şükela:  tümü | bugün
  • antik çağ'da, o güne kadarki bütün bilimsel birikimi muhafaza eden, dünyada yazılmış bütün eserlerin bir örneğinin bulunduğu bilgi hazinesinin radikal dinciler tarafından yakılması olayıdır.

    konstantinli sokrates adlı bizans tarihçisinin anlattıklarına göre m.s. 391 yılında iskenderiye şehrinde çıkan bir ayaklanma sonucunda, radikal hıristiyan kıptiler, önce şehirdeki pagan heykellerini yıkmaya başlamışlar.

    daha sonra ayaklanmacıların şiddet eylemleri şehirde yaşayan paganların katledilmesine yönelmiş ve sonrasında da üniversite ile birlikte insanlığın bilgi hazinesi kütüphaneyi içindeki eserlerle birlikte ateşe vermişler.

    söz konusu olayların iskenderiye patriği theophilus'un kışkırtmasıyla meydana geldiği söylenmektedir.

    (bkz: dinlerin huzurdan çok kan ve gözyaşı getirmesi)
  • tarih boyunca bir daha öğrenilmesi, bir araya getirilmesi imkansız bilgiler yok edilmiştir. zaten bu eserler buraya toplanana kadar yeterince kan dökülmüştür, bir hırsın sonucu toplanmışlardır. tarihin yaşayabileceği en büyük kayıptır.
  • kütüphanenin yakılması ile alakalı çekilmiş 2009 yapımı güzel bir film mevcuttur. adı agora, imdb adresi için tık tık

    tarihte önce hristiyanlarca yakılmış, ardından tekrar eski kütüphane günlerine dönemeden bu sefer de müslümanlarca yakılmıştır. insanoğlunun .ok yemesidir. kimi uzmanlarca şayet yakılmasaydı bugün 2500'lerin seviyesinde olacağımız ve insanlık tarihinin çok farklı bir akışa sahip olacağı öngörülmektedir.
  • bir kütüphanenin yakılmasıyla tarihte yüzyıllarca geri gitmemiz ilk okuduğumda çok ilginç gelmişti. ama düşünebiliyor musunuz gerçekten şu anda internette ya da bilgisayarlarda sakladığımız tüm bilgilerin kağıtta olduğunu ve hepsinin yok olduğunu? kendimiz için bile bu kaybın ne kadar büyük olduğu malumken bu kadar büyük çapta bir data kaybının nelere yol açtığını? bilgiyi kaydedemediğin sürece nereye kadar saklayabilir ve kaç sene sonrasına kadar aktarabilirsin. aktaramadığın bilginin üzerine nasıl yeni edinimlerini ekleyebilirsin? hadi kendine düşeni baştan yazayım dedin ne kadarını ne kadar doğrulukta yazabilirsin.
    ben olayın dinden çok yine erkeklerden kaynaklandığını düşünüyorum. sonuçta dini de yaratan erkekler. erkekleri toptan ortadan kaldırsak süper olacak da beni dinleyen yok tabi. şu dünyanın sizden çektiğini kimse kimseden çekmemiştir.
  • aslında şöyle bir durum var. eskiden günümüzdeki gibi bilgiye ulaşmak o kadar kolay olmadığından iskenderiye gibi, bağdat gibi ya da şam gibi kentler aynı zamanda bilim başkentleri olup dünyanın çeşitli yerlerinden dönemin önemli aydınları, bilim insanları bilgiye erişmek için belki aylarca yolculuk yapıp bu kentlerde bir müddet araştırmalar yapıyorlardı. sonra yaşadıkları yerlere dönüp üniversitelerde, medreselerde bu bilgilerin yayılması sağlanıyordu. yani bilgi edinmek çok zahmetli bir işti.

    romalılar tarafından yakılan iskenderiye kütüphanesi dışında tarihte sırasıyla 15. yy'da ve 16. yy'da endülüs emevi kütüphanesi ve maya ve inka el yazmaları ispanyollar tarafından, 1945'te berlin kütüphanesi ruslar tarafından, 1200lerdeki haçlı seferlerinde istanbul kütüphanesi katolig avrupalılar tarafından ve bence en önemlisi 1260'ta bağdat kütüphanesi moğol imparatoru cengiz han tarafından yakılmış, rivayete göre dicle nehrinden haftalarca kül ve mürekkep akmıştır.

    kütüphane yakma hastalığının özellikle islam medeniyetine çok ama çok büyük zararlar verdiği görülebilir. özellikle 13. yy'da bilhassa arap ülkeleri bilimde ciddi bir atılım içerisindeyken haçlı seferleri ve bağdat kütüphanesinin yakılmasıyla üstünlüğün yavaş yavaş hristiyan avrupaya geçtiği söylenebilir.
  • papirüs el yazmaları bir tarafa dursun al azif benzeri çok sayıda büyülü, tılsımlı kitaplarında yok olmasına sebep olan olay, tarihin akışını tekrar yakalanamayacak kadar geriye götürmüştür.
  • kayıp kıtalar olan atlantis, lemurya ve insanlığın kökeni ile alakalı yüz binlerce ciltlik eserin, o zamanın müslüman halifesi ömer'in emriyle yakılması dumuru. neymiş efendim, bu kütüphanedeki bilgilerin aynısı kuran'da varsa bu kütüphaneye ne gerek varmış? ya da kuran'da yoksa, kafirlik yüzünden yakarmışmış... cehalet sopası olsa keşke.
  • düşünün ki bir gün uyanıyorsunuz ve internet yok, ertesi gün internet yine gelmiyor, daha sonra hükümet yetkilileri açıklama yapıyor "çin ile abd arasında siber savaş başladı, moğolistan ve kamerun üzerinden yapılan ataklar sonucu tüm dünyanın internete erişimi kesildi, vatandaşlarımıza en kısa zamanda interneti sağlayacağız ve bir daha bu sorunları yaşamamak için bu teknolojiyi milli ve yerli bir şekilde yapacağız."

    iletişim ağları kesik, sosyal medya yok, sözlük yok, kısaca bilgiye ve veriye erişim tamamen kaybedilmiş ve bunu tekrar sağlamak zaman alacak. önce teknoloji araştırılacak, sonra teorik bilgi pratiğe dökülecek, test edilecek, optimize edilecek ve vatandaşlara erişim sağlanacak. yani zaman alacak değil mi? işte iskenderiye kütüphanesi yakıldığında internet kesildi, üstelik o dönemlerde günümüzdeki gibi bilgi farklı kaynaklarda zaten depolanmış değildi, amerika'yı yeniden keşfetmek zorunda kaldılar. sonra bir kez daha yakıldı, bir kez daha keşfettiler. olay tamamen bundan ibarettir. umarım yeterince açıklayıcı olmuştur.
  • bu kütüphaneye ait ünlü söz : "bilim bizi tanrıların gazabından kurtarır"