şükela:  tümü | bugün
  • anlayamadığım ve aklımın almadığı durum.

    bir din uzmanı çıkıyor ve kuran, hadis, fıkıh gibi kaynaklarla bir yorum yapıyor:

    (bkz: 6 yaşındaki çocukla evlenebilirsiniz)
    (bkz: kadınlar dışarı çıkmazlar ise tecavüz de olmaz)

    vs. vs.

    bizim ekşici tayfa hemen sayfalar dolusu eleştiri ile bombardmana tutuyor, linç kampanyası düzenliyor: "olmaz böyle şey, ne kadar çağdışı" falan filan...

    kabul edelim ki, bu tür yorumların kaynağı hacılar, hocalar değil; kuran, hadis ve fıkıhın ta kendisidir. onlar da kendi inandığı kaynaklar üzerinden bir değerlendirme yapıyorlar.

    kuran'a laf söylemeyi gözü yemeyenler, boku hemen hocalara atıyor.

    tıpkı tayyip'in atatürk'ü eleştiremeyip de ismet paşa'ya saydırması gibi...
  • islam, bundan 1007 sene önce inmiş bir din olarak, şu yüz yılın değerlerini ve görüşlerini kaldırabilecek, devlet yönetiminde kullanılabilecek, eşitlik sağlayabilecek vs... bir din değildir. osmanlı'da, selçukluda, arap yarımadasında, çok güzel noktalara getirmiş olabilir ülkeleri, ama çağın durumuna ayak uyduramayan bir dindir.

    bunu psikoloji inceleyen her babayiğit fark etmiştir.

    en basitinden cinsellikle girersek olaya, ''kur'an, evlenene değin yasaklar; uzak durulması gereken bir şey gibi bakar, insanlar yenilere cinselliği böyle empoze ettirirler.''
    oysa, evrimden tut, bilimsel verilere; arkadaşlıktan tut başarıya varan birçok şeyin arkasında, mutlu bir hayat, iyi bir cinsel ilişki vardır.
    hani derler ya, her güçlü erkeğin ardından bir kadın vardır diye, aynen öyledir. bunu çocuklara uyarlamak çok yanlış gibi görünse de, türkiye'nin güleryüzlü içleri açık çocuklarına, cinselliğe yaklaşımlarıyla; amerika'nın/fransa'nın çocuklarına, cinselliğe bakış açısıyla değerlendirmek gerekir.
    ortaya hiç içler açan bir tablo çıkmamaktadır. baskılarsanız, kötü sonuçlar doğar. bir şeyleri içeri attıkça, duygulardan barajlar örmüş olursunuz, daraldıkça psikolojiyi bozarsınız, daraldıkça dünya farklı gelmeye başlar; cinsel açlık tavan seviyelere ulaşır, bizim abazan diye sıfatladığımız insanları ortaya çıkarırsınız; bir kişiyle konuşurken kızarıp bozaran, özgüveni düşük gençler elde etmiş olursunuz, yüzyıllar boyu düzeltilmeyecek bir gençliğin temeline dinamit döşeyip fitili yakmış olursun...
    döşediler, hayırlara vesile olsun.

    tarihte, din siyasete karıştığı, hocalar hacılar devreye girdiği, milletin dini sömürdüğü vakitler azdır, yoktur. dinsiz, ahlaksız toplumlar daha mutludur, hatta bazılarının salık verileri de daha içler açıcıdır.
    islam'da şu vakitler, hacının hocanın lafına inanan, bir cemate üye olup, kendilerini dünyadan arındırmaya çalışırken bütün her şeyi kaybedenlerden olan, tonla insan vardır. kitap yazıp, insanların bilinç altlarına saçma sapan ibareler sokan, insanları psikopata dönüştürmek için türlü yol deneyen insanlar var; dini, oy aracı olarak gören, halkın susturma aracı olarak görenler var.

    çok bilimsel dediğimiz/dediğiniz kur'an-ı, hadis olmazsa din olmaz dediğimiz anlayışı, ben tamamladım, bugün bitmişdir diyen anlayışı, bilimin altını çizip tek karış yol gidemeyen toplumları, müslim gibi görünen ama ahlaksızında ahlaksızı olan, islamın da sadece bir dinden ibaret olduğunu anlamanın vakti gelmedi mi?

    amacım iyilik yapıp öyle yaşamak. dünyada tek karışta savaş istemiyorum, din okumadan da ahlak öğrenilebileceği taraftarıyım. benim için tolstoy da bir ahlak yazarıdır, jack london'da. istediğini seçersin.
    bizim şu ateist düşmanları vardır, "ahlak için tek direnç noktanız yok" diye, he yani sen şimdi, bütün kuralları kuran'dan alıp mı geldin? okudun şairler sana hiçbir şey katamadı mı? izlediğin afrikan belgeselleri, düşüncelerin ile hiçbir şey yapamadın mı? sadece kuran mıdır senin referans noktan, 600 küsür sayfa sana ne verebilir, bir tez için 2200 gibi sayfa yazılırken.

    600 sayfanın;
    bir devleti işletebileceğini, altıyüz sayfanın ahlakı öğretebileceğini, altıyüz sayfayla mutlu olabileceğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz.

    iki gün önceki bir teknoloji değişiyor, bizler halen asırlar öncesini referans alıyoruz, kafamda deli sorular.

    görüşüm demiştim, iyilik demiştim. söyleyin sizce ben de mi cehennemi hak ediyorum, en azılı düşmanlardan mıyım?
    edison, lambayı buldu ama müslüman değil, yanacak. kaçışı yok. tesla kim, namaz kılmadıktan sonra. hem herkes takvada eşit değilmiydi. hoca olmadan din gitmezdi, namaz nasıl öğrenilecekti. din olmadan, toplum batar, infilak edilirdi, milyonların canını alan emerikaya ne oldu. tanrı müslümanlara küstü mü acep. neden hiçbir savaşa çözüm yok. sadece uhud dağında mı kaldı çözümler.

    islam eleştirilmesi gereken bir dindir. ortaya tanrının verdiği verileri koyunca, hiç iyi şeyler türemez, türemiş diyenleri de vururum.
    islamdan acilen hacının hocanın, vaizin temizlenmesi gerek, bu taktirde fırkalar birliği filan kurulmalı. ben bu kadar kendisiyle uygulayanları arasında çelişenleri görmedim. kadına tarla diyeni de görmedim, e tabii o, o zamanın edebiyatıydı bi şey diyemem.

    ne diyorduk, bu da mı olmadı?(!)

    not: iyilikspor'da ortasaha.

    bu entry'e edit gelirse ve bu entry laf yerse siklemez haberiniz olsun.