şükela:  tümü | bugün
  • ben kendisini böyle bilmezdim.
    ya ben çok yanlış tanıdım, ya canım anneannem her şeyi yanlış biliyor ya da herkes yanlış.

    ben, islamiyeti anneannemden dinlerdim.
    güzel şeyler anlartıdı o. anlatırmış yani.
    şimdi anlatılanlara balıyorum da.
    anneannem, sırf eteğinin üzerinde uyuyan kedi rahatsız olmasın diye elbisesini kesecek kadar naif bir peygamberden bahsederdi.
    büyüdüm, kaçmasın diye bacakları eklem yerlerinden kesilen kurbanlık hayvanlar gördüm.
    "ilimle geçirilmiş bir gece, ibadetle geçirilmiş bin geceden daha hayırlıdır" diyen peygamberden bahsederdi anneannem.
    büyüdüm, 21. yüzyılda hala recmin gelmesini isteyen, iki kadının şahitliğinden bir erkek çıkartan, çocuklara hallenen ve bilimadamlarının kafasını kesmek için yanıp tutuşan adamlar(!) gördüm.
    o, pamuk yüreğiyle merhametten, imandan, yanlış olan her şeyden uzak durmadan bahsederken,
    gördüm ki, bazı dangalakların dünyasında vahşiliğin adı din olmuş.
    "bak, allah o kadar yücedir ki; ona karşı işlediğin günahlar için tövbe edersen seni affeder ama başkasının hakkını yersen o affetmez, affedemez" diyen anneannecim görsün şimdi "şunu yapan müslüman değildir" deyip, allaha şirk koşanları ve onu destekleyenleri. zira birileri beni "kafir" ilan ederken, "inananlar" o'nun sırtını sıvazlıyor.
    "eğer sen namaz kılacaksan, boş odada kılacaksın ki imanınla gösteriş yapmayacaksın" diye öğrendiğim kurallar, "hem ticaret hem ibadet" diyerek sarı dişleri arasından salyaların aktığı zengin sakallıların elinde form değiştirmiş.
    "merhamet edeceksin" diyen anneannemin bana sevdirdiği dinden "ya benim gibi düşün ya da kafanı ezerim" diyen dangalaklar yüzünden soğudumaya başladım.

    ah be anneanne,
    ya sen yanlış anlattın ya da eksik.
    ya da en doğru sensin.
    ölmeden anlayamam.
    ama bil ki, ne zaman bi dangalağa kızıp inanmaktan vazgeçecek olsam, ektiğin merhametli tohumlar karşı koyuyor.
    ve benim dünyamda hep merhamet kazanıyor.
    gözü dönmüşlere inat.

    seneler sonra gelen edit: üzgünüm anneanne.
  • günümüzde islamiyetin terör ve korku ile anılıyor olmasının başlıca sebebi islamiyetin bireysel değil toplumsal bir din olmasıdır. diğer büyük dinlerden ayrıldığı en önemli nokta budur.

    bir insanın müslüman olup olmaması sadece kendisini ilgilendirir. allah ile kul arasına girilmediği söylenir ama araya girmeyen de kalmaz.

    aile müslüman olmanı ister, fikrin sorulmaz. göz rengi alır gibi annenden babandan dini de alırsın. akrabaların ve komşuların müslüman olmanı bekler, mahalle arkadaşların müslümansan seninle konuşur. müslüman değilsen bile açıklayamazsın. açıklarsan da sessiz kalmak durumundasın. sesini çıkartamaz, eleştiremez, mizah konusu yapamazsın. sana müslüman olmadığın için zarar verilebilir fakat senden inanca saygı göstermek adına çeneni kapatman beklenir. babanın peşinden istemeye istemeye camiye gidersin, annen istedi diye kuzu kuzu başını kapatırsın. seçim şansın yoktur, hayırlı evlat değil müslüman evlat yetiştiremediklerinden cehenneme gideceklerini düşünüp üzülmelerini istemezsin.

    saçın açık dolaşamazsın çünkü açık saçı görüp cehenneme gitmekten korkarlar. kıçına dar pantolon giyemezsin, gören dinden imandan uzaklaşacak zannederler. son hak dini olduklarını söyleyip önceki hak dinleriyle dalga geçerler, sanki o dinlerden sorumlu başka bir tanrıymış gibi. koca bir toplumun lanetli olduğuna inanırlar, sanki onları herşeyi önceden bilmeyen başka bir tanrı göndermiş gibi. müslüman olmak da yetmez. sünni ülkede sünni olman beklenir.

    doğup büyüdükleri müslüman ülkeleri geri kaldığından kendileri ve aileleri için daha iyi bir hayat adına medeni ve müslüman olmayan ülkelere göç eder, orayı da kendi ülkelerine benzetmeye çalışırlar. çünkü bireysel olarak müslüman olmak yetmez. kendi ülkelerinde büyürken islamiyet nasıl farkettirmeden kendilerine dayatıldıysa, yaşadıkları medeni ülkelerin azınlıklara verdiği haklardan faydalanıp biraz nüfus elde ettiklerinde inançlarını başkalarına dayatmaya başlarlar.

    kötü insanların yaptıkları kötülüklere sadece müslüman oldukları için ses çıkartmazlar çünkü tüm müslümanlar kardeştir. bu kolektif bilinçle sanki büyük bir arı kovanının bir ferdi gibi hareket ederler. asıl önemli olan kovanın varlığını devam ettirmesi ve güvenliğidir.

    işte bu yüzden müslümanlar tembelliği bırakıp aralarındaki pislikleri dışlama yoluna gitmedikleri müddetçe islamiyet korku ve terör dini olarak görülmeye devam edecektir. barış ve hoşgörü dini olarak değil.
  • en büyük kötülüğü iran ve türkiye'ye olan din.

    araplar zaten islamiyet'ten önce de adeta lanetlenmiş kavimdi. 10 kadınla evlenen mi dersin, ota boka tapan mı dersin her türlü kötülük, pislik mevcuttu. islamiyet buraya arap topraklarına gerçekten de reform getirmiş olabilir. bu reformu 6.-7. yüzyılların şartlarına göre düşünmeli tabii. fakat sorun şu ki, islamiyet'i kabul eden türk ve iran kültürleri zaten gelişmiş kültürlerdi. bunların bir reforma, en azından islamiyet'in reformuna ihtiyaçları yoktu. kabul edelim ya da etmeyelim - ki sünniler kabul etmezler- türk kültürü, islamiyet'ten dolayı ciddi yara aldı. nerede orta asya türk devletleri kültürleri, nerede türk-islam kültür devletleri? yeri gelip hakan olmadığında devletin başına kadının geçtiği bir kültürün, islamiyet'e ihtiyacı yoktu. islamiyet'e ihtiyacı olan 10 kadınla evlenen araplardı. ne yazık ki araplar'a inen bu din, türk ve iran kültürlerini büyük oranda asimile edip, şu günkü durumu yaratmıştır.

    bir de 7.yüzyılda inen bir dinin, hiçbir reform geçirmeden 21.yüzyılda olduğu gibi benimsenmesi durumu var ki, bu da ayrı hacimli bir entry olur.
  • idiot olduğum için anlamıyorum.

    senin gibi düşünmüyor diye bir otel dolusu insanı yakmak, yakarken dininin sembol sözlerini bağırmak.
    her gün başka bir dilde bir seslenişi günde 5 kere yapmak.
    inandığın dininin tanrısına kendi dilinde değil başka bir dilde yakarmak.
    neredeyse kafir ilan edilmiş bir din adamı aksini söyleyene kadar anadilinde ibadeti tabu, günah saymak.
    (aksini söyleyene dalarım yaşar nuri öztürk'ü bi öldürmediğiniz kaldı, neymiş karısının başı açıkmış, itler!)
    bir insan ibadet ediyor diye her haltı yediği zaman; ki dinde kul hakkı diye bir şey olduğu halde, arkasında durmak, günaha ortak olmak.
    kendi dininin tanrısının ve peygamberinin isimlerini ibadethanede yan yana koyacak kadar birilerinin oyununa gelmek, e yani.
    bir insanın saçı göründü diye cehenneme gideceğine inanmak,
    düzeltiyorum: pardon insan demişim, kadın olacak!
    kendi inancından olmayan insanların cehenneme gideceğini düşünmek, bir insanın -olmayan- din tercihi konusunda en belirleyici etkenin doğduğu coğrafya olduğunun zerre farkına varmayacak kadar mal olmak.
    dindeki cennet tasvirlerinin tam da o dinin çıktığı coğrafyanın kötü özelliklerinin tersini taşımasına kıllanmamak, bu dini hala daha utanmadan evrensel diye adlandırabilmek.
    *kadını meta olarak kullanmak*
    *kadını aklı kıt bir yaratık olarak görmek*
    "kadının şahitliğini, hakkını yarım saymak, insan yerine koymamak!*
    bu dine hala inanabilen kadınların olması.
    diğer dinler böyle şeylere yeltenmezken, bir karikatür, bir resim, bir dövme yüzünden insan öldürüp hala o dine "hoşgörü dini" diyebilecek kadar ikiyüzlü olmak.

    daha saysam onlarca sayarım, anlamıyorum.

    göktanrıya şükür ki idiotum.
  • olmadığı yerde;

    rahatlık var,
    ferahlık var,
    güzellik var,
    özgürce bir yaşam var,
    kadınların insan gibi yaşaması var,
    birbirine kötü niyetle(?) sapık gibi değil;
    önce yürüyen am, sik, göt, meme değil;;
    insan gözüyle bakan insan gibi insanlar var.!
    insanlık var,
    ..

    islamın olmadığı yerde;
    hayat var!!

    siz siz olun;
    yemek isteyince yiyin, sürekli iyilik yapın insanlara, dinlerinden inançlarından değil, insan olduklarından ötürü, sarhoş olmak isterseniz içki için, meşk isterseniz sevişin, sevgi isterseniz sevin, kızarsanız öfkelenin, canınız domuz eti çekerse dakika düşünmeden yiyin! adet görüyor diye midye ya da her ne sikimse yememek gibi bir hataya düşmeyin, öfkenizi yenememeniz durumunda saçma sapan sonradan göz açan arap bedevisi uydurma kurallarının değil, adaletin cezanızı vereceğini, başka bir insanın tüyüne zarar vermenin hiçbir dine değil; tüm insanlığa ihanet olduğunu unutmayın.

    insan olun; sonrasını zaten göreceksiniz.
  • yaratıcısı, seçtiği yöntem itibari ile, bu dinin kendini yenileme olanaklarını daha baştan büyük çapta kısıtlamıştır. allah'ın kelamı olduğunu iddia ettiği ve dolayısı ile içeriği değişemeyecek kitabı yüzünden, diğer değişime kapalı her toplumsal hareket ya da ideoloji gibi, bu din de, değişen çevre şartlarına tepki veremeyen ve değişim hızlandıkça zayıflayan bir toplumsal hareket şeklini almaktadır.

    diğer bütün ortadoğu kökenli dinler gibi, mensupları ile arasındaki ilişki oldukça -adı üstünde- arabesk bir kavram olan mahrumiyet ve mahsunluk üzerine kurulmuştur. bu dine ya da mensuplarına yapacağınız, bu alt kültürce "zulüm" olarak algılanabilecek herhangi bir eylem ya da fikir belirtme , mensuplarında, doğrudan, dine olan bağlılıklarını kuvvetlendiren bir tepki yaratır. bu dindeki - özellikle hicret öncesi - birçok hikaye bu duygu üzerine kurulmuştur çünkü.

    hal böyle olunca, son 20-30 yılda bolca gördüğümüz kısır döngüsel durum ortaya çıktı işte. bir yandan bu din olanca hızıyla zayıflarken, mensupları, dinlerine dört bir elle, daha da kuvvetli bir şekilde, bazen şiddete meyleder biçimde sarılmaya devam ediyorlar.

    böyle devam ederse gideceği yer belli aslında. eğer birşeyler değişmez ise, birkaç yüzyıl sonra bir super nova haline gelecek bu din. zayıflayacak zayıflayacak, mensupları daha da kuvvetli sarılacak ve sonra gümbür gümbür patlayıp, yok olacak.
  • müslümanlar olmasa güzel din aslında.
  • bir hosgoru dini oldugu soylenen inanc sistemi.

    sudan'da musluman babadan olma, hristiyan anneden dogma, ayni zamanda da hristiyan bir adamla evli ve hamile bir kadin, kendini bildi bileli hristiyan oldugunu soyledigi halde, dinden cikma ve islamiyete gecmeyi reddettigi icin, dogumun gerceklesmesinin ardindan idam edilecek.

    (bkz: http://www.policymic.com/…woman-for-being-christian)

    islam ulkelerinde kotu olaylarla karsilastigimiz zaman, birileri hemen, gercek islam bu degil, bu kotu olaylarin sucu islamiyete atilamaz diyor. anliyorum, inandiklari sistemin sayginligina zarar gelsin istemiyorlar ancak su her firsatta bahsedilen hosgoru dini olan islam nerede yasatiliyor, cok merak ediyorum. hosgoru islamin sarti degil, onu anladik da, niye oyleymis gibi söylüyorsunuz?

    (edit: yogun uluslararasi baskilar sonucunda, sudan hukumeti meriam yahia ibrahim ishag'in serbest kalmasina karar vermistir.)
  • büyükler için masallardan sadece biri. keske iddia ettigi gibi sonuncusu olsa, ama olmayacak.
    14 asir sonra bile peygamberligini ilan edecek adamlar ve daha kotusu bu hasta adamlara inanacak esit derecede hasta insanlar olacak. azalarak bitsin.
    edit: masal olmadigini kanitlamak icin masal oldugu iddia edilen kitaptan alinti yapmiyorlar mi orada soyleyecek sozum kalmiyor zaten. hem sanik hem tanik olmak gibi bir sey...
  • bir din.

    tanımlamak için bununla bağdaştırılan sıfatlara birer yorum yapalım şimdi:

    temizlik: atatürk hava alanındayız. 5 arap müslüman ortalıkta bağıra bağıra gezmektedirler. bir tanesi kafasına sarmış olduğu, sarık mıdır artık nedir, o şeyi kafasından çıkartır, yere serer. bir diğeri sırtındaki bavuldan bir sefer tası benzeri kabı çıkarır. 1. adam kafasından çıkarttığı şeyi yere serer, diğer 4'ü bunun üzerine oturur ve kaptan çıkan pilavı afiyetle yemeye başlarlar. işleri bitince hepsi kalkar, 1. adam kafasına sardığı şeyi çöp kutusuna şöööyle bir silkeler ve kafasına geri sarar. eh ne de olsa temizlik müslümanlık'la bitişmektedir.

    güzellik: yakın arkadaşlarımdan biri işi yüzünden iran'da yaşamaktaydı. imamlar 1 günlük imam nikahı kıyarak, kadınları dini bütün müslüman kardeşlerimize peşkeş çekiyorlar. hatta isteyene bir de belgeselimsi videosu var. iran'lı yönetmen nahid persson sarvestani'ye ait. bu filmden sonra iran'a girişi tamamen yasaklanmış.

    estetik: geçen ramazan'da kız arkadaşım iş için iran'a gitmişti. tabii ki çarşafa bürünmesi zorunlu. neredeyse her köşe başında bu "estetik" denen ilginç kavramı, ne hikmetse yalnızca kadınlar için sorgulayan "sivil ahlak polisi" modunda bayanlar (pek bir güldürdü beni bu kavram) böyle uygunsuz gördükleri çarşaflı hatunları köşeye çekip üst baş kontrolü yapıyorlarmış.

    ışık:kız arkadaşım oruç da tutmuyor. çalıştığı şirket ona çok tatlı, iyi niyetli azeri bir şöför sağlamış. adam, kız arkadaşıma arabada gizlenerek bir şeyler atıştırabileceğini söylemiş. akşam olduğunda (iftar öncesi) iran yemeği yemek istemediğinden bir otelin restoranında yemek yemeye gitmiş ve şöföre de ısmarlamak istemiş. restorana şöförü almamışlar; çünkü iran'da, ramazan'da iran vatandaşlarının oruç saatlerinde yemek yemesi yasak. kız arkadaşım da yemek yemeyi reddederek otelden çıkmış.

    buyrun size müslümanlığın temel taşlarını açıklayan sıfatlar. eheh.