• 26 mart 1998 perşembe günü bir trafik vefat etmiştir ve duyduğum en güzel kuran okuyan kimsedir. kendisiyle (sesiyle) vefatından sonra tanıştım tesadüfi bir biçimde. ilgilenenler için mutlaka dinlemelerini tavsiye ederim. allah rahmet eylesin. ahanda link:

    http://www2.ankebut.net/…-bicer-asr-i-serifler.html
  • cumhuriyetten sonra türkiye'de kuran egitiminin en önemli ismi abdurrahman gürses'in yetiştirdiği nadide bir insandır. bayezid camiinde imamlık yaparken haseki eğitim merkezinde de tashih-i huruf derslerine girermiş.
    davudi sesiyle insanı mest eder. ayrıca bir hafız ve mevlidhanda bulunması gereken en önemli özelliklerden biri onda mevcuttur: nefes kontrolü. sizin hızlıca okuyup sonunu ancak getirebildiginiz bir ayeti o, ağır ağır, tek nefeste okuyabilir.
  • taşa kuran okusa taş ortadan ikiye ayrılır. öyle etkileyici bir ses, öyle etkileyici bir duygu. kuran ı kerim boğazından aşağı, yani kalbine de inmiş belli ki.

    çocukluğumdan hayal meyal hatırlıyorum yüzünü ve sesini. şimdiyse dinlerken arkadan bağıran abilerin "allllllllllllaaaaaaaaah, haaaaaaayyyy, hieeeeeeeh" gibi nidalarını çıkarıyorum oturduğum yerde.
  • yanılmıyorsam bu enfes okuyus kendisine ait
    https://www.youtube.com/watch?v=ekphv7-zqww
  • abdurrahman gürses'in yetiştirdiği belki de en iyi kurradır. ömrü vefa etmediği için eski kayıtlar haricinde kıraat ve icralarından mahrumuz. sağ olsaydı bugün kurra ve kasidehan diye meydanda olan pek çok isim hanesine çekilmek zorunda kalırdı.

    kur'an tilavetleri bir yana, şöyle bir elveda kasidesi icrası vardır.* sözleri okuyuşuyla birleşince ruha işliyor. farklı kaside ve mevlid bahirlerini bir araya getirerek oluşturduğu bu icrasının sözlerini bütün olarak bulmak mümkün değil. buraya semai olarak anladığım kadarıyla derc ediyorum:

    ---kaside---

    ölüm vardır be hey gâfil sakın meyletme dünyaya
    kapılma mâl-i emlâke sakın aldanma hülyâya
    çalış emr-i ilahiyi gücün yettikçe icrâya
    gelenler hep sefer eyler muhakkak dâr-ı ukbâya
    yüzün dön ilticâ eyle cenâb-ı zât-ı mevlâya

    ----mevlid'den vefat bahri---

    geldi girdi eve ol şâh-ı cihân
    dolmuş idi evin içi âh-ı fegân

    fatıma ââh edip anda ağladı
    babasının boynuna el bağladı

    anlayuben dedi ey cânım baba
    gönlümün sultanı cânanım baba

    ölme sen senin içün ben öleyim
    sen sağol ben sana kurbân olayım
    ya rasulallah

    ---elveda kasidesi---

    dedi hakkın dostu cânım kızım sen ânı a'rabi mi sandın kuzum
    yüzleri gül dilleri bülbülleri hoş kokulu saçları sünbülleri
    analardan babalardan ayıran şimdi oldur yavrum kapuda duran
    adı azraildürür gelsin beri kim ne cin kurtulur andan ne peri

    ----mevlid'den vefat bahri---

    her işi böylece talim eyledi
    dahi cânın hakk'a teslim eyledi

    çün sefer kıldı cihandan mustafâ
    dünyadan hiç kimse ummasın vefâ

    ----mevlid'den---

    her ne denlü çok yaşarsa bir kişi
    akıbet ölmekdürür anun işi

    ya ilahi, cennetine girenlerden eyle bizi,
    cennet içre cemâlini görenlerden eyle bizi
    ya kerim allah

    ---kaside---

    yâ hayy u yâ kayyum samed ihsanına yoktur aded
    firdevs bahçesinde ebed kalanlardan eyle bizi
    bu dünyanın cefası çok kimi aç gezer kimi tok
    şol mizanda sevabı çok gelenlerden eyle bizi

    ---mevlid'den münacaat bahri---

    ya ilahi
    ol muhammed hakkı çün
    ol şefaat kân-ı ahmed hakkı çün

    ol gice söyleşilen söz hakkı çün
    ol gice hakk'ı gören göz hakkı çün

    gözü yâşı hakkı çün âşıkların
    bağrı başı hakkı çün sâdıkların

    aşk odundan ciğeri püryân içün
    derd ile kan ağlayan giryân içün