sokaklarda yatıyorum. metro istasyonunda uyuyorum. bazen bir tapınağın bazense bir caminin köşesine kıvrılıyorum. bazense en büyük sponsorum mc donalds'da sabahlıyorum ama uyutmuyorlar. ?? kendimi iç güdüsel olarak güvende hissettiğim her yerde uyurum, benim için zaman mekan yer farketmez. çünki ben bu deneyimleri yaşamak için yola çıktım. kimine göre mümkün değil ama benim için başka bir hayat mümkün.

    korkmam için tek bir neden var. geride bıraktığım ailem ve sevdiklerim. onların iyi olması tek derdim. onlar kötü olunca korkarım işte. beni ayakta tutan güzellikler onlar...

    sizler de benim ailemsiniz ...
    yollarınız güzel olsun

    kaynak:

    https://www.facebook.com/…847885824/?type=3&theater

    ekleme: salağı birisi kin kusmuş ona ulrike meinhof söylediği en güzel sözlerden biriyle cevap vermek isterim. ulrike meinhof, sözü şöyle başlamaktadır: köleler, özgür olmak isteyenlerden nefret ederler!...

    adamın zaten parası yok okumadan götünden entry girme bu 1...

    2...sen leş gibi hayatını iş yeri ev kısır döngüsü içerisinde geçirip böyle şeyler yapmaya cesaret edebilen insanlara bok atma derdine düşmüşken birileri senin içinde öldürdüğün hayallerini yaşıyor anırman bu yüzden çok doğal.

    3 fuck of...
  • türünün ilk örneği olmayan genç

    (bkz: şimdi reklamlar)
  • bu da yeni trend arkadaş.

    tamam kardeş çok coolsun, özgürsün, artık bir "backpacker"sın, tebrikler. 2 özgürlük falan felsefik söz de yazdın ooh oldun alexander supertramp.

    bakın bu insanlar sırf sosyal medyada yazmak, yakınları tarafından ilgi çekmek, başkaları bunların hakkında "ne hayat yaşıyorlar amünüyüm" desinler diye şu şova giriyorlar. bu popülizm olmasa o sefaleti "sikerim yol aşkını evime dönüyorum lan" diyerek sokakta götünü dondurduğu ilk gece toplar gelir.

    çok uzun süredir gezgin yazıları, videoları izliyorum. popülizm kasan ergenleri şıp diye anlamak çocuk oyuncağı artık. sonra "bizi hapse attılar ühühü" diye götünü tuta tuta dönüyorlar. (bkz: malezya'da işkence gören türk gençleri)

    son olarak, kastığın o felsefeyi bir de paran bitince dinlemek isterim. dilenmek yok.