şükela:  tümü | bugün
  • şemsettin sami'nin kitabı. islam medeniyetinin asrtonomi, matematik, fen, felsefe gibi alanlarda yetiştirmiş olduğu bilim adamlarını ve eserlerini ayrıntılı bir şekilde tanıtır. kitabın ilk bölümü "medeniyet" başlığı olup bir manifesto gibidir.

    geçmişe takılmış gibi gözüken bu kitabı, "islam milletlerinin geçmişi, bugünü ve geleceği" adlı bir kitap takip ederek, geleceğe dair görüşler de verir şemsettin sami. ve bu seriyi "avrupa medeniyeti" adlı kitap tamamlar.

    ilgili kitap, islam medeniyeti'nin bir arap medeniyeti olmadığını ısrarla savunurken değişik örnekler verir. mesela:

    "islam medeniyetine, arap medeniyeti ismini vermek isteyenler, arap bilginleri dedikleri bilginlerden ekserisinin arapların dışındaki fars, türk ve diğer kavimlere mensup bulunduklarını ve islam büyüklerinden mesela ibni sina'nın iranlı, filozof farabi'nin türk ve bu medeniyeti avrupalıların gözüne çarpacak surette gösteren selahaddin eyyubi'nin kürt olduğunu bilselerdi vazgeçeceklerdi..."
  • geçmiş için gerçek, günümüz için oksimoron.
  • allah'ın emirleri ve hz muhammedin sünneti insanlar tarafından doğru uygulanabildiği takdirde diğerleri arasında en üstün olacak medeniyet. bu medeniyetin insanlar arasındaki ilişkilerinin emredilene en yakın (hatta aynen) yani mükemmel bir şekilde yaşanışı hz. peygamber zamanında medine'de gerçekleşmiştir.
  • aydınlanma çağından nasibini alalamış medeniyet.

    seri eksi bekler, gözlerinizden öperim.
  • bence en büyük eksikliği özeleştiri yapmamak ve karşısındaki herkesi, herşeyi şeytan, kafir, gavur vb ilan etmesinden geliyor.

    bir de islam adına vandallık yapan bilimum örgüte islam alemi neden ses çıkarmaz anlayan beri gelsin..
  • orta çağ'daki düşünsel zenginliklerinden günümüzdeki seviyeye nasıl ulaşmışlar hala hayret ediyorum.

    dinleri geleneğe battı. tartışma kültürü ve çoğulculuk (farklı din yorumlarına hoşgörü) ortadan kalktı. mezhep imamlarının kendileri bile yazdıkları kitaplarda "dediklerimiz bizce doğru olanlardır. en doğrusunu allah bilir." derken sonrasında islam dünyası mezhep imamlarının dediklerini yanlış çıkamaz mutlak doğrular olarak değerlendirip onların yaptığı yanlışların üzerine tüy dikti. bilimden ve felsefeden uzaklaştılar. sonrasında da islam dünyası karanlığa battı. bir ara orta doğu o karanlıktan kurtulmuştu. 60'lardaki ve 70'lerdeki orta doğu gayet çağdaştı mesela. ama sonra islami "devrimler" gerçekleşti ve orta doğu şu anda gördüğümüz halini aldı.
    1958'de kadınların zorunlu hijab kullanması şeklindeki teklife hatırlamadığım bir islam ülkesindeki (sanırım mısır) çoğu müslüman gülerek karşılık vermişti.