1. cemaatin kariyer portalıdır. sitede yer alan pozisyonlar hep cemaat yandaşı şirketler grubuna, yandaş basına, firmalara aittir. efenim zaten sınırlı, pek gelişmemiş bir kariyer portalıdır. her ilde açık pozisyon bulamazsınız. eğer bayansanız zaten türkiye genelinde topu topu 2-3 pozisyon vardır.

    her ilde şubelerimiz ofislerimiz var diyorlar. ama ofis dedikleri de fem, anafen gibi dersaneler yani. ne beklerdiniz ki? koca bir plaza içinde insan kaynaklarının envai çeşidi bulunan bir kariyer ofisi mi, ik ofisi mi? hayır... nurlu mu nurlu, pilavlı mı pilavlı bir ofis.

    başımdan geçen bir olayı anlatayım,

    internet sitelerinden iskare.net ten başvurdum bir kaç pozisyona. aradılar ön görüşmeye çağırdılar. hangi pozisyon hangi iş için çağırdıklarını sorduğumda ise, bu genel olarak ön mülakat dediler. yine anlamadım ve gittim.

    tabi ki dersanelerinin olduğu binada bir odada, sadece hemcinslerimin bulunduğu bir ortamdaydım. birisi geldi beni odaya aldı. ben yaşlarında bir hemcinsim, hal hatır sordu, iş durumumu sordu, nerelere başvurmuşum diye siteden baktı. eksik bilgilerim varsa berbat türkçesi ile tamamladı. bu insanın üniversite mezunu olduğuna inanamadım açıkçası.

    ardından geldik asıl meseleye, evli misin, evlilik düşünüyor musun falan diye sordular. üniversitede nerede kaldığımı sordular. apartta kaldığımı söyleyince cemaat evinde neden kalmadığımı sordular. uydurdum bir şeyler. daha önce cemaatin içinde bulunup bulunmadğımı sorguladılar. ailemi, aile yapısını sordular. hayretler içinde gözlerinin içine bakarak sorularını dinledim. acaba şaka mu bu diye bi hayli git geller yaşadım. geyik yapsam mı yapmasam mı diye de bayağı bi düşündüm hani. ama dedim dur bakalım bi kerede uslu ol, bakalım neticede ne olacak. onlardanmışım gibi davrandım, her ne kadar kılık kıyafetim el vermese de.

    ''sonra bana oruç tutuyor musun'' dediler, 'evet' dedim.

    namaz kılıp kılmadığımı sordular, ''özel günlerde kılarım'' dedim kandildi bayram seyran falan. hemen bi el attılar. ''5 vakit kılsan daha iyi olur bunu arttırmaya çalışalım'' falan diye bi görev üstlendiler.

    kuran okuyup okumadığımı sordular, ''biliyordum ama unuttum'' dedim. şimdi biliyorum desem açar önüme bi tane kalırım öylece. olmaz. ''aa unuttun mu hiç iyi bir şey değil, tekrar öğrenmen için bugün bile başlayabiliriz çalışmalar, onu bırakmayalım, üzerine düşelim'' dedi. ben de tamam dedim. göz bebeklerim iyice büyümüş, içinde iç içe dönene halkalar vardı, adeta hipnoz ediliyordum. onlar bir görev daha edinmişlerdi: bana okumayı öğretmek!

    sonra sohbetlere gidiyor musun dediler. arada bi gidiyorum dedim. sorarlarsa da uyduracaktım artık bi şeyler onu da yapabilirdim herhalde.

    ''bizim her hafta sohbetlerimiz oluyor sen de gel'' dediler.
    ''şehir dışında olmazsam gelirim. siz bana maille şaaparsınız onu da öylece şaaparız'' dedim. ne diyeyim daha?

    başvurduğum pozisyon da tabi ki bank asya'nın yönetici asistanlığı pozisyonu idi.

    bol terlemeli, hipnozlu, adeta kamera şakası tadında, komedi filmi şakası kıvamında bir mülakat geçirdikten sonra biz seni uygun bulduk bunu üstlerimize bildireceğiz, sizi arayacağız dediler. ve bir daha aramadılar.

    böyle bir kariyer portalı, mülakata giderken adeta pilavlı sohbete gidiyormuşcasına gidiniz mübarek din kardeşlerim. çok farklı bir şey değil zaten.

    keşke bu olay ufak bir mümin latifesi olsaydı, ama maalesef gerçek.

işkare hakkında bilgi verin