şükela:  tümü | bugün
  • iyi antolojiler dışında ismi pek anılmayan şairlerimizden biri. peygamberlere seslendiği nefis bir şiirini hatırlıyorum da; bu tür konulardaki açık sözlülüğü de bu “anılmama” mevzusuna sebep olmuştur sanırım. ölüm, cahillik, din, yoksulluk, aşk ve tabi cinsellik gibi konularda hem ağzına geldiği gibi haykırmış hem de sağlam bir duyarlılığı yakalayabilmiştir. eskiden kelepir'de kitaplarına rastlanıyordu, onlar da tükenince bir daha basmadılar demek ki..

    google şunları diyor kendisi için

    1948 yılında balıkesir'de doğdu. istanbul eğitim enstitüsü türkçe bölümü'nü bitirdi. kahramanmaraş, malatya, kars ve istanbul'da öğretmenlik; öğretmenlikten ayrılınca düzeltmenlik ve metin yazarlığı yaptı. şiirleri gösteri, militan, milliyet sanat, sanat emeği, yansıma, yazko,yeni a, yordam gibi dergilerde yayınlandı. başlangıçta, kuşağından abdülkadir bulut ile ortak söyleyiş nitelikleri taşıyan lirik ve yalın şiirlerine, şaşırtmacalara dayalı, özdeyişi andıran dizeleri içeren uyağa yaslanan bir yoğunluk eklendi.
    1960 sonrası toplumcu şiirin ikinci kuşak şairleri arasında yer alır.

    yapitlari
    gül sağnağı (1976, çocuk şiirleri)
    çocuk ve şiir (1977, çocuk şiirleri)
    aşktan ve umuttan aldım rengimi (1978)
    yakında (1980)
    hayatı karşılayan şiirler (1981)
    şiir kitabı (1982)
    bir demet diken (1983)
    5+2'ler (1984)
    ve aşk (1985)
    ateşin içinden (1986, toplu şiirleri)
    en eski yalnızlığımdır aşk benim (1987)
    şiir ölümcül yolculuğun senin (1987)
    ödülleri
    1974 milliyet sanat dergisi yılın en başarılı genç şairi ödülü
    1978 türk dil kurumu çocuk yazını ödülü
    1981 yazko şiir büyük ödülü
  • siir sevmeyen biriyseniz ve bir kitap kitligi durumunda "eh, siir de olur" diyerek tanismissaniz siirleriyle, okurken sasirmaniz, hayran olmaniz, icinizin kararmasi, gogsunuzun daralmasi, bunalmaniz, siirden iyice sogumaniz, gununuzun icine edilecek kadar keyfinizin kacmasi olasiligi yuksektir.

    sonrasinda siir sevmemeye devam edersiniz ama dergilerde, antolojilerde gozunuz adini arayabilir, ustelik bulmaktan mi bulamamaktan mi daha memnun olacaginizi da kestiremeyebilirsiniz.

    zira okudugunuz kadariyla;
    kimi kederle beslenmistir kelimelerinin,
    kimi kelimeleri paslidir.
    ne kadar kafiyesi varsa siirlerinin,
    hepsi de olumle cinaslidir.

    sairin kendisinin de siirlerini cok ic acici buldugu soylenemez. bir kitabi hakkinda soyledigi su sozler vardir mesela:
    "cikacak kitabimi, kimseye imzalayip vermek ya da gondermek istemiyorum. ne dostlarima ne de sevdigim, saygi duydugum kisilere, hic kimseye. kendini begenmislikten falan degil, bir insanin kendi eliyle - alin, acimi okuyun - demesinin yakisik almayacagina inandigimdan."

    hele bir de kedisiyle karsilikli cekildikleri koselerinde nasil usul usul olduklerini, ve hayati sehvetle tirmaladiklari eski gunleri nasil ozlediklerini anlatan bir "kedileri severken aglayiniz" siiri vardir ki,
    okumayiniz.
    ya da illa okuyacaksaniz,
    okurken aglayiniz.
  • "aşktır, muhabbetle öldürür" şiirinin şairidir.

    aşktır, muhabbetle öldürür

    aşksın ne de olsa
    soylu bir yanın var
    incelikle davranır öldürürken
    muhabbetle verirsin ağını

    yırtması gibi dikenin sevişirken
    hafifçe gülünün yaprağını
  • (bkz: kocaklama)