şükela:  tümü | bugün
  • türkiye de avant-garde edebiyatın önemli genç yeteneklerinden. 1982 doğumludur. deneysel metinleri insana yer yer kafayı sıyırtır, kendi dediğine göre (kitap arkasından) "uygun koşullar oluştuğunda yeryüzünde birkaç kişinin yazdıklarıyla ilgilenebileceğini" düşünmektedir. türünün bir ustası olan cem akaşın övgüsünü almıştır.
  • kendini öldüremediği için sevdiği yazarları (en azından kağat üzerinde) öldürmeye başlayan bu genç arkadaşın, ismet özel ile enis batur'dan sonraki kurbanı (ece ayhan da bilge karasu da yaşamadığına göre) sezai karakoç olacaktır; yetkililere duyurulur.
  • oldukça ilginç bir "kalem".
  • (bkz: köpekler ve allah) adlı kitabını az önce okuyup bitirdiğim yazar. ya çok zeki ve kimse onu anlamıyor ya da tam tersi. uzun zamandır bu kadar zaman kaybı bir kitap okumamıştım. çok tanıdık, çok bildik. yirmili yaşlarımın başında olsaydım eminim bayılırdım. ancak 30 ve sonrası benim için bir şey ifade etmedi.
  • şeytanın sevdiği ayetler ve köpekler ve allah kitapları için kendisi aleyhinde "dine hakaret" üzerinden dava açılmış, hatta marmara ilahiyat'tan bir profesör de dava çerçevesinde "genç okurların kafasını karıştıracağı için sakıncalı" diye bir rapor hazırlamış. ilk duruşma şubat ayında yapılacakmış.

    yalnızca musiki bu'sunu okuduğum, hatırıma geldikçe ziyaret ettiğim blogundaki yazılarına kendi kısıtlı edebiyat okumalarım yüzünden girebilmekte hep güçlük çektiğim bu ilginç yazar halis ve meselelere vakıf bir mümin olarak dikkatimi çekti hep. işgüzar ve kurgubilmez bir okuyucusunun "dine hakaret"ten kendisine dava açması görülmedik şey değil elbet memleket tarihinde; hakeza müfti fetvası alıp "genç okurların kafası karışır allah muhafaza" yollu engelleme çabaları da. ama bu işler, yani edebiyat da sanat da hayattaki anlamları ve boşlukları başka başka yollar üzerinden resmeden her tür vesait de, ehline bırakılan işlerdir. misal ibn arabi okuyup kafası bulanan ademlere zamanında kemal paşazada gibi şeyhülislamlar, ibn arabi kitaplarını yakın diye değil "bunlar ancak ehline münasiptir, anlayamayacak olan okumasın" diye beyanda bulunurdu. yazık ki anlayamayanın anlayamadığının farkında olmayıp hesap sorduğu bir garip alemde ve zamanda yaşar olduk. hakkımızda hayırlısı.
  • akp ve allah

    şöyle enteresan bir olay oluyor, paylaşmadan edemedim. ismail pelit adını belki duymuşsunuzdur, genç kuşağın en tuhaf yazarlarından biri - kitapları geniş kitaplık'tan, geyikligece'den, raskolun baltası'ndan çıktı. niğde yöresinin mahsulü bir yazar ismail, çok okuyan, okuduğu metinle çok girift ilişki kuran, yazdıklarında da bu tür bir ilişkiyi çağıran bir yazar. bir diğer özelliği de tanıdığım en sıkı, en bilgili müslümanlardan olması. alışılmadık bir müslümanlığı var - onun dindarlığında basmakalıp olan hiçbir şey yok, her şey düşünülmüş, tartılmış, bazen ortodoks, bazen de hiç ortodoks olmayan yorumlara ulaşılmış. ama günsonu aldığınızda, tam anlamıyla kafası açık bir mümin.

    bunu şundan anlatıyorum: ismail pelit'in yayımlanmış iki kurgu kitabı "şeytanın sevdiği ayetler" ve "köpekler ve allah" hakkında, "dine hakaret"ten dava açıldı, bir okurun şikayeti üzerine. marmara üniversitesi ilahiyat fakültesi'nden bir profesör bilirkişi atandı, o da bu kitapların "genç okurların kafasını karıştıracağı için sakıncalı" olduğunu belirten bir rapor hazırladı. ilk duruşma şubatta. ismail pelit şimdi uzun bir savunma hazırlıyor - bunun bir kısmı kurgu nedir, karakter/anlatıcı/yazar farkları nelerdir gibi temel edebiyat bilgisi dersi olacak, bir kısmıysa elbette "dine hakaret" olarak gösterilmeye çalışılan şeylerin kuran ve hadisteki, islam teolojisindeki yerini anlatacak.

    belki derinleşmekten, farklılıktan ve sahicilikten her zaman korkan bir toplum olduk, ama son on yılda bunun boyutları da kapsamı da genişledi bana kalırsa. dindar geçinen bir iktidarın en büyük darbeyi inanca ve ahlaka indirmiş olması büyük bir ironi kuşkusuz, anlayan için önemli dersler de barındırıyor, ama hiçbir şeyin "som" olamaması, her şeyde "kaplama"nın prim yapması ve bununla yetinilmesi bana çok acı geliyor, gülemiyorum. cem abaş
  • kendisiyle tez vakitte tanışmayı arzu ettiğim yazar.

    şu ana dek sanıyorum okuduğum hiç bir yazarla tanışmayı bu kadar derinden arzulamamıştım. köpekler ve allah isimli kitabı biraz önce bitti. arada düşünüp sarsılıyorum halen. birkaç gün de böyle devam edeceğe benziyor.

    ismail pelit! bu arsenik dolu bir şişeye atılmış bir yardım mesajıdır.
    henüz kendini bir bok zanneden bir ergenken allah'a da dediğim gibi: "eğer buraları görüyorsan bana bir işaret ver! yoksa var olmadığına inanırım!"