şükela:  tümü | bugün
  • bende istanbul'un islambol'dan değil de, islambol'un istanbul'dan hareketle yaratılmış bir kelime olduğu izlenimi yaratan kelimedir.
  • hiçbir zaman istanbul'un gerçek ismi olmamıştır; fetihten sonra da çok uzun zaman kent, kostantinniyye adıyla anılmıştır; bu isimden yanlış nefretlerle gıcık kaparak kimlerimizin savunduğu istanbul ismi ise, stin polis sözcüğünün, yunanca okunuşunun (stinpoli), türk hançeresiyle söylenişinden değişip istinpoli olmasıyla ortaya çıkmıştır; bu da yunanca'da "kente..." anlamında kullanılır;

    bizans'ın sınırına dayanmış türkler, istanbul üstüne yürümeden önce 250 yıl doğu romalılarla (bir anlamda yunanlılarla) çatışarak, sevişerek yaşadılar;
    sonradan yapılmış geriye dönük isimlendirme ile söylersek bizanslılar, latin katoliklerdense türkleri tercih ediyordu ; `başımızda kardinal şapkası görmektense türk kavuğunu tercih ederiz` sözleri o günlerden kalmadır;

    -ki o sırada türkler anadolu'da oturan bizanslılara, romalılar anlamında rumlar demekteydi, sonradan anadolu'dan olan herkese rumi, ya da romi denir oldu. (bkz: mevlana celaleddin rumi)

    anadolu'da 250 yıl yaşayan, hatta bizans ordusunda birlikte askerlik yapan rumi türkler ve elenler olarak iki halk, kız alıp veriyor ve kimi yerlerde ortak yaşamlar kuruyorlardı; bu arada elbette türkler, binlerce kez elenler arasında şu tür diyaloglara tanık oldular:

    - nere giden be?
    - stinpoli! (polis=kent; stin= -e, -a eki) yani kent-e!. o sırada her taraf köydür çünkü bir tek kostantinopolis'tir o zaman kent!
    - nere?
    - stin poli...

    (türk'ten türk'e aktarılırken)

    - nere gidermiş be?
    - istinpoli'ye der
    - haa, şehire gider demek...

    sonuç: stinpoli'den istinboli'ye, oradan da istanbul'a kadar 700 yıl geçer.

    biz bugün kostantinopolis diyenlere kızarız; isteriz ki bugün bizim olan kenti bizim verdiğimiz isimle çağırsınlar! ama biz bize özgü bir kibirle onların athens dediği kente atina, thesalloniki dediği kente selanik demekte beis görmeyiz.

    (bkz: 2023 gelmeden ikiyüzlülükle yüzleşmek)

    güçlü osmanlı oraya yıllarca kostanniniyye demekte bir sakınca görmemiş ama bölünme ve tehdit paranoyalarıyla kendini sınırlamış ve koplekse sokmuş türkiye insanı, kendisine sığınak olarak bilmeden yine bir yunanca kökenli ismi seçmiş; bu aşağılık kopleksiyle de yıllar ve yıllarca istanbul'a yeni yeni isimler aranmış, türetilmiş ve bulunmuştur; bir bölümü de doğal biçimde bir dönemin megapol'u olan kentin zaman içinde kullanıp durduğu kimi isimlerdir; dersaadet, islambol, pera gibi...

    islambol ismi de işte bu kendini avutma, kenti "fethetmiş" ama kültürel olarak onun tarafından ele geçirilmiş olmanın tesellisi olarak seçilmiş, yama isimlerden biridir ve hiç bir zaman istanbul'un ne resmi olarak ne de halk arasındaki isimlerinden olmamıştır; ancak dindar romantik kimi yazarların geriye bakıp yeni bir geçmiş yaratma çabasının ürünü olarak tarihteki yerini almıştır.

    istanbul'a yakışan ise fetihçi değil keşifçi zihniyettir.
  • kelimenin islam + bol şeklinde türetilmiş olduğunu öne sürenlerin yegane dayanağıdır.
    bu efsane yalandır. şehir isimlerini değiştirip bütün tarihini silenler istanbul'umuza dokunmaya cesaret edememiştir. istanbul ismi stanboli'den gelmektedir. şehir içi* demektir.

    ayrıca istanbul adı anca 1930 yılında resmi isim olarak kabul edilmiş. önceleri constantinopolis demeye üşenenler kısaca stanboli demiştir ve bu alışkanlıktan ötürü sonrasında bu isim gelmiştir.
  • 15. yüzyılda istanbul için önerilmiş bir isimdir. şöyle ki:

    istanbul isminin kökeni stan poli ya da stanpol'dür. haliyle yunancadır. o dönemde osmanlılar'da sitanpol ya da istanpol şeklinde telaffuz edilmektedir. şehrin ismini daha anlamlı kılmak için islambol ismi üretilmiş fakat halk tarafından benimsenmemiştir.
  • istanbul yerine kostantinopolis diyen zihniyete karsi gelistirilmis bir anti tezin islami meyvesi. hikayesi soyledir:

    biliyorsunuz, oryantalist akim istanbul'a kostantinopolis demeyi bir bok sanar, sempatik bulur. fakat kimi milliyetciler bu ismi fazla rumca bulur ve bu davranisi da 'eyvah topraklarimizda gozleri var'a yorarlar, bura konstaninapolis degil istanbuldur, koku de islamboldur, yani islamin bol oldugu sehir, derler.
    ama milliyetci-islamci kardeslerimiz sunu gozden kacirir ki istanbul direk rumcadan alinmis bir kelimedir.

    islambol ise direk yandan yemis cakma bir laftir, safsatadir, hatta boyle dusunen son derece gerici bir tiplemedir. arastirma ruhu yoktur, birinin dedigine gozu kapali inanacak kadar salaktir.
  • evliya çelebinin seyahatnamesinde istanbul için kullanılan kelime.
  • kisa mesafeleri iyi kosan bir atti diye hatirliyorum.. anasini babasini yazacak bir sozlukcu vardir mutlaka..
  • at olan islambol, yukarda yazildigi gibi kisa-orta (1200-1600 metre) mesafelerde bir sampiyona yakisir sekilde kosmus, mesafe uzadikca basarisiz olmustu, ancak yukarda yazilanlarin aksine basbakanlik (2000 metre) ve cumhurbaskanligi kupasi (2400 metre) gibi kosularda hic ilk 4 dereceye girmemis olmakla beraber bu tip mesafelerde cok sik olmasa da yaristirildigi olmustur.
    ayrica baba (gold guard) tarafindan gercek bir sampiyon olan johny guitar ile de kardestir.
  • osmanlı resmi yazışmalarında kullanılmışlığı bile varmış. yani cumhuriyet sonrası uydurma bir söz değildir. (kaynak: uzun yıllar önce okuduğum bir ilber ortaylı kitabı)
  • tarih bilmeyenlerin istanbul'un eski ismi olduğunu iddia ettikleri isim.

    konstantinopolis