şükela:  tümü | bugün
  • işletme içindeki sorumluklukları arada sırada rotasyona sokarak giderilebilecek durumdur.
  • her işletme personelinde belli bir süre sonra ortaya çıkan, işletme hatalarının, sorunlarının, zamanla kabullenilmesi ve/veya artık görülememesi durumudur.

    çok basit örnek. imalata indiniz ve fabrika pek düzenli olmadığı için herhangi bir parça (lokma takımı, profil vs.) yerinde durmuyor, o kadar süredir hatta yerinde durmuyor ki artık üzeri toz ile kaplanmış. yanından geçiyorsunuz ve ilk seferde bu gözünüze çarpıyor fakat personele yerine koyması emrini herhangi bir sebepten ötürü vermiyorsunuz. günler geçiyor, siz onun yanından onlarca kez geçiyorsunuz ve artık o parçayı orada görmemeye başlıyorsunuz. rahatsız olmuyorsunuz eskisi gibi. işte bu durum artık sizde işletme körlüğünün başladığının belirtisi. en basitinden tabiki.

    işletmelerde işte bu yüzden dışarıdan bakan bir göz çok önemlidir.
  • işletme körlüğü, bir şirkette kullanılan yöntem ve uygulamalardaki hataların ve gelecekteki olası fırsatların ve risklerin çalışanlar tarafından algılanamaması sorunudur. çünkü çalışanlar, zamanla şirketteki uygulamalara ve iş yapış şekillerine alıştıkları için sorunları, riskleri ve fırsatları görmeleri zorlaşır. üstelik bu durum, yöneticiler için çok daha sıkıntılı olabilmektedir. nitekim günlük problemlerle meşgul olan yöneticiler, işletme körlüğü nedeniyle, halledilmesi son derece kolay olan problemlere bile çözüm bulmakta zorlanabilmekte ve özellikle şirketin geleceğini ilgilendirecek konularda, oluşabilecek fırsatları fark edemeyerek veya riskleri öngöremeyerek şirkete önemli kayıplar yaratabilmekte veya şirketi yüksek kazanımlardan mahrum bırakabilmektedirler.

    burdan hareketle bu sorunla karşılaşan şirketler bunun için danışman alırlar ki olası zararların ve kayıpların önü alınsın ve de bir nevi kontrol mekanizması, eleştirel boyutta gelişimsel bir şekilde yürüsün. şimdi arkadaş bu uygulama aklıma devleti getirdi. devleti denetleyen belli başlı kurumlar var. mesela devlet yanlış bir şey yaptığında aihm, birleşmiş milletler, nato, avrupa konseyi, avrupa birliği, arap birliği vs. dışardan yanlış yapan bir devleti uyarırlar yani ayağını denk al derler. ama bakarsanız örgütlerin yöneticilerini kimse yaptığı yanlışlar konusunda uyaramaz. uyaran bunu canıyla öder veya kaybolur. yani daha da açarsak örgütler özeleştirisini vererek geliştiğini iddia eder, lakin bu örgütün kurucu kadrosunu ihtiva eden bir durum değildir. çıkıp da biri hadi başkan eleştirini ver dinliyorum diyemez. velhasıl örgütleri(havas takımını) denetleyen ne bir kişi vardır ne de bir kurum. açıkçası devlet kıyımlarını aleni yapar ve bir şekilde sorgulanır bu fiiliyatlar. he devlet bunu kabul etmez, kulak arkası eder o ayrı bir mevzuudur. ancak sorun ortadadır.

    örgütler ise tam bir kara kutu hükmündedir. örgüt başlarının adaleti, düzeni, dengeyi, temel hak ve özgürlükleri ne minvalde öngördükleri tam bir muammadır. adalet istiyoruz derken acaba ne denli haktan yana duruş sergileniyor sorusu muğlak bir cevaba dönük adım atıyor ve şimdilik cevap yolu bir yerden sonra kesintili duruyor vesselam.
  • işletmedeki düzensizliklerin, bozuklukların ve aksaklıkların artık kanıksanması, önemsenmemesi durumu.

    gerek iş gerek staj amacıyla olsun gezip gördüğüm birçok fabrikada şunu farkettim ki, firma ne kadar kurumsal olursa olsun; ama az ama çok, işletme körlüğü denen bir şey var.

    çünkü eşyanın tabiatı gereği belli bir süre sonra insan, kendini o yere ait hissettiği zaman, çevresindeki değişimlere duyarsızlaşıyor. kendini oraya ait hissediyor, sahipleniyor. bu bir anlamda iyi bir şey tabii, ama beraberinde işletmedeki olumsuzlukları görmek istememe, değişime ayak direme gibi olumsuzlukları da getiriyor. öyle ki yoldan geçen birini çevirip iş sahasına soksanız size sayacağı onlarca kusuru göremeyebiliyor, yada görmek istemiyor.

    dinamizmi korumak, sürekli iyileştirmeyi araç değil amaç edinmek bu noktada karşımıza en önemli çözüm adımı gibi duruyor. ama tabii ki bunların hepsi insan odağında.. insan faktörünü ne kadar bu amaca odaklayabilirsek o kadar başarıya ulaşılır.
  • hayatta benzer örneklerle karşılaşırız. örneğin siyah renkli olarak algıladığımız kurşun kaleme küçük bir çocuk "hayır, o gri kalem" diyerek işletme körlüğünü yüzümüze vurabilir.
  • işler yanlış yürüyor olsa da doğru yürüyormuş gibi hissedilme durumudur.