1. sabetayci kilic ali tarafindan sucsuz oldugu halde asilmistir... asilacaktir, mecburdur, asilmistir... oylesinedir ve bu kadar basittir aslinda...
  2. "devrimlerde hak hukuk olmaz, kan akar; kelle alınır" cümlesini doğrulayarak ölmüş kişidir.. ölmesi gerekiyordu, öldü; aynen fransız devrimine, bolşevik devrimine, ve hatta iran devrimine muhalefet edip ölenler gibi.. tarih kaybedenleri değil, devrimcileri ve devrimlerini yazar..

    devrimlerde, devrimci sınıf, doğru bildiği şey adına yumruğuna istediğine sallar.. bu noktada, iskilipli atif üzerinden demokrasi, hak, hukuk havarisi kesilen islamcı/mukaddesatçı kanadın iran devrimi'nde mollaların döktüğü kana, tudeh uyelerinin pek demokratik şekilde vinçlere asılmalarına ses çıkarmamış olmalarına dikkat çekmeyi borç bilirim..
  3. eksik ve saptırılmış bilgi sonucunda kimi cahiller tarafindan kahraman ilan edilmis vatan hainidir. istiklal mahkemesi zabitlari okundugu zaman gorulecektir ki, iskilipli atif, salt sapka devrimi'ne karsi ciktigi icin degil, ulusal kurtulus savasi sirasinda yunan yanlisi beyannameler kaleme almasi ve yunan propagandasi yapmasi -ki bu metinler yunan ucaklariyla anadolu'ya atilmistir ve halki ulusal direnisten alikoymayi amaclamaktadir- nedeniyle asilmistir.

    iddia edildigi gibi mazlum degil, gizlendigi gibi istiklal mahkemesi'nce tescil edilmis haindir, sadece hesabi gec gorulmustur. vahdettin, damat ferit ya da hain seyhulislam mustafa sabri'den farki yoktur, tipki sozu edilenler gibi istanbul'un yozlasmis bir urunudur. yunani'ler ve ingilizler nezdinde kahraman kabul edilebilir tabii..

    edit: ek olarak mazlumun (!), ingiliz istihbarat servisi'nin kiskirttigi acik bir sekilde belli olan 31 mart vakasi'na karismasi, sonrasinda yine ingiliz istihbarat servisi gudumuyle gerceklestirilen mahmut sevket pasa suikasti'ne de dolayli olarak dahil olmasi nedeniyle sinop'a surgune gonderildigi de istiklal mahkemesi zabitlarinda gecmektedir.
  4. halk gözünde kahramanlaştırılan aslında gayet sıradan bir adam.

    bu ve bunun gibi sahte, devrin şartları dolayısıyla yüceltilmiş kahramanlar için bir örnek olarak ii mehmed devri veziri mahmud paşa'yı gösterebiliriz. halkın onun üzerine ürettiği menakıbname elden ele dolaşmış, osmanlı'ya islam geleneğinde olmayan insan yakma cezasını sokan, hurufileri kovuşturmaya uğratarak sünni islam'ın baskınlığını artıran ve böylece heterodoks dervişlerin gelecekteki zor durumlarının hazırlayıcılarından olan bu zat hakkında ilber ortaylı'nın ilgili makalesinde çok leziz pasajlar mevcut. öyle ki bu pasajları gerek günümüzdeki gerekse yakın tarihimizdeki çeşitli sahte kahramanlara uyarlayarak da okuyabiliriz.

    “[43]radikal değişiklikler getiren monarklar, aslında geniş kitleleri daima rahatsız edegelmişlerdir. eğitim kurumlarının yeniden kuruluşu, zaviye topraklarının miri sisteme enterasyonu; orduda, maliyede, kançılaryada; teşkilatın düzenlenp genişletilmesi, yeni vergi mevzuatı ve sistem ayarlamaları, diğer taraftan fethedilen ülkelere sürgün metoduyla bazı ahalinin gönderilme işlemi, ilmiyyeden, idareci gruplardan, tarikat mensuplarından ve hatta üretici halktan geniş kitleleri memnuniyetsizliğe sevketmiş olmalıdır. işte böyle bir ortamda bazı statükocu yöneticilerin monarkla çatışmaları ve bu yolda iktidar ve hayatlarını kaybetmeleri halinde, bu gayrimemnun gruplarca efsaneleştirilmeleri sadece osmanlı toplumuna has bir olay değildir. xvii. asır rusya’sında çar aleksel mihailoviç romanov ve patrik nikon’un merkeziyetçi devlet ve ona entegre kilise kurmaya yönelik reform çabaları, her sınıftan çeşitli gruplarca tepkiyle karşılanmış ve boyarina morozova gibi mürteci asilzadeler azizleştirilmişti. bunu her toplumun çeşitli evlerinde benzer örneklerle görmek mümkündür.

    ii. mehmed’in icraatı karşısında kesinlikle bilmememize rağmen, mümkündür ki, mahmud paşa ünlü monarkın karşısında halk kitlelerinin tutuculuğuna hitap eden bir tavır ve politikanın güdücüsü olmuştur. bu takdirde anonim halk eserleri bu kişileri yönetici elitten ayırır ve efsaneleştirir.

    tıpkı ilk anonim tevarihler ve avami tarikatler ve dinsel liderleri yücelten mahmud paşa menakıbnamesindeki, eşrefzade bu tür bir şahsiyettir. mahmud’un karşısındaki yöneticiler ise onun da düşmanıdır ve ondan “torlak” diye bahsederler. mahmud paşa’yı yücelten, onun otoritesini meşrulaştıran motifler adeta siyasal formüldür. hızır’ın onu kurtarması, rüyasında islam’a geçmesi ve hidayete ermesi, gibi kerametler; onu adeta bir karizmatik otorite olarak tanımamızı gerektirirse de; aslında bütün bu motifler belirli grupların onun etrafında bir myth yaratma gayretini gösterir. menkıbedeki olaylar ve menkıbenin zaman içindeki biçimlenişi gö[44]zönüne alındığından bu tür olayları karizmatik otorite gibi muğlak bir kavrama başvurarak açıklamanın imkansızlığı görülür. mahmud paşa’nın kişiliği birtakım menkıbevi motiflerle yüceleştirilmek, iktidarı övülmek ve haksız idamı tel’in edilmek isteniyor. hiç yanılmayan olağanüstü akıllı ve bilgili, meslek çizgisindeki başarısı birtakım mistik olaylara bağlı, adeta misyon sahibi bir yönetici olarak ortaya konmaktadır. keza, menkıbenin onun uhdesine birçok vazifeleri vermesi de güçlü yönetici imajını yaratıyor. geleneksel toplumda otoritenin belirgin niteliği de bu olsa gerektir.”

    ortaylı, ilber; “osmanlı toplumunda yönetici sınıf hakkında kamuoyunun oluşumuna bir örnek; menakıb-ı mahmud paşa veli” osmanlı imparatorluğu’nda iktisadi ve sosyal değişim içinde, turhan kitabevi, ankara-2001. s. 43-44

    eidt: copy paste değil alın teri
  5. şapka kanunu'na muhalefetten asılarak idam edilen alim.

    haksız yere asılmıştır.suçlandığı eserini şapka kanunu çıkmadan önce yazdığı halde bir suçlu gibi muamele görmüştür.

    bir duruşmada aynen şöyle bir diyalog geçer;

    hakim: hoca şu kafandaki sarığı çıkarıp şu şapkayı taksan ya. ikisi de bez parçası ne farkı var?

    iskilipli atıf hoca: hakim bey,sen şu arkandaki türk bayrağını indirip fransız bayrağı assan ya. ikisi de bez parçası.
  6. islamcı biri tarafından hakkında hazırlanmış kapsamlı bir dosyada bile rüyada hz. muhammedi gördüğü mavalının şüpheli olduğu değerlendirilmişken ve islam dininde de "rüyayla amel edilmez" kaidesi varken yurdum sığırcıkları tarafından rüya dalgası hala anlatılır durur. ha biri şimdi çıkıp "rüyayla amel edilmez doğru ama efendimizin görüldüğü rüya gerçektir. şeytan onun suretine bürünemez" diyebilir.

iskilipli atıf hoca hakkında bilgi verin