şükela:  tümü | bugün
  • yok az maaş alıyormuş yok işi zormuş şuymuş buymuş da bunlardan banane. bunu işletme sahibi düşünsün. ben müşteriyim o garsonun pis suratını abuk sabuk hareketlerini çekmek zorunda değilim. şikayet ettim şimdi bunu diğer garson geliyor yanıma ekmeğimle oynama diyor. ben de ona beni paramla rezil etme dedim.
  • paranla alt tarafı yiyecek, içecek satın alıyorsun, garsonu köle olarak satın almıyorsun...
    özellikle insanların 2 kuruş ekmek parası için ne zor şartlarda köle gibi çalıştırılıp, hak ettiği maaşı alamadığı gibi birde işveren tarafından köpek muamelesi gördüğünden bihaber tuzu kuru bir yazarın açtığı başlık.
    bir işi yapıyorsan hakkını vereceksin o da doğru ama sen ilk önce işi yapana hakkını vereceksin ki o iş tam olsun. bu kadar haksız kazanç ortamında, çalışanlarına öküz gibi davranan, saygısı olmayan işverenlerin olduğu bu tarz mesleklerde maalesef ezilen hep çalışanlar olduğu için güleryüzle iş yapmakta bazen insan üstü çaba harcasanda olmayabiliyor işte. çünkü hepimiz insanız...
  • bak kardeşim o meslek sahibi adam işine ilk başladığında bir yardım sever gibi her yere koştu koşturdu yaptı etti ama dayanma sınırı aşınca tarif ettiğin suratsız insan oldu ama bu iş nasıl oldu dersen geri zekalı ya anlatır gibi anlatayım embesil. 3-5 kuruş sahibi olmuş sevgilisine arkadaşlarına hava atacak karakter seviyesi yerlerde olan insanlar yüzünden.
    edit: zamanında garsonluk yapmış birisi.
  • bu ülkede çoğu kişi hakettiği parayı kazanamıyorken bahanesi olmayan işini kötü yaparak hiçbir yere gelemeyeceğini görmeyen çalışandır. kimse silah zoruyla yaptırmıyor bu işi ve karşılığında para kazanıyor, karşılıklı bir anlaşma söz konusuyken bu bir iş ahlaksızlığıdır
  • george orwell paris ve londra'da beş parasız kitabında bahsediyordu bu konudan.
    " garsonun sizi beklerken içinden sövdüğünü sanmayın sakın, o sizi takdir ediyor ve sizin gibi olmak için gıpta ile bakıyor" tabi bahsettiği lüks bir otelin restoranı
  • işi gücü hava atmak olan, restoran ve yemek kültürü olmayan, görgüsüz ve medeniyetsiz güruh sebebi ile işinden nefret etmiştir.

    sezon içinde eleman değiştirmek çok zor olduğu için muhtemelen işletmeciyi yarı yolda bırakmamak için bozuk psikoloji ve tükenmişlikle sezon sonu için şafak saymaktadır.

    kendi aile işletmemde garsonluk yapıyorum. bulunduğu yere göre de kalburüstü sayılabilecek bir deniz ürünleri restoranı.

    bizim millet para verdiği her yerde ağa paşa olmak derdinde. ilk onun yemeği gelecek, onun masası en güzel yerde olacak. onun istediği yoksa o yaratılcak! fiyatta da indirim olacak. çünkü o restoranda başka müşteri yok zaten. diğerleri kim ki gelmiş orda yemek yiyecekler. ağa oturuyor orada, önce ağanın eteğini öpmeleri gerek.

    deniz ürünü yiyecek, başlar hemen bunlar ne ki! ben yunanistanda şunu gördüm, yok yok bunu italya'da yiyeceksin. sonra balık gelir masaya eline telefonu alan instagrama 625 foto yükler. balığın üstüne rakı tokuşturma bumerangı yapçam derken balık soğur. la köfteci hani sen bunlara alışıktın.?

    kendimiz de deniz çocuğuz. rüzgar bedava, uyduruk tekne tek jenovayla adaları çok dolaştık. ahtapotunu tuttuk, akyasını çektik, fangrisine daldık. adalarda epey de balık restoranı ile tanışıklığımız oldu. ne var ne yok biliriz.
    ağa diyor ki patnos'ta bu kırmızı karidesin üstüne tereyağı dökerler.
    abim diyorum emin misin bak öyle tereyağlı karides ayrı bir şey. shrimp ile yaparlar onu sizin bu yediğiniz fırında red prawn tereyağı olmaz buna. "yaav sen nerden bilcen ben gittim gördüm. " sen bilirsin abi diyip tereyağı buluyorum adama.

    bunlarda yine sıkıntı yok. müşteri müşteridir. lakin bu ağalar garsona hakaret etmekten, kendilerince kafaya alıp çocukla dalga geçmekten, yok yere eziyet çektirmekten hiçbir sakınca görmezler. böyle müşteri geldiği zaman bana serviste yardım eden arkadaşa "bu masaya gitme sen" diyorum. kendim gidip ufak ufak pıssss siye havalarını alıyorum. bi rahatlama geliyor sonra tabi onlara gazı çıkmış bebek gibi sakinleşiyorlar.

    yani işletme sahibi olaya hakim olmaz ise garson arkadaşlar bu müşteri kitlesi ile güler yüzlü olma imkanı yok.
    3-5 it kırığının eziyeti işletmeciye, garsona ve adam akıllı hizmet bekleyen normal müşteriye yansıyor.

    bunların dışında da ülkemizin en büyük sorunu olan işini düzgün yapmama lanetine sahip garsonlar da oluyor. onlara ilahi adalet ve kozmos baksın. yapacak bir şey yok.

    işi insanın onurudur.
    işini iyi yapmamak onursuzluktur.