şükela:  tümü | bugün
  • https://eksiup.com/352b077b1391

    bu resimdeki adam bugün kaybettiğimiz izmir tevfik fikret lisesi'nin emekli din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeniydi. gür bıyıkları, ufak tefek boyu, her daim jilet gibi pantolonuyla okulumuzun koridorlarında dolanırdı. tüm öğrencilerin tartışmasız sevdiği tek öğretmendi ismail hoca. okulda kimseyle kavga ettiği görülmemiştir. zaten iğneleyici dili sayesinde her konuyu çatışmadan uzak bir şekilde çözerdi. muazzam disiplinli, dakik ve sözünün eriydi. sınav esnasında sınıftan çıkar çaktırmadan uzaktan sınıfı izlerdi. kopya çeken olursa onu sınavdan sonra uygun bir dille uyarırdı. hem öğretmen hem de eğitmendi.

    özel bir yeteneği vardı. her öğrencisiyle ayrı bir bağ kurardı ve bunu ona hissettirirdi. 30 yıl önce mezun ettiği öğrencisinin nerede ne yapıyor olduğunu, hatta okul numarasının kaç olduğuna kadar bilirdi, hafızası öyle güçlüydü. araba ve cep telefonu kullanmazdı, parayla pulla hiç işi olmazdı.

    okul ismail hocanın her şeyiydi. emekli olmasına, okulun yönetiminden güvenliğine, öğrencisine kadar her şeyinin değişmesine rağmen her ay okula gider. oturur çay içer kalkardı. bilge bir adamdı, okuldan biraz kalbi kırık ayrılmış olmasına rağmen "ben buradan ekmek yedim, okulumun iyiliği için ne gerekirse yaparım" derdi. öğrencilerin, öğretmenlerin buluşması için çalışırdı. çok da vefalıydı.

    hiç kibri yoktu bu adamın, bayramda bizim onu aramamız gerekirken o bizi utandırır sabah erkenden telefon eder bayramımızı kutlardı. mezun edeli 20 yıl olmuş bize hala bir şeyler öğretmeye devam ederdi.

    bugün ismail hocamız yakalandığı mide kanserine yenik düştü. ben de aklımda kalacağına sözlükte kalsın diyerek aklımdakileri buraya yazdım. mekanın cennet olsun hocam.
  • bugün ölüm haberini çok büyük bir üzüntüyle aldığım değerli insan, bilge bir filozof, bu ülkenin görüp görebileceği en iyi öğretmenlerden. yüzlerce, belki de binlerce öğrencinin hayatına dokunmuş, onlara iyiliği, güzelliği öğretmiş, hepsinden önemlisi düzgün insan nasıl olunuru örneğiyle göstermiş bir eğitim insanı.
    din kültürü ve ahlak bilgisi gibi kaygan olabilecek bir branşta haftada sadece iki ders saati öğrencileri ile birlikte olup bu kadar büyük sevgiyi kazanmak her babayiğidin harcı değildir. ismail hoca öğrencilerini masaya çıkartıp namaz kıldırmazdı. 6. sınıftan 11. sınıfa kadar her sınavının ilk sorusu “kelime-i şehadet’i anlamıyla beraber yazınız.”dı. “hocam bizim mezhebimiz nedir?” diye soran öğrencilerine cevabı “çocuklarım, biz hepimiz insanlık mezhebindeniz” idi.
    evinde bir oda tamamen kütüphaneye dönüştürülmüş, kitaplar evden taşıyor, islam felsefesinden kant felsefesine, rus klasiklerinden çağdaş türk edebiyatına ne ararsanız vardı. her sabah namazını kılar, daha sonra uyumaz kahvaltısını eder, kitaplarını okur, vakti gelince de evinden çıkar her sabah aynı saatli trenle okula gelirdi.
    bu kadar düzgün, bu kadar beyefendi bir insanı düşününce insanın aklı almıyor. bizler böyle örnek bir insana hayatlarımızda tanık olarak büyük bir ayrıcalık yaşadık. yeri mekanı cennet olsun...
  • her yönden kendisini geliştirmiş bir insandı. her jargona hakimdi. küfürse, küfür. felsefeyse, felsefe. bir seferinde sınavda kopya çekmeye çalışırken yakalamıştı beni. zaten genellikle sınavlarda 10'ar dakikalığına çıkardı sınıftan. biz rahatça kopya çekelim diye. ama işte eşeklik bende ya, adam tam sınıftayken eğilip öndeki arkadaşıma bakayım dedim. beni de severdi çok. herkesi severdi zaten. neyse, geldi yanına, eğildi ve kulağıma "bana bak, hadım ederim taşşakları" dedi. gülsem, rezillik. gülmesem ismail hocaya ayıp.

    bir ara kemeraltı’nda, kızlar ağası'na çıkan sokakta bir kitapçıda takılıyordu. bir akrabamın demişti galiba. şu an hatırlayamadım. sonrasında sadece lisede görebildim.

    öldüğünü kabul etmek zor. ama maalesef gerçek. mekanı cennet olsun demeyeceğim. zira onun mekanı cennet değilse, hiçbirimizin girmesine gerek yok cennete.

    yolun açık olsun hocam.